Sosyal medya platformu Instagram'a bir süre erişememek, birçok insanı kaygılandırdı. Hatta bu kaygıyı yalnızlaşma, kendini önemsiz hissetme, özgüvenini kaybetme gibi durumlar da izledi. Öyle ki, Instagram olmadığı için düğününü erteleyenler, doğum günü partisi yapmayanlar bile oldu. Paylaşım yaparak gösteremeyeceği için sosyalleşmeyenler, gideceği mekanları değiştirenler, makyaj yapmayanlar da vardı. Bu durum bize, hayatımızı göstermek ve paylaşma dürtüsü üzerine kurduğumuzu da gösterdi. Yani, başkaları göremeyecekse, yaşamanın ne anlamı vardı! Sahi, bizim yaşamak kavramından anladığımız durum nerelere kadar evrilmiş de ve biz bunun farkında değilmişiz. İşte biz de, bu psikolojinin peşine düştük. Farklı mesleklerden insanlara Instagram kapalıyken neler yaşadıklarını ve hissettiklerini sorduk. Tüm bunları uzman psikolog Tuğba Yağan'dan da değerlendirmesini istedik. Durum o ki, artık hepimiz sanal hazın pençesine düşmüşüz.
Esra Zekiye Şeker / Mimarlık öğrencisi
Ekran sürem azaldı, kaygım arttı
Instagram'ın kapanmasıyla beraber gündelik hayatımda keskin bir değişiklik yaşamadım. İzlediğim video içerikleri vardı bundan dolayı ekran süremde birtakım azalmalar oldu. Erişim engeli ve uygulamanın ne zaman açılacağının belli olmaması endişelendirdi. Bu süreçte, daha çok sosyal mecralar üzerinden geçimini sağlayan hesaplar adına kaygılandım. Bunun dışında sesini duyurmak isteyenler için oldukça etkin bir platform olduğunu düşünüyordum.
İrem Öztürk / Bankacı
Kardeşimin hayalleri suya düştü
Dışarıdan bakıldığında belki de çoğumuzun olmasa daha iyi olur dediğimiz Instagram uygulaması, artık işlerimizi daha çabuk hallettiğimiz bir platform haline gelmiş durumda. Bu sebeple uygulamada herhangi bir sorun olduğunda etkilenme hızımız da artıyor. Geçenlerde Instagram üzerinden bir sayfayla kardeşimin doğum günü organizasyonu için pasta yaptırmak adına sözleştim. Pastanın tasarımı üzerine sayfayla sürekli iletişim halindeydik. Uygulamaya erişim engellendiğinde sayfayla olan iletişimim tamamen kesildi. Maalesef istediğim pastayı yaptıramadım. Başka bir yerle anlaşmaya zamanım kalmayınca da fark ettim ki sosyal medya platformları sadece eğlence ve zaman öldürmek için değil, ihtiyaçlarımızı karşıladığımız bir mecra haline gelmiş.
Murat Bay / İletişim Fakültesi Öğrencisi
Sanki dünyadan kopmuş gibiydim
Instagram'dan uzak kalmak hayat pratiklerimi doğrudan etkiledi. Bu süreçte uygulamaya karşı çok büyük bir bağımlılığım olduğunu fark ettim. Öyle ki sabah uyandığımda bile bildirimlere bakmak için elim telefona gidiyordu. Erişim engeli üzerine bağımlılığımı fark etmiş oldum. Benim için kötü yanı ise network'üm inanılmaz derecede zayıfladı. Bağlantılarımızı gerçek hayattan çok Instagram aracılığıyla kuruyordum. Hesapları takip ediyordum. Eğitim alanında, takip ettiğim daha pek çok alanda kişileri ve içeriklerini görememek, duyamamak yüzeysel ilişki kuramama ve dış dünyadan kopuşa sürükleyen bir döneme neden oldu.
Fatma Özlem Çağıran / Mühendislik Fakültesi Öğrencisi
Paylaşım yapamayınca yaşamıyormuşuz!
19 yaşında bir genç olarak sosyal medyanın bütün günümüzü ele geçirdiğinin farkındayım. Artık her ihtiyacımızı çevrimiçi olarak kolaylıkla halledilebiliyoruz. Özellikle yaz günlerinde arkadaşlarımızla görüşmek için görüntülü konuşmayı daha çok tercih ettiğimizi düşünüyorum. En çok kullandığım uygulama iken bir sabah uyandığımda erişim yasağının geldiğini gördüm. Başlarda hayatımı çok etkileyeceğini düşünmüyordum. Ama saatler geçtikçe istemsizce elim telefona gitti. Erişimin olmadığı günlerde sosyal hayatımı minimum düzeyde yaşamaya başladım. Gezdiğim yerlerde fotoğraf çekinme ihtiyacı bile hissetmedim. Sanki yaşadığım anları paylaşamadığımda gerçekten yaşıyormuş gibi hissedemiyordum. Uygulama tekrardan açıldığında adeta hayat enerjisi geldi.
Hayrunnisa Özdemir / Sanatçı
Dünyam küçüldü, yalnızlaştım
Instagram benim için sanatsal gelişmeleri, haberleri, küçük işletmeleri takip ettiğim ve başka şehirlerde, ülkelerde yaşayan meslektaşlarımla bağlantı kurduğum, işlerinden ilham aldığım bir mecraydı. Kapanmasıyla üzerimde büyük bir sıkışmışlık hissettim. Yurt dışında yaşayan meslektaşlarım işlerini özgürce dünya ile paylaşırken benim yaşadığım bu kısıtlama, kendimi dünyadan kopuk hissetmeme ve yalnızlaşmama sebep oldu. Bir sanatçı için eserin üretim sürecinden sonra en önemli an, eserini seyirciyle paylaştığı ve geri bildirim aldığı andır. Bu geri bildirimlere ulaşamayacak olma hissi beni endişelendirdi.
Sami Mete / Bankacı
Anlara değil etkileşime odaklıyız
Çevremde şaşırtıcı olaylara şahit oldum. Örneğin insanlar hızlı tüketilebilir içeriklere kendilerini çok kaptırmış durumdaymış. Ana odaklanmaktan çıkıp yaşantısını paylaşma odaklı bir fotoğraf anlayışı gelişmiş. Bu durum fotoğrafın doğasını tamamen değiştirmiş gibi görünüyor. Instagram'ın tekrardan açılışına özel pasta kesenler mi dersiniz, "Instagram açıldı hayata döndük" diyenler mi! İnsanların sosyal medyaya bu derece bağımlı ve hayatlarında bu denli etkisi olduğuna şahit olmak şaşırttı.
Tuğba Yağan Uzman Psikolog
ETKİLEŞİM ALMAYINCA DEĞERSİZ HİSSETTİLER
"Instagram'ın kapatılması üzerine sosyal medya bağımlısı olan kişiler, yoksunluk hisleriyle mücadele etmeye başladılar. Bilimsel araştırmalar doğrultusunda, sosyal kaygıyla mücadele eden bireyler, hissettikleri öz değer duygusunun bir kısmının, sanal ortamda etkileşimde olduğu arkadaşları ya da diğer hesap kullanıcılarının kendilerini pozitif olarak tanımasına bağlı olduğunu ortaya koymuş. Hayatının merkezine sosyal medyayı alan bireylerde, uygulamaya girme arzusu, ya da uygulamaya ulaşmak için farklı yollar arama gibi belirtiler açığa çıktı. Bu süreçte kaygı ve endişe duymalarına, varoluş bunalımı yaşamalarına, mutsuz ve huzursuz hissetmelerinin yanı sıra içsel sıkıntı da yaşamalarına yol açtı. Kişilik, dış görünüm ve statü olarak onaylanma ihtiyacını, sosyal medya yoluyla 'kendi kontrolünde' onaylanma ihtiyacını karşılama ihtiyacı hissediyorlar. Bazı kullanıcıların paylaşımlardan önce filtrelerle düzenlenmiş fotoğrafları, videolarının olması, istemediği yorumları silebilmesi, yaşamında kontrol sahibi olduğu duygusunu ve kendini göstermek istediği gibi yansıtabildiği için daha iyi hissettiğini ve kaygısının sanal dünyada azaldığını düşünür. Platform üzerindeki deneyimlerine bağlı kalarak, gerçek hayatta da bunu yapmak isteyen bireylerin öz değerlerinde düşüklük olduğundan kaynaklı olduğu görülüyor. Öz değer ve özsaygı belki de sosyal kaygı yaşayan bireyler, bu platformda kendilerine iyi hissettiklerini düşündükleri bir sanal görüntü ve yaşam oluşturduğunda her şeyin yine daha güzel olacağını sanıyorlar. Ama farkına varmaları gereken bir durum var. Bütün bunlar geçici ve anlık hazlardan ibaret. Uygulamada gerçeği yansıtmayan hayatlara maruz kalan bireyler diğer kullanıcılara karşı herkes mutlu ve iyi koşullarda yaşıyor, herkesin aile ve arkadaşlık ilişkileri çok iyi zannediyor. Para, güç ve statü belirten paylaşımlar sonucunda kendini eksik hissediyor.
AYŞENUR ÇAĞIRAN