Atv dizisi 'Can Borcu'nda 'Handan' karakterini canlandıran Ebru Özkan ile konuştuk... "Handan zor bir süreçten geçiyor ama umut her zaman vardır; pes etmemek gerekir" diyen oyuncu, kendi aile yaşantısıyla ilgili de samimi açıklamalar yaptı.
'Can Borcu'na dâhil olma sürecinizde 'Handan' karakteri ne kadar etkili oldu?
Hayata tekrar sıfırdan başlaması gereken bir kadının dönüşüm sürecini canlandırıyorum. Hayatın hem sürprizlerle hem çıkmazlarla dolu olduğunu, tek bir grafikte ilerlemediğini, inişli çıkışlı olduğunu ve çoğu zaman sıfırdan başlamamız gerektiğini gösteren bir karakter. Asla pes etmememiz gerektiğini hatırlatan bir hikâyeye sahipti. Bu yüzden Handan'ı çok severek kabul ettim.
Setteki çalışma ortamından bahseder misiniz?
Çok güzel. Ben sete çok severek ve isteyerek gidiyorum. Ekibimiz çok çalışkan, arı gibiler. Herkes uyumlu. Yönetmenimiz Semih Bağcı ile daha önceden 'Hekimoğlu' dizisinde çalışmıştık. Çok güzel ilerliyoruz.
UMUT HER ZAMAN VAR
'Handan' size yakın bir karakter mi?
Hepimize yakın; kendi halinde, ailesine düşkün, huzur ve mutluluk içinde yaşamını sürdürmeye çalışan bir insan. Ama tabii ki başına gelen olaylar her insanın başına gelebilecek olaylar. Zaten görüyoruz, duyuyoruz, izliyoruz. Handan yaşadığı olaylar, düştüğü durumlar, karar verdiği anlar itibarıyla, sevgisi, çıkmazları, dönüşümüyle hepimizin içinde olan duyguları barındırıyor.
Zor bir süreç yaşıyor...
Evet, ama her karanlığın bir aydınlığı vardır. Biz de bunu göstermek istiyoruz. Umut her zaman vardır; pes etmemek gerekir. Doğrularımızın, prensiplerimizin ve ahlakımızın peşinde koşmaktan hiçbir zaman vazgeçmemeliyiz.
Handan eşinin ihanetine uğruyor. 'Handan'ın yaşadığını yaşayan birine nasıl bir tavsiyede bulunursunuz?
Ben tavsiye istemeyen kimseye tavsiyede bulunmam. Yardıma ihtiyacı varsa ve talepte bulunuyorsa tabii ki yardım ederim. Bu konu bence hassas bir konu. Kendi yolunu, kendi doğrusunu bulmaya çalışmasında ona yardımcı olmak daha önemli diye düşünüyorum.
'HANDAN ÇOK HAKLI'
Siz Handan'ın verdiği tepkiyi tasvip ediyor musunuz?
Ben canlandırdığım karakterleri haklı bulurum. Burada da 'Handan' kendi yaşadıkları çerçevesinde oldukça güçlü bir savaş veriyor ve bu savaşı verirken haklı tarafı çok fazla. Burada aslında haksızlığa uğramış bir insanı görüyoruz. Ve bu insan değişime ve dönüşüme girecek. Tabii ki doğru ilerliyor bence karakter.
Hiçbir kadının istemeyeceği bir duruma düştü 'Handan'. Handan'ın ihaneti öğrendiği sahneye nasıl hazırlandınız?
Aslında canlandırdığımız hikâyeler ve kadınlar çok 'ekstrem' olmuyor. Alışılmadık bir durum değil. Her an her saniye dünyada ve Türkiye'de birbirlerini aldatan insanlar var. Birbirlerine yalan söyleyen ve çıkar ilişkileri içinde bulunan insanlar var. Burada da kocasının ihanetini öğrenen bir kadın var. Çok yıpratıcı bir süreç. Sadece ihanet olmasının dışında, kocasının ölüyor olması ayrı bir travma, aynı zamanda çocuklarının babası olması tabii ki hikâyeye ekstra bir katman veriyor.
Ne zamana kadar dayanacak sizce?
Sırları saklamaya daha ne kadar devam edecek? Kocasına güveninin azaldığı doğru. Ancak ilişkiyi yürütmeye çalışmıyor; emin olmaya çalışıyor. Bile bile göz yumup böyle bir olaya netlik geldikten sonra susup oturmuyor aslında. Öyle bir kadın değil. Olaylar nüksettikten sonra zaten kocasını kaybediyor. Bütün amacı çocukları ve bundan sonraki gelecek adına planlar yapmak üzerine ilerliyor. Handan güçlü bir kadın; tabii ki sonuna kadar dayanacak. Öncelikle o bir anne. Anneler her şeyin üstesinden gelmeye hazırdır. Bir annenin önünde durabilecek bir güç yoktur.
BELİRLİ BİR KALIBA SOKULMAYA ÇALIŞILIYORUZ
Uzun zamandır ekrandasınız ama yaş almayan oyuncuların başında geliyorsunuz. Bunun sırrı nedir?
Aslında gayet olgunluğumu gösterdiğim bir yaştayım. Sadece enerji olarak daha dinamik olduğum söylenebilir. Bunun sırrı; hayat enerjim, mutluluğum, huzurum, rutinlerim, çalışma isteğim ve yaşama sevincim.