Lise çağlarından beri tanıyorum onu...
Köyünü terk edişini...
Büyük şehirde yüksek okula gitme arzusuyla yanıp tutuştuğu günler…
Çok gençti.
Birçok akranı gibi o da çocukluk hatıralarını geride bırakıp yeni bir hayata geçmek istiyordu.
Büyük şehirde derin uçurumların kıyısından döndü...
Okul işi yattı, ilerde çalışma hayalleri kurduğu şirkette "kölelik" yaparak ayakta kaldı...
Sonra bir başka şehir daha...
Ve berbat özel hayat hataları...
***
Hâlâ genç...***
Orta Anadolu'nun bir köyünde büyüyen çocukların Avrupa'yı "cennet" gibi görmeleri ilk başta garip geliyor insana...***
Yer değiştirmenin yalnızlık duygumuzu kesinkes tedavi edemeyeceğini öğrenmek kolay değil...***
Bu satırları yazarken gözüme bizim az çok yüksek eğitimli fakat vize alamayan gençlerimizi Bosna üzerinden Avrupa'ya kaçıran çetelerin yaptıkları işkencelere dair haberler gözüme ilişiyor...
Merak ediyorum...
Gençlerin yalan yanlış Batı hayallerine gülüp geçmek veya üzülmek yerine üzerinde ciddiyetle durma zamanı gelmedi mi?
***
NOT DEFTERİ
Özgür olmaktan gururluyum. Ama farklı olmak başkadır, derin bir seviyede tahammül edilemez bir durumdur. Kopukluk, yalnızlık ve savunmasızlığa sebep olur. (Yİ FU TUAN / Bir Kurucu Unsur Olarak Kaçış)