27 Mart'ta AP ajansından aldığım bir haberi Twitter'da duyurarak, "Obama, erkek egemen bir birim olan Gizli Servis'in başına, birimin kıdemli/tecrübeli bir mensubu olan Julia Pierson'u atamak arzusunda" demiştim. Bir süre sonra, Beyaz Saray'ın web sitesinde de, Obama'nın tuttuğu İncil'e el basarak Başkan'ın ve yardımcısının huzurunda Oval Ofis'te yemin etmekte olan Julia Pierson'un fotoğrafı yayımlanıyordu.
Buraya kadar her şey normal. Belki de sürpriz sayılabilecek tek gelişme, ABD Gizli Servisi'nin başına, tarihinde ilk defa bir kadının geçmesiydi. Fakat benim için daha büyük sürpriz, Türkiye'deki gazetelere göz atınca oldu. AP'nin haberi, "Julia Pierson Gizli Servis'in başına geçiyor" olduğu halde, gazete haberleri, Pierson'ın CIA'in başına geçtiği yönündeydi. Gizli Servis kavramı hakkında bilgisi olmayanların (zaten kimse bilmek zorundada da değil), ABD Gizli Servisi ile CIA'i zaman zaman karıştırmaları son derece normaldi. Nitekim, ülkelerin istihbarat teşkilatlarından bahsederken de 'gizli servis' gibi ibareler hemen her ülke için kullanılmakta. Gizli Servis'in istihbarat teşkilatlarıyla, ABD örneğinde CIA ile karışmasının başlıca sebebi ise öncelikle Amerikan filmleri. Amerikan filmlerinde kastedilen yine CIA olmamakla beraber, bir Gizli Servis mensubunun senaryonun ana konusunda yer almasa da maceradaki varlığı, bu mefhumla ilgili karışıklığa yol açabilmekte. Bu sebeple, 53 yaşındaki Pierson'ın CIA'in başına getirildiği yönündeki haberi gördüğümdeki ilk tepkim, Türkiye'de medyanın CIA ile Gizli Servis'i karıştırdığı yönündeydi.
Oysa Türkiye'deki medyanın doğrudan bir kabahati olmadığını ifade edebilmek de mümkün. Çünkü bir şekilde bu hatayı yapmış olan esas kaynakları, Washinngton Post'tu. Washington Post, 26 Mart'ta sitesindeki haberinde ve Twitter'daki duyurusunda, haberi bu yanlış şekliyle geçmişti. Her ne kadar sadece birkaç dakika içinde makaleyi ve Internet'teki link adresini (URL) silinerek yayından kaldırmış olsa da, yanlış haber tüm dünyaya hatalı şekliyle bir anda yayılmış oldu. Türkiye'deki gazeteler ve onlara hizmet veren haber ajansları, haberi Washington Post'taki ilk hatalı şekliyle geçmiş ve hatta baskıya vererek yayımlamış oldular.
Oysa ABD Gizli Servisi, karıştırılıyor olmakla beraber, Merkezi Haberalma Bürosu CIA'den farklı bir kolluk birimi. Gizli Servis, özel bir hizmet birimi olarak ABD Başkanı'na, Başkan Yardımcısına ve ailelerine, eski Başkanlara, Başkan adaylarına ve ailelerine ve ABD'yi ziyaret etmekte olan devlet ve hükümet başkanlarına koruma hizmeti sağlamakta. Tabii koruma hizmetinin yanı sıra, bir kolluk birimi olan bu teşkilat, tüm bu alanlarda başarılı olmak amacıyla soruşturmalar yürütmekte ve adli tıp hizmeti de vermekte. Asli görev alanı koruma hizmeti olarak bilinmekle beraber, ABD Gizli Servisi'nin hâlâ görev tanımı kapsamında olan tarihi faaliyet konusu, mali suçların önlenmesi, ödeme işlemlerinin güvenli biçimde yapılmasının temini ve Amerikan dolarına yönelik sahteciliğin önüne geçmek. Bu özel kolluk biriminin elektronik suçlar konusunda uzmanlaşmış özel bir birimi ve çalışma gruplarının da olduğunu bu bilgilerin yanına eklemeliyim.
Yaklaşık yüzde 90'ı erkek ajanlardan oluşan, Gizli Servis'in başına geçmiş olan Julia Pierson'ın erkek egemen bir kolluk gücünün yöneticiliğine getirilmesi, ABD medyasının ilgisini çekmişti. Medyaya gore Başkan, Gizli Servis'in ihtiyaç duyduğu imaj yenilenmesinden ötürü bu seçimi yapmıştı. 30 yıldır Gizli Servis'te görev yapışından, eskiden Orlando'daki polisliğine ve çok öncesinde Disneyland'da çalışmış olmasına kadar pekçok yönü irdelenmeye çalışılıyor, sadece iki poz fotoğrafının olduğu ifade ediliyordu. Hakkında medyanın fazla bilgiye erişememiş olması işinin tabiatının bir gereği.
Esasında aynı durum, Türkiye'yi ziyaret eden yabancı devlet adamlarının yanında gelmiş bulunan, hangisiyse o ülkenin vatandaşı ve gizli servisinin ajanı Türk korumalar için de geçerli. Ziyaret sırasında, Türkiye medyası bu isimleri bir şekilde tespit ederek ön plana çıkarmaya çok meraklı gözüküyor. Hatta medyanın ilgisinden rahatsız olduklarını da, haklarında kaleme alınmış haberlerde anmaktan da çekinmiyor. Nitekim bu rahatsızlık bir gerçek. En son Almanya Başbakanı Merkel'in Türkiye ziyaretindeki koruması örneğinden haberdar olmuştuk. Vatandaşı olduğu ülkede devlet veya hükümet başkanının yakın korumalığına kadar yükselmiş olmak bir başarıdır. Söz konusu devlet büyüğünün Türkiye ziyaretinde kendisine eşlik etmiş olmasıyla Türk asıllı korumayı ön plana çıkarıp magazin konusu gibi haberleştirmenin, görev yerinde yanlış anlaşılabileceğinin bilinmesi gerekir. Bunun örneklerini zaman zaman görüyoruz. Böylesi haberler iyi niyetle yazılmış olsa bile, habere konu kişiler için gayet olumsuz sonuçlar doğurma riski taşıdığı da unutulmamalı. Nitekim öyle de oluyor. Çünkü siviller için, özel bir görevi olmayan kişiler için gayet normal sayılacak birçok durum ve haber, söz konusu ve benzer görev sahipleri için kolaylıkla disiplinsizlik sayılabilmektedir.
cuneyder@gmail.com
@cuneyder