Anı Toplama Enstitüsü
Türkiye'nin ilk ve tek BiyoNanoTeknoloji Ar-Ge Merkezi Binatam'ı gezdim. Burada fantastik filmlere esin kaynağı olabilecek, hayal sınırlarını zorlayan çalışmalar yapılıyor. Düşünce ve anıları çiplere kaydetmek, gerçeğinden ayırt edilemeyen biyonik kol ve bacaklar üretmek, atomik boyuttaki maddelerin parmak izini çıkartmak gibi… Fatih Üniversitesi Hadımköy Yerleşkesi bünyesinde geçen yıl kurulan BiyoNanoTeknoloji Merkezi Binatam'da beni kurucu Doç. Dr. Bayram Ünal karşıladı. Burası dünya standartlarında ileri teknoloji araştırmalarının yapıldığı bir merkez. Atomik kuvvet mikroskobu, X ışını difraktometresi ve elektron demeti litografi gibi milyon dolarlık 30 civarında cihazla donatılmış. Tübitak ve Devlet Planlama Teşkilatı'nın ortak projesi olarak hayata geçirilen merkez, henüz yeni olmasına rağmen, Adli Tıp'a atomik boyutta kanıt inceleme, ilaç firmalarına ilaç muadili araştırması gibi konularda destek veriyor. Ancak merkezin esas çalışma alanı, biyolojik ortam ile elektronik ortamı nanometre düzeyinde birbirine entegre edebilen sistemler üretmek. Başka bir deyişle DNA, atom ve moleküler düzeyde mühendislik.
Anıları saklamaya çalışıyorlar
Endüstriden tıp sektörüne, savunma sanayinden malzeme bilimlerine, bilgisayar ve havacılık-uzay araştırmalarından tarım ve enerji sektörüne kadar yığında alanda kullanılabiliyor. Örneğin ileriki yıllarda NanoBiyoTeknoloji ile üretilmiş bir cihaz ile, sabah kalktığımızda bir sensöre üfleyip kan değerlerimizin normal olup olmadığını, vücudumuzdaki A vitamininin sınırda olduğu ve bir an önce takviye yapmamız gerektiğini öğrenebileceğiz. Ya da Binatam'ın en önem verdiği çalışmalarından biri olan biyolojik hafızayı bilgisayar ortamına aktarmak mümkün olabilecek. Alzheimer ve beyin hasarı sonucu hafıza silinmesi böylece tarih olacak. Tıpkı Harry Potter Melez Prens'teki gibi anılar şişeler içinde olmasa da çipler içinde saklanabilecek. Kim bilir anı hırsızlığı bile yapılabilir gelecekte. Binatam'ın üzerinde durduğu bir diğer önemli çalışması ise, beyindeki nöronlar ve sinir sistemi ile elektronik ortam arasında entegrasyon sağlamak. Daha anlaşılır bir dille, bunun felçli hastalar için kalıcı bir çözüm olduğunu söyleyebiliriz. Binatam'da fareler üzerinde sürdürülen bu çalışmalar sonuçlandığında hasta herhangi bir uzvunu kaybetmiş bile olsa, kendi kolundan ayırt edilemeyecek kadar gerçekçi bir biyonik kolla hayatına devam edebilecek. BiyoNanoTeknoloji mikro cerrahide, DNA modifikasyonunda ve kanser araştırmalarında da yeni nesil bir bilim dalı. Binatam'da kanserli hücreleri diğer hücrelere hiç zarar vermeden titreşim ile yok etmeyi hedef alan bir çalışma da bir başka kayda değer ve umut vaad eden çalışma. Kanserli hücreye bir çok noktadan birden gönderilen ışınlar, optik bir anten ile tek hedefe kitlenip sadece kanserli hücreyi titreşim yoluyla ısıtarak yok etmeyi hedefliyor.
Adli vakaları aydınlatıyor
Binatam müdürü Doç. Dr. Bayram Ünal'ın girişimiyle Tübitak ve Devlet Planlama Teşkilatı ortak projesi olarak kurulan Binatam'ın Adli Tıp için yaptığı çalışmalar özellikle dikkat çekiyor. Binatam şaibeli adli vakalarda malzemelerin atomik boyuttaki parmak izini çıkararak olayı aydınlatıyor. Örneğin bir motosiklet kazasında mağdurun pantolonunda atomik boyutta kalan motosiklet boyası izinden, kendisine çarpıp kaçan motosiklet sürücüsü yakalandı. Bir hırsızlık vakasında da şüpheliler arasından, tırnak arasında atomik boyutta kalan duvar boyası izinden hırsız yakalandı. Adli vakalarda geride kalan iz gözle görülemeyecek, ancak nanometrelerle ölçülebilecek boyutta ise Binatam olayı görünür kılıyor. Doç. Dr. Ünal, öldürüldükten sonra katili tarafından gömülen kişilerin cesetleri üzerinde de katile ait atomik boyutta bir delil kalmış olabileceğini ve bazı olayların çözülebileceğini hatırlatıyor.
