Türkiye'nin en iyi haber sitesi
ENGİN ARDIÇ

Teyzem devrim yapıyor

Selin Sayek Böke, iktidara geldiklerinde birçok şirkete el koyacaklarını açıkladı.
Acaba dostlarıyla birlikte "ortaklı" mı yapacaklar bunu, kendi başlarına mı?
"Komünist Meral" ya da "komünist Temel" çığlıkları pek hoş olmaz da hani...
Selin Hanım "beş şirketten" söz ediyormuş, bunlarla "müzakere falan" yapmayacakmış, "bunlar artık kamunundur" diyeceklermiş ve "devam edeceklermiş"...
Ne hakla? Otuz beşe bakla...
Bu beş şirketin hangileri olduğunu açıklamıyor.
Bunlar elbette devlet kuruluşları olamaz, devlet kuruluşuna devlet adına el koymak gerçi kendilerine pek yakışır bir saçmalıktır ama artık o kadarını da yapmazlar herhalde...
Bunlar elbette "AK Parti'ye yakınlıklarıyla tanınan" ya da öyle görmek istedikleri özel şirketler olacaklardır.
Herhalde Koç Holding değil. Beymen Holding de değil.
Ben size söyleyeyim: Bir tanesi Turkuvaz Holding.

***

"Kendi düşüncesi" deyip kaçmak yok. "Ağzından kaçmış" falan da değil, üstüne basa basa söyledi.
Selin Hanım CHP'nin genel sekreteridir ve ağzından çıkan söz partiyi bağlar.
Sermaye bir tepki vermek zorundadır. TÜSİAD ağzını açmak zorundadır.
CHP de bir tepki vermek zorundadır.
Canan Kaftancıoğlu'ndan izin alabilirse tabii!
Elbette gık çıkmayacaktır.
Daha önce bunu Gürsel Tekin de yapmıştı, iktidara gelince SABAH gazetesine el koyacağını söylemişti, Kılıçdaroğlu kızmıştı.
Şimdi gene kızacak mıdır? Hayır.
Gürsel Tekin solcudur, asıl mesleği kebapçı garsonluğudur ve fakat 9 villası, 11 şirketi, 7 benzin istasyonu vardır.
Faşist gazeteciler yalnızca birer kaçak villayla doğrusu pek geri kalmışlar bu tufada... Para soldaymış!

***

Selin Hanım bu beş şirkete el koyarak "üretim ilişkilerini" mi değiştirecek? Hayır. Üretim araçları işçi sınıfının eline mi geçecek? Elbette hayır.
Personeli değiştirecek.
Birileri gidecek, onların yerine "CHP'ye yakınlıklarıyla tanınan" birileri gelecek, ya da düpedüz parti militanları.
Bu solculuk mu oluyor? Bu devrim midir yoksa?
Hayır, yalnızca "intikamcılık" oluyor.
Mebzul miktarda da haddini bilmezlik ve terbiyesizlik oluyor.
Açılacak milyarlarca liralık tazminat davalarının altından parti olarak mı kalkmayı tercih ederler, yani Kılıçdaroğlu'nun yediği tazminat cezalarının partili milletvekillerine zorla ödetildiği gibi, yoksa Selin Hanım sorumluluğu tek başına mı üstlenir?
1917 yılında Saint-Petersburg'da yaşıyor olsaydık mesele kalmazdı tabii...
Ama Selin Hanım gibiler o zamanda ve orada yaşıyorlar.
O zaman da "zavallılık" oluyor bütün bunlar.
Şimdi beklentimiz, daha "acar" bir CHP yöneticisinin çıkıp "şu kadar kişiyi asacağım" demesi, hatta isim vermesidir.
Yüreği yeten böyle konuşur. Haydi görelim.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA