Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HAŞMET BABAOĞLU
HAŞMET BABAOĞLU

Salgın

Belaları unutup geçmek bazen ilaç gibi gelir.
Ya da bazen yaşadıklarımızın üzeri örtülür veya öyle şeyleri hatırlamaya zorlanırız ki, gerisi unutulur, unutturulur.
Toplumsal/tarihi hafıza da kişisel hafızalarımız gibi şekillenir.
Mesela Birinci Dünya Savaşı'nı bilmeyen, duymayan var mıdır? Yoktur. Yalan yanlış da olsa ilkokuldan beri zihnimize çakılmıştır.
Ama son günlerde çevremde soruyorum; savaşın bitimine doğru çıkan ve çok daha fazla kayba yol açan İspanyol Gribi salgınını bilen, duyan yok!

***

Tabloyu şöyle açayım...
Birinci Dünya Savaşı'nda yaklaşık 10 milyon kişinin öldüğü biliniyor.
Fakat 1918 yılının ilkbaharında patlak veren salgının 18 ay gibi bir süre içinde ölümüne yol açtığı insan sayısı konusunda kafalar karışık.
Bazı kaynaklar 10 milyondan fazla diyor, bazısı 20, bazısı 50 milyon rakamını veriyor.
Her halükarda kıyamet gibi bir şey...
Hakiki yıkım.
Peki eğitim, öğretim döneminizde bir öğretmeninizin bunu anlattığını hatırlıyor musunuz?
Cevap net. Hayır!
Bir tür "hafıza silinmesi" bu!
Savaşları kabulleniyor insan bilinci ama salgınlara katlanamıyor.
Oysa savaşı bize anlatıldığı gibi şu ülkenin yenilgisi, bu toprakların işgali değil, aslında İspanyol gribi bitirdi.

***

Bugün domuz gribi denilen virüsün hemen hemen aynısı İspanyol gribine yol açmış.
Ancak virüsün ayrıntıları ve salgının nedeni hala açık seçik olarak anlaşılmış değil.
Şuraya da dikkat etmeli; virüs ABD'de ilk olarak görülmüş ama savaşın hâkim olduğu Avrupa, Kuzey Afrika ve Asya'da insanları kırmış geçirmiş!
Derler ki, virüs Avrupa'ya geldiğinde, büyük bir salgına yol açacağı ilk orada anlaşıldığı için adına İspanyol gribi denmiş.
Osmanlının kayıpları tam olarak bilinmiyor ama İstanbul'daki ölümlerin 6 bin civarında olduğu kaydedilmiş.
Başka yerlere göre "teğet" geçmiş sanki.

***

Microsoft'un kurucusu Bill Gates iki yıl önce kalkıp "bir virüs altı ay içinde 30 milyon insanı öldürebilir" demişti, malum.
Şunu da söylemişti de, konuşmanın o bölümünden pek hoşlanılmadığından medyada yer bulmuyor: "Eski salgınlar artık laboratuvar ortamında canlandırılabilir, bu tür olaylara karşı insanlık çok hazırlıksız."
Tam burada durup yutkunsak mı?
Sanırım, yakın tarihe dair unuttuğumuz ve görmezden geldiğimiz ne varsa, hatırlama zamanıdır.
Öyle bir dünya ve çağdayız artık!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN