Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Pandemi sonrasında ve yeni rotasında

Turkuvaz Dergi Grubu ve dergisi önderliğinde düzenlenen Pandemi Sonrası ve ’nin Ortak Geleceği konulu online forum iki ülkenin ilişkilerine pozitif yansımalar getirdi. İki ülkenin hükümet temsilcilerinin de katıldığı forumda Türkiye ve Çin’in yeni normaldeki rotası konuşuldu

Giriş Tarihi: 21.6.2020 ABONE OL
Pandemi sonrasında Türkiye ve Çin yeni rotasında

Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs pandemisi sonrasında yeryüzünde yavaş yavaş yeni normale dönülmeye çalışılıyor. Yeni normal dönemindeki geleceği ve iş birliklerini konuşmak amacıyla China Today, Turkuvaz Medya Grubu, Çağdaş Çin ve Dünya İlişkileri Araştırma Enstitüsü ile DEİK tarafından ortaklaşa düzenlenen forum da 17 Haziran tarihinde Beijing'de düzenlendi. Asya-Avrupa İşbirliğine Odaklanmak ve Çin ve Türkiye'nin Ortak Geleceğini Konuşmak temalı internet forumunda 'Çin-Türkiye ilişkilerinin derinlemesine ve istikrarlı şekilde geliştirilmesi' ve 'Çin ile Türkiye arasındaki ekonomik ve ticari temaslar ve işbirliğinin güçlendirilmesi' konulu paneller yer aldı. Foruma Çin Uluslararası Yayıncılık Grubu Başkanı Du Zhanyuan, Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Alparslan Bayraktar, Çin Ankara Büyükelçisi Gong Xiaosheng ve Türkiye Pekin Büyükelçisi Abdulkadir Emin Önen dâhil olmak üzere iki ülkenin hükümet bürokratları ve ilgili kuruluşların temsilcileri katıldı. Çin Uluslararası Yayıncılık Grubu Başkanı Du Zhanyuan forumda yaptığı konuşmada, son yıllarda Çin ve Türkiye arasında karşılıklı siyasi güvenin artırılması, stratejik iletişimin güçlendirilmesi, stratejik kenetlenmenin geliştirilmesinin yanı sıra G20 ile BRICS+ gibi çok taraflı çerçevede eşgüdüm ve iş birliğinin pekiştirildiğine dikkat çekti. Du, özellikle bu sene Çin-Türkiye işbirliği ilişkilerinin salgın sınavını geçerek daha sağlam ve derin bir seviyeye taşındığını dile getirdi. Çin'in Ankara Büyükelçisi Deng Li ise G20 üyeleri olan Çin ile Türkiye'nin yeni kalkınan ve gelişmekte olan önemli ve büyük iki ülke olduğuna, iki ülkenin birbirinin doğal ortağı olduğuna işaret etti. Büyükelçi Deng ayrıca bu sene salgına rağmen iki ülkenin ortak projelerinin devam edebildiğini ve ikili ticarette istikrarlı artışın görüldüğünü hatırlattı.

Enerji yatırımları iki ülke için de önemli



Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Alparslan Bayraktar, forumda salgının ticaret ile enerji sektörlerine birçok kısa ve uzun vadeli etkisi olacağının kaçınılmaz bir gerçek olduğunu belirtti. Bayraktar "Çin'in 2005-2019 yılları arasında Türkiye'de yaptığı yatırımlara baktığımızda; enerjinin toplam yatırımlar içerisinde yaklaşık 10 milyar dolar ile yüzde 60'ı aşan bir paya sahip olduğunu görüyoruz. Bu resim, bize enerjinin ve enerji yatırımlarının her iki ülke için yüksek önemini göstermektedir. Çin ile enerji alanındaki mevcut iş birliği kalemlerine nükleer enerjiyi de katmanın, her iki ülkenin faydasına olacağına inanıyorum" diyerek iki ülke arasındaki işbirliğine dikkat çekti.

Türkiye pozitif ayrışacaktır

İMİB Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Dinçer ticari yönden ve maden ihracatı açısından değerlendirmelerde bulundu. Her iki ülkenin arasındaki ticari ilişkinin maden açısından henüz istenilen seviyelerde olmadığını, özellikle Covid-19 pandemisinin baş göstermeye başlaması ile bu konuda gerileme olduğunu belirten Dinçer, bunun geliştirilmesi için çalışmalar yapıldığını belirtti. Çin ile olan ticarette açık verildiğini belirten Dinçer, vize işlemlerinde yapılacak düzenlemelerin bu konuya destek vereceğini söyledi. Ticarette yerel paraların kullanılması konusunda destekçi olduklarını, Türkiye'nin maden açısından zengin bir ülke olduğunu ve maden zenginleştirme tesislerinde Türk ve Çinli yatırımcıların birlikte hareket etmesinin tüm dünyaya ihraç edilecek çeşitlendirilmiş maden potansiyelini artıracağını belirtti.

Ekonomide iki temel öncelik olacak

Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Atlı Global Direktörü Altay Atlı ise yaptığı konuşmada Covid-19 sonrası dönemde ülke ekonomileri için iki temel öncelik olacağını anlattı. Atlı, bunların ilkinin ekonomi için hayati önem taşıyan kaynaklar konusunda mümkün olduğunca kendi kendine yeterli olmak, diğerinin ise mümkün olduğunca ekonomik partnerleri çeşitlendirerek hiçbir yere fazla bağımlı kalmamak olduğunu açıkladı. Türkiye'nin Çin'le uzun soluklu sürdürülebilir ve karşılıklı fayda prensibine dayalı ekonomik ilişkiler kurmasının faydasına değinen Altay Atlı, işbirliği yapılabilecek başlıca alanları teknoloji, enerji, telekomünikasyon ve ulaştırma altyapısı olarak belirtti.

Dijital dönüşümden geri dönülemez

TÜSİAD Çin Network Çalışma Grubu Başkanı ve DEİK TürkiyeÇin İş Konseyi Başkanı Korhan Kurdoğlu da Covid-19 salgını ile birlikte dünya büyük değişimlerin yaşanma arifesinde olduğunu ifade etti. Kurdoğlu "Küresel ekonomik düzenin yeniden belirlendiği, tedarik zincirlerinin yeni baştan şekilleneceği ve dijital dönüşümün geri dönülmez bir şekilde hız kazandığı bu süreçte, Türkiye ve Çin arasındaki siyasi, ekonomik ve kültürel ilişkilerimizi daha da güçlendirmeyi arzu ediyoruz" diyerek ilişkilerin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Çin Sanayici ve İş Adamları Derneği (ÇİNSİ- AD) ile birlikte ortak projeler geliştirmeyi, iş birliği fırsatlarını değerlendirmeyi ve Türk-Çin iş dünyası arasında bir köprü olmayı arzu ettiğini belirten Kurdoğlu, pandemi sonrası Çin'de üreticilerin maksimum kapasiteyle üretime başladıklarını da sözlerine ekledi.

Ekonomi basamaklarını tırmanan iki ülke

DEİK Asya-Pasifik İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Murat Kolbaşı da forumda yaptığı konuşmada, her iki ülkenin tarih içinde basamakları tırmanarak ekonomilerini en iyi seviyeye getirdiklerini ifade edip konuşmasını şöyle sürdürdü: "Çin, 1820'lerde dünya ticaretindeki yüzde 30 payı ile birinci sıradayken zaman içinde bu liderliğini kaybediyor. Ancak sonra bu yıl 13'üncüsü tamamlanan beş yıllık kalkınma planlarıyla dünya ticaretinde iki numaraya yerleşiyor hatta satın alma paritesinde birinci sıraya çıkıyor. Türkiye ise 600 yıllık Osmanlı İmparatorluğu dönemindeki parlak günlerinden sonra Birinci Dünya Savaşı ile birlikte buhranlı dönemlere geriliyor ve 1923'de Mustafa Kemal Atatürk ile Türkiye Cumhuriyeti'nin temelleri atılıyor. Bugüne gelindiğinde Türkiye, dünya ekonomisinde ilk 20 ülke arasında yerini alıyor. Dünya turizminde de en çok ziyaret edilen altıncı ülke oluyor. Her iki ülke ileriki dönemde lojistik konularında Avrupa ve Afrika'ya açılma konularında birlikte hareket edebilecekleri gibi Çin, 160 tane nüfusu bir milyondan fazla şehri ve 33 eyaleti ile Türkiye için önemli bir pazar olmayı vaat ediyor."

ARKADAŞINA GÖNDER
Pandemi sonrasında Türkiye ve Çin yeni rotasında
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
SON DAKİKA