Son dakika haberler...Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, A Haber canlı yayında ekonomiye dair gündemi değerlendirdi. Londra'da gerçekleştirdiği temaslara ilişkin bilgi veren Bakan Mehmet Şimşek, Türkiye'ye büyük ilgi olduğunu ve 100'ün üzerinde yatırımcıyla yoğun temaslarda bulunduğunu söyledi. Türkiye'nin potansiyeline dikkati çeken Bakan Mehmet Şimşek, "Büyük bir piyasa, potansiyeli çok güçlü olan bir ekonomi. Dolayısıyla ilgi büyük. Uzun süredir de çeşitli nedenlerle özellikle portföy yatırımcılarının uzak durduğu bir piyasa. Algıda bir değişiklik var mı? Ciddi bir iyileşme var" diye konuştu.
Bakan Mehmet Şimşek, A Para ve A Haber ortak yayınında ekonomideki gelişmelere ilişkin soruları yanıtladı. Bakan Mehmet Şimşek, programlarının ana hedefinin sürdürülebilir yüksek büyüme olduğunu, bu hedefe ulaşırken tek haneli enflasyon, bunu destekleyen maliye politikası, rezerv birikimi ve kur korumalı mevduattan (KKM) çıkış gibi birbiriyle entegre bütüncül bir yaklaşım izlediklerini belirtti.
"ÇOK GÜÇLÜ ADIMLAR ATTIK"
Yapısal, yeşil ve dijital dönüşümlerin ciddi fırsat içeren alanlar olduğuna işaret eden Bakan Mehmet Şimşek, "Bütün yatırımcılardan, bütün kesimlerden ilgi çok yoğun. Bu, son dönemde bir miktar fon akışına dönüştü. Önümüzdeki dönemde bunun yoğunlaşmasını bekliyoruz. Çünkü, uygulama anlamında programın erken aşamasındayız. Maliye politikasında ve para politikasında çok güçlü adımlar attık. Enflasyonu çıpalayacak eşiklere doğru geliyoruz. Bundan sonrasına bakmamız lazım. İnanıyorum ki bu özellikle ülkemize kalıcı, uzun vadeli kaynak noktasında çözüm üretecek bir program." değerlendirmesinde bulundu.
"RÜZGAR KARŞIMIZDAN ESİYOR"
Bakan Mehmet Şimşek, Orta Vadeli Program'da (OVP) yapısal reformları bir takvime bağladıklarını anımsatırken, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Öngörülebilir ve kurala dayalı olduk ve bundan ötürü de güven arttı. Tabii ki biraz zaman alacak. İçinde bulunduğumuz küresel konjonktür rüzgarın arkadan estiği bir konjonktür değil. Karşı taraftan esen çok güçlü rüzgarlar var. Bizim ticaret ortaklarımızda büyüme oldukça cılız. Avro Bölgesi'nde büyüme yüzde 1'in altında. İhracat üzerinde daha yüksek sürdürülebilir büyümeyi konuşurken dış talep zayıf, küresel finansal koşullar sıkışık. Doların güçlenmesi son dönemde aleyhimize. Petrol fiyatlarında son dönemdeki yükseliş yine bir karşı rüzgar."
"ÇATIŞMALARIN OLUMSUZ ETKİSİ OLABİLİR"
İsrail-Filistin çatışmasının ekonomiye etkisine ilişkin de değerlendirmede bulunan Bakan Mehmet Şimşek, "Bölgemizdeki çatışma ortamı olumlu olamaz. Bunun geçici olmasını ve sınırlı olmasını temenni ediyoruz. Çatışmanın başka yerlere sirayet etmemesi önemli. Petrol fiyatlarında, enerji fiyatlarındaki yükseklik yakın dönemde arz kısıntılarından kaynaklanıyor. Bu belirsizlik, bu çatışmaların geçici olumsuz etkisi olabilir. Ama esas belirleyici olan büyümedir, taleptir. Şimdi talebin zayıf olduğu bir dönemdeyiz. Ben kalıcı 1970'li yıllar tarzı bir petrol şoku öngörmüyorum. Kalıcı bir etkisi o anlamda sınırlı olur. Kısa vadeli baktığın zaman tedirginliğe yol açıyor. Bu da bir belirsizlik. Bu da olumsuz bir faktör. Biz zaten o nedenle ülkemizde bu programla ekonomimizin temellerini sağlamlaştırmaya çalışıyoruz" ifadesini kullandı.
Bakan Mehmet Şimşek, KKM'den çıkışın başladığını, rezervlerde de 22 milyar doların üzerinde bir artış olduğunu söyledi. Büyümedeki yeniden dengelemeyle ithalatın azalacağını, altına olan ilginin de düşeceğini belirten Bakan Mehmet Şimşek, bunun sonucunca dış ticaret ve cari açığın azalacağını dile getirdi. Bakan Mehmet Şimşek, son 20 yılda yıllık 8 milyar dolar olan altın ithalatının 2023'te 30 milyar dolar olduğuna işaret ederek, buradaki en ufak normalleşmenin cari açığın milli gelire oranını en az yüzde 1 azaltacağını bildirdi.
Finans dışı reel sektörün net döviz pozisyon açığının 2017 yılında 213 milyar dolara kadar çıktığını, bu sene ise 79 milyar dolara kadar düştüğünü dile getiren Bakan Mehmet Şimşek, "Neredeyse 2000'li yılların başlarındaki seviyeye gerilemiş durumda. Türk lirasının bu saatten sonra kalıcı olarak değer kaybı için bir sebep kalmayacak. Çünkü bugünkü mevduat faizleri iyi. Geriye dönük enflasyondan bahsetmiyorum, geleceğe yönelik enflasyona bakmamız lazım. Reel faiz patikasına girmiş durumdayız." dedi.
Yıl sonu için yüzde 65'lik enflasyon tahmininin hala geçerli olduğuna işaret eden Bakan Mehmet Şimşek, "Bizim enflasyonu mutlaka tek haneye, ondan sonra da düşük tek haneye indirip ülkemizin küresel piyasalardan ve içeriden kalıcı uzun vadeli kaynağa erişimini sağlamamız lazım." ifadesini kullandı.
"MEMURUMUZU, İŞÇİMİZİ, EMEKLİMİZİ ENFLASYONA EZDİRMEYECEĞİZ"
Bakan Mehmet Şimşek, emeklilere yapılacak 5 bin liralık ödemeye ilişkin bilgi verirken şunları söyledi:
"Bütçe imkanlarını sonuna kadar zorladık. Önemli sayılacak tek seferlik ödeme kararlaştırıldı. Emeklilerimiz, bütün çalışanlarımız için bir sözümüz var. Memurumuzu, işçimizi, emeklimizi hiçbir şekilde enflasyona ezdirmeyeceğiz. Bu bizim taahhüdümüz. Ama onun ötesinde refahtan pay alınması önemli. Bunun paylaşımı noktasında da şartlarımızı yakın dönemde zorladık. En düşük emekli maaşı Aralık 2022'de 3 bin 500 liraydı. Bugün 7 bin 500 lira. Enflasyon yüzde 65 bile olsa enflasyonun iki katı oransal artıştan bahsediyorsunuz. En düşük memur maaşı da bu sene yine manşet enflasyonun en az iki katı kadar arttı. Reel olarak bizim büyümemizin çok ötesinde, bu sene toplumun bütün kesimlerine, işçimize, memurumuza, asgari ücretlimize, emeklimize reel olarak çok büyük artışlar verdik. Önümüzdeki dönemde emeklilerimizi önceliklendireceğiz."
Enflasyonun kalıcı şekilde tek haneye indirilmesi için gelirler politikasının hedefle uyumlu olmasının önemine dikkati çeken Mehmet Şimşek, yüksek ücret artışlarının yüksek enflasyona neden olduğunu, bu kısır döngünün kırılması gerektiğini dile getirdi. Bakan Mehmet Şimşek, "Bu kısır döngüyü sadece ücret politikaları üzerinden değil, para politikasını rasyonelleştirerek kıracağız. Maliye politikasında harcamaları kontrol edeceğiz, kamuda tasarrufla yapacağız" ifadesini kullandı.
"KALICI YÜKSEK DOZDA DEZENFLASYON HAZİRAN'DAN İTİBAREN BAŞLAYACAK"
Enflasyonda momentum kaybı aylık bazda önümüzdeki birkaç ay içinde başlayacak. Esas yıllık bazda kalıcı yüksek dozda dezenflasyon Haziran'dan itibaren başlayacak. Para politikasında aldığımız tedbirler gecikmeli yansıyacak, baz etkisi var, bu nedenle geçiş dönemi olacak.
Altını çizmek istiyorum, enflasyonu kalıcı bir şekilde düşürmekte hükümetimiz, Cumhurbaşkanımız kararlı, çünkü enflasyon yüksek, sürdürülebilir büyümenin önündeki en büyük engeldir. Geçmişte hükümetlerimiz enflasyonu tek haneye düşürdü ve uzun süre orada tuttu, ülkemizin kalkınmasına ivme kazandırdı, önümüzdeki dönemde aynı kararlılığı göstereceğiz, sadece sonuçları göstermemiz biraz zaman alacak.
"ABU DABİ, DOHA VE RİYAD'A GİDECEĞİM"
Bakan Mehmet Şimşek, gelecek 1-2 hafta içinde Abu Dabi, Doha ve Riyad'a gitmeyi planladığını da ifade etti. Dünya Bankası toplantıları için yarın Marakeş'e gideceklerini dile getiren Bakan Mehmet Şimşek, "Daha sonra Fransa'da Alman, Fransız yatırımcılarla bir zirve var. Bir günlüğüne oraya da gideceğim. Gitmedik yer bırakmayacağız, çünkü bizim derdimiz Türkiye'ye doğrudan yatırımları artırmak. Yakında Uzak Doğu'ya da gitmeyi planlıyoruz." dedi.
Zamanının önemli kısmını dünyaya ekonomi programını anlatıp ülkeye kalıcı kaynak getirmek için harcadığını bildiren Bakan Mehmet Şimşek, şunları kaydetti:
"Bizim için önemli olan, firmalarımızın uzun vadeli sermaye benzeri kaynağa makul bir maliyetle erişmesi. Bakın hedef bu. Onun için fiyat istikrarı var. Bunun için bütçe lazım. Bunun için öngörülebilirlik lazım ve bunun için de rasyonel politikalar lazım. Bunun için uluslararası normlara uygun politika çerçevesi lazım. Bu hususların tamamında ilerleme var, tamamında yol kat ettik."
Bakan Mehmet Şimşek açıklamalarının devamında şu ifadeleri kullandı:
"REZERV BİRİKİMİ İLE İLGİLİ ÇALIŞMA DEVAM EDİYOR"
TCMB'nin ortaya koyduğu bazı makro ihtiyati tedbirler var. Rezerv birikimi ile ilgili çalışma devam ediyor. 22 milyar doların üzerinde artış var. Net rezervlerde de ciddi artış var. Devam da edecek ama piyasa koşullarının el verdiği ölçüde.
"ÖNÜMÜZDEKİ YILLARDA PETROL, DOĞAL GAZ ÜRETİMİ İLE DIŞA BAĞIMLILIĞIMIZ AZALACAK"
Gabar'daki petrol devreye girmeye başladı, 2025 sonunda günlük 100 bin varile varacak, Türkiye'nin ihtiyacının %10'ununu Gabar'dan elde edeceğiz. Önümüzdeki yıllarda petrol, doğal gaz üretimi ile dışa bağımlılığımız azalacak, enerjide yeşil dönüşümle bağımlılığımız azalacak.
"AB'NİN KARBON VERGİSİ GİBİ UYGULAMALARA KARŞI SANAYİMİZİ HAZIRLIKLI HALE GETİRMEMİZ LAZIM"
Bakan Mehmet Şimşek, dış kaynak imkanı olan dost ve kardeş ülkelerle ikili diyaloğa girdiklerini, Birleşik Arap Emirlikleri ile 50,7 milyar dolarlık bir çerçeve programı sonuçlandıklarını anımsatırken, "50,7 milyar doların 27 milyar doları yenilenebilir enerjiye gidecek. Bu, Türkiye'de yeşil dönüşüm için, ülkemizin enerjide dışa bağımlılığını azaltmak, cari açığı azaltmak için en önemli hedefimiz. Şimdi biz bu hedefi yıllara yayabilirdik. İçerideki kaynaklarla yapabilirdik. Şimdi ne yapıyoruz? Bu hedefleri öne çekiyoruz. Yani Türkiye'nin yeşil dönüşümünü öne çekiyoruz. Yakında Avrupa Birliği karbon vergisini uygulamaya koyabilir. Bizim ona hazırlıklı olmamız lazım. Sanayimizi korumamız, bu türden vergilere karşı hazırlıklı hale getirmemiz lazım" diye konuştu.
Programın ikinci büyük kaleminin, afet riskinin azaltılması ve deprem yaralarının sarılmasına gidecek 8,5 milyar dolar olduğunu belirten Bakan Mehmet Şimşek, 3 milyar doların da ihracatın desteklenmesi ve finansmanı için kullanılacağını söyledi.
"TL'NİN BU SAATTEN SONRA KALICI OLARAK DEĞER KAYBI İÇİN BİR SEBEP KALMAYACAK"
Altın ithalatının normalleşmesi ile milli gelire oran olarak başlangıçta en az %1 azaltacak, dolayısıyla cari açığın azalması ile birlikte rezerv birikiminin hızlanacağını düşünüyoruz. Finans dışı reel sektör döviz yükümlülüklerini azalttı.
TL'nin bu saatten sonra kalıcı olarak değer kaybı için bir sebep kalmayacak, reel faiz patikasına girmiş durumdayız. Geriye dönük enflasyona değil, geleceğe dönük enflasyona bakmamız lazım. Dış kaynak noktasında önemli mesafe kaydettik, enflasyonu çıpalayacak bir para politikasına geçiş yaptık.
Yapısal reformlar yapıyoruz, siyasi belirsizlik kalmadı, önümüzde bu programı uygulayacak 4,5 yıldan fazla zamanımız var. Maliye politikasında disiplini sağlıyoruz, bu konuda kararlıyız. Bünyeyi güçlendirecek, şoklara karşı dayanıklılığı artıracak, orta-uzun vadede yüksek sürdürülebilir büyüme patikasını tekrar tesis edecek bir programdan bahsediyoruz.
"MERKEZ BANKASI'NA GÜVENİM YÜZDE 100"
TCMB'deki ekip çok güçlü, güvenim tam, o konuda tereddüdüm yok.
(Enflasyon tahminleri) Suudi Arabistan ve diğer bazı ülkelerin arz kısıtlamasına gitmesiyle petrol fiyatları arttı, bu etkili oldu, buna ek olarak Temmuz ayında programın geçiş dönemine hazırlık anlamında birçok adım attık, bir taraftan kuru serbest bıraktık , bütçeyi düzeltmek için tedbir aldık, seçim öncesi verilen ücret artışları sözleri yerine getirdik.
TCMB'deki arkadaşların birikimi çok önemli, kendilerine %100 güveniyoruz, kısa sürede revizyona gidilmesi soru işaretleri oluşturdu, %65 hedefi geçerli, bu tahminleri TCMB yapıyor, hedeflerimiz ortak, 2024, 2025 ve 2026 hedeflerini OVP çerçevesinde birlikte verdik, verilerle revizyonlar olabiliyor, TCMB'nin ukdesinde olan bir konu.