Türkiye'nin en iyi haber sitesi
YÜKSEL AYTUĞ

Kadına şiddeti bile siyasete tahvil ettiler

FOX Çalar Saat sunucusu İsmail Küçükkaya'nın eşinin iddiaları kan donduracak cinstendi. İki gündür GÜNAYDIN'da Eda Demirci'nin şoke eden açıklamalarını okuyorsunuz. Kadınlar isyanda. "Böyle birini ekranda görmek istemiyoruz" diyorlar. Her sabah ekranda "Analarımız, kadınlarımız" diye söylevler çeken Küçükkaya'nın şiddet gördüğünü iddia eden eşi, bunu kendisine hatırlattığında "Orası benim sahnem" dediğini söylüyor. Doğruysa, dehşet verici...
Beni asıl dehşete ve umutsuzluğa sevk eden ise kadına şiddet gibi hepimizin topluca hassasiyet göstermesi gereken bir konunun bile siyasi menfaatlere tahvil ediliyor olması. Siyasette açıkça "Sizin kadınlar, bizim kadınlar" ayrımı yapılıyor. Sıla'ya uygulandığı iddia edilen şiddet ayrı değerlendiriliyor, HDP'nin eski Eş Başkanı Selahattin Demirtaş'ın eşi Başak Demirtaş'a sosyal medya üzerinden sapıkça saldırılması başka, Eda Demirci'ye şiddet iddiası başka... Sıla'ya ve Başak Demirtaş'a anında refleks gösterip sahip çıkanlar -ki öyle olması gerekir- ne yazık ki İsmail Küçükkaya'dan şiddet gördüğünü söyleyip, imdat çığlıkları atan bir kadın karşısında üç maymunu oynuyorlar.
Kadınlar bizim, hepimizin. Onlar analarımız, eşlerimiz, bacılarımız... Dertlerine derman olmak, arka durmak, sahiplenmek varken, üzerlerine siyasi bir yafta yapıştırarak, kimini öne koyuyoruz, kimini geriye itekliyoruz. Bana göre kadına şiddete parti logosunun arasından bakmak da kadına şiddettir. Hem de şiddetin en sinsice, en şerefsizce olanı...
Gözüm; Sıla'ya, Başak Demirtaş'a göz açıp kapayıncaya kadar sahip çıkan, onlara geçmiş olsun telefonları açıp, üzüntülerini bildiren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nda... Bakalım, "CHP Lideri, İsmail Küçükkaya'nın mağdur eşini arayıp, üzüntülerini bildirdi" haberini okuyabilecek miyiz?

Siz bir de düğünlerden sonra görün
Dün bu sütunlarda yazdım, 'gevşemenin' tarih boyunca bize nelere mal olduğunu... Koronavirüs tedbirlerindeki birazcık gevşemeyi bile "Oh virüs bitti, artık popomu parklarda, caddelerde güzelce gezdirebilirim" diye algılayan sorumsuzlar yüzünden biz yine eve tıkılmaya devam edeceğiz. Çocuklarımız bunalacak, esnaf sıkıntıya girecek, sağlık çalışanları perişan olacak.
Bu arada "Askere uğurlama eğlenceleri yasaklansın" diye defalarca yazıp söylemiştim. Nihayet İstanbul Valiliği kentteki tüm uğurlama, karşılama vs. eğlencelerini yasakladı. Darısı diğer kentlerin başına...
15 Haziran'dan itibaren düğünler de serbest oldu ya; asıl ben ondan korkuyorum. Çünkü alkol kana karışınca sosyal mesafe filan kimsenin umurunda olmayacak. Kimse de halay çekerken sopanın ucundan filan tutmayacak. Her düğün salonuna bir polis ya da zabıta da görevlendirilemeyeceğine göre bu işi denetlemenin imkanı da kalmayacak.
Yani... Onlar erecek muradına, biz çıkalım yoğun bakıma...

Keriz yolma duası
Uyanıklar maskenin yanına muskayı da eklediler. Sosyal medyada birkaç gündür bir ilan dolaşıp duruyordu. "Koronavirüse karşı muska" diye... Fiyatı 29.90 liraydı, virüse karşı tam koruma (!) sağlıyordu ve dileyenin adresine gönderiliyordu. İlanın tam orta yerinde de Arapça harflerle dua süsü verilmiş bir yazı yer alıyordu.
Show TV'de Zahide Yetiş de konuyu gündeme taşıdı. Yanındaki konuğuyla birlikte ilanı analiz etmeye koyuldu. Sonra azıcık Arapça bilen uzman oradaki sözde duayı tercüme etmeye çalıştı. Uğraştı, didindi ama tam deşifresini yapamadı. Oysa orada Arapça harflerle "Keriz yolma duası" yazıyordu...
Zahide Yetiş ile uzmanımız fena halde trollenmişlerdi...

Gaf kürsüsü
Selen Görgüzel, 2. Sayfa canlı yayınında "Hamdi 300 kilo olsaydı, yüzünde sivilceler olsaydı ona bakmazdım" deyince eşi Hamdi Alkan araya girdi: "Eskiden 300 kiloydum, sen benim neyimle ilgilendin ki?"

Zap'tiye
Maske takmayanları, sosyal mesafe tanımayanları gördükçe 'Yeni Normal'in sadece son hecesinden ibaret olduğumuzu düşünmeye başladım.

Ne demiş?
"Az evvel babamı aradım. 5 dakika Babalar Günü'nü kutladık vs. sonra oğlum beni aradı, 10 dakika da onunla kutlaştık. Sonra Babalar Günü'nün haftaya olduğunu öğrendik. Mis gibi kafalar, kuşaklar boyu..." (Cem Yılmaz'ın tweet'i)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA