Türkiye'nin en iyi haber sitesi

: Hayattaki en büyük şansım ablam Neslişah!

Hep iyi bir öğrenci oldu... İyi de bir sporcu... Kayak milli takımında defalarca yarıştı. Piyano çaldı, bale ve ralli yaptı. Eğitimini Londra'da tamamladı. Bulaşıklarını, çamaşırlarını kendi yıkadı, limitli bir parayla yaşadı. Ama biz onu hep magazin gündeminin başrol oyuncusu olarak gördük. Küçük , büyüdü, kendi işini kurdu. Şimdi bir spor salonu işletiyor. Alkoçlar, bu kez içini döktü. Bakın neler anlattı...

Aslışah Alkoçlar: Hayattaki en büyük şansım ablam Neslişah!

Fotoğrafçı arkadaşımla elimizdeki adrese doğru biraz şüphe içinde ilerliyoruz. Doğru yolda olduğumuza eminiz ama ara sokaklardayız, Küçük Armutlu civarında dolanıp duruyoruz. Röportaj yapacağımız kişi Hülya Koçyiğit'in torunu, Gülşah ve Ender Alkoçlar'ın kızı olduğu için, yanlış yerde olduğumuzu düşünüyoruz. Çünkü aradığımız yer, 25 yaşındaki Aslışah Alkoçlar'ın yeni açtığı spor salonu... Sağlıklı yaşam ve spor üzerine oturttuğu bir sistemi Türkiye'ye getiren ve bir salon açan Aslışah Alkoçlar sabahtan akşama kadar işinin başında... İstanbul'un en popüler semtlerinden birinde olduğunu sandığımız yere ulaştığımızda küçük bir şaşkınlık yaşamadık desek yalan olur. Kabul Etiler'e beş dakika mesafedeyiz ama sonuçta Küçük Armutlu'da bir sokaktayız...

Aslışah Alkoçlar: Hayattaki en büyük şansım ablam Neslişah!

kapıda neşe içinde karşılıyor bizi. Biraz önce dersini bitirmiş, sebze suyunu içiyor. Gencecik ve incecik... Işıl ışıl bir genç kız. Aklıma onunla ilgili çıkmış tonlarca haber geliyor. 25 yaşına epey magazin haberi sığdırmış bir isim olduğu için, yaptığı işle değil sadece popülerliğiyle tanınıyor. Belki de ilk kez yaptığı bir işle ilgili röportaj verecek olmanın gururu içinde. "Gerçek Aslışah'ı" konuşalım diyorum, gözlerinin içi parlıyor. "En başından anlatacağım" diyerek söze başlıyor sanki büyük yaşanmışlıkları olan olgun bir kadın gibi... Ama belli ki, hayat onu erken yaşta olgunlaştırmış... İşte magazinin gözleri önünde büyüyen bir genç kızın hikayesi...

Aslışah Alkoçlar: Hayattaki en büyük şansım ablam Neslişah!

- Aslışah Alkoçlar kimdir de biz onu bu kadar tanıyoruz?
- Ben kimim ki bu kadar ilgi oluyor ve tanınıyorum? Buna ben de çok şaşırıyorum. Bir birey olarak henüz kendimi kanıtlamadım ki, insanların saygısını kazanayım... Babama, aileme güvenip, hiçbir iş yapmadan, o yemekten bu yemeğe giden bir kız olamam! Hiperaktif ve çok üretici bir kızım.
- Dışardan bakıldığında farklı bir imajınız var ama çok iyi bir eğitim altyapınız olduğunu biliyorum. Başarılı bir çocuk muydunuz?
- Ailemin işi nedeniyle Uludağ'da doğup büyüdüm denebilir. Bu nedenle kayak, hayatımda hep yer aldı. Liseden önce senelerce kayak milli takımında yarıştım ve altı sene üst üste şampiyon oldum. Liseye girdiğimde kayağı azalttım ve okula verdim kendimi. Akademik hırslarım vardı. Bunları gerçekleştirdim de... Okuduğum liseyi birincilikle bitirdim. Üniversite zamanı geldiğinde Londra'daki King's College'ı hedefledim. 20 Türk girdik hazırlık sınıfına, Türk olarak bir tek ben mezun oldum. Orada iş yönetimi okudum. Çok çok zor bir eğitimdi.

Aslışah Alkoçlar: Hayattaki en büyük şansım ablam Neslişah!

- Proje çocuktunuz yani...
- Tam olarak proje çocuk diyemem aslında. İmkanlar dahilinde bana bir şeyler katmaya çabaladılar demek daha doğru olur sanki. Piyano dersi de aldım, bale de yaptım, babamla atışa da gittim, ralli de yaptım. Ama günün sonunda seçimi bana bıraktılar.
- Londra'da okul bittikten sonra İstanbul'a geldiğinizde sudan çıkmış balık gibi oldunuz mu?
- Tam anlamıyla! Tüm ergenliğimi Londra'da yaşamıştım ve 21 yaşımda İstanbul'a döndüm. Hiç adapte olamadım. Herkesin gözü üstümdeydi ve o beni mahvetti. Hiç alışık değildim bunlara. İngiltere'de okurken o kadar az geliyordum ki İstanbul'a, alışık değildim. Nereye gitsem basın vardı. Çok zorlandım ve yapamadım. Ne yapıp, edip Londra'ya dönmem gerektiğine karar verdim. Bir gün içinde Londra'ya dönme kararı aldım, master yapacağım dedim aileme. O benim kaçışımdı. Hayatta yaptığım tüm seçimler ve kararlarım şu an olduğum noktaya itti. Öyle bir şey okudum ve yaşadım ki, kalbimin sevdiği şeyi buldum.

Aslışah Alkoçlar: Hayattaki en büyük şansım ablam Neslişah!

- Londra'da nasıl bir hayatınız vardı? Lüks içinde mi yaşıyordunuz?
- Yok canım.... Ne lüksü. Maaşlı bir elemandım. Bizim ailede şımartılmak gibi bir kavram yok. Orada bir aile evimiz vardı, kira derdim yoktu ama babam beni şımartmadı. Her yere metroyla, toplu taşımayla gidiyordum, bulaşıklarımı, çamaşırlarımı yıkıyordum, para biriktiriyordum. Hatta bazen almak istediğim bir şey olduğunda yemeğimden kısıp, biriktirmeye çalışıyordum. Öğrenci harçlığım vardı. Londra'da para biriktirmeyi ve paramı kontrol etmeyi, limit denen şeyi öğrendim. Bizim ailede şöyle bir durum var; pahalı bir şey mi istiyoruz... Bunu hak etmemiz gerekiyor. Bir okul mezuniyeti olabilir, bir şeyin başarısı olabilir. Ben böyle büyütüldüm, çocuklarımı da böyle büyütmek istiyorum. Her işimi kendim halletmeyi öğrendim. Orada büyüdüm. Burada fanus içinde yaşıyordum. Hep bir otelde, etrafımızda çalışanlar, babamın elemanlarının göz hapsinde. Oradaki insanlar gerçek Aslışah'la tanıştı ve onu sevdiler. Buradaki arkadaşlıklarımdan hep korktum ve sorguladım.

Aslışah Alkoçlar: Hayattaki en büyük şansım ablam Neslişah!

HAYATTAKİ EN BÜYÜK ŞANSIM ABLAM NESLİŞAH
- Arkadaşlıklarımı sorguladım dediniz. Neden?

- Aslışah popülaritesini kullanarak bir yerlere gelen, isim yapan, bir yerden bir yere atlayan kişiler çok oldu etrafımda; çok sahte bir kitle oluştu. Davetten davete koşan bir kitle var ve ben onun içine düştüm. O zamanlar şöyle düşünüyordum, "Ne kadar iyi bir insan, benim yanımda." Hata! O kişi tamamen kendi çıkarı için senin yanında. Arkadaşım zannettiğim birçok insandan çok kazıklar yedim. Tüm bu esnada Aslışah harcandı. Herkesi kendim gibi zannettiğim için, o darbeleri yiye yiye, insanları tanıdıkça yalnızlaştım.
- Çok küçüksünüz bunu söylemek için...
- Ama maalesef bizim hayatımızda böyle oluyor. Bazı şeyleri çok erken öğrenmek zorunda kalıyoruz. Annem hep der bana, "Yaşın 25 ama yaşadıkların ve başına gelenlerle olgunlaştın". Çok geniş bir çevreye ihtiyacım yok; ihtiyacım olanın az ve öz arkadaşlık olduğunu yaşayarak öğrendim. Yakın zamana kıyasla artık yaşıtım pek arkadaşım yok.

Aslışah Alkoçlar: Hayattaki en büyük şansım ablam Neslişah!

- Aileniz uyarmıyor muydu?
- Görüyorlardı ama müdahale edemiyorlardı, kararı bana bırakıyorlardı. Müdahale edilebilir bir yaş da değildi, ters tepebiliyordu. Hayattaki en büyük şansım Neslişah oldu. Çünkü onun da başına bunların hepsi birebir geldi ve Neslişah ne dediyse çıktı. Ve ben her üzüldüğümde yanımda oldu.

BİZE ULAŞIN