Bir ahbabım var...
İşyerinde hakkında dolap çevrilip çevrilmediğini yapay zekâ uygulamalarına sorup aldığı cevaba göre hareket ediyor.
Birisi de eşinin laf arasında söylediği ve tam anlayamadığı bir cümleyi eşine değil, yapay zekâya sordu; cevaptan heyecanlandı, fena hâlde kafası karıştı ve şimdi işin içinden çıkamıyor, birkaç gündür huzursuz.
Ara sıra yazılarımı yazdığım kafedeki barista genç yakında bildiklerini unutursa, hiç şaşırmayacağım; çünkü en basit karışımları bile yapay zekâya sormaya başladı.
***
Bu teknoloji böyle kullanalım diye mi geliştirildi?***
Elinde cep telefonu ikide bir yapay zekâ uygulamasına bir şeyler soran ve bir yandan da kendine uygun bir iş arayan gence "İşin ilgilendiğin tarafı hikâye ama 2026'da yapay zekânın yaygınlaşması nedeniyle küresel ölçekte 9 milyon iş alanı kaybolacak, biliyor musun?" diyorum...***
Ne garip değil mi?***
Akıllı şehir, akıllı ev, akıllı şu, akıllı bu...
Yapay zekâ aşağı, yapay zekâ yukarı...
Ya biz?
Gitgide şapşallaştırılıyor olabilir miyiz?
Ne?
Bunu da yapay zekâya mı soracaksınız?
***
NOT DEFTERİ
Yüksek sesle kendi kendisiyle konuşanlardan değilim ve şimdi sebebini biliyorum. Çünkü çok acı verici. Çünkü o zaman gerçekten yalnız hissediyorum. (SUSAN SONTAG / Günlükler)