Türkiye'nin en iyi haber sitesi

HAŞMET BABAOĞLU

Bugün... Çocuklar...

Çengelköy'e iftar sonrası tatlı bir şeyler yemeye gidiyoruz.
Maksat muhabbet aslında...
Ballarımla baş başayken laf lafı açıyor; onların çocuklukları sanki birden ortadan kalkıyor; bütün dünya cümlelerimizin içinde fır dönmeye başlıyor ve ben buna bayılıyorum.
Tam o sırada hep uğradığımız kitapçının önünden geçerken açık olduğunu görüyorum, uğrayalım mı diyorum.
Anında garip bir sessizlik...
Dikiz aynasından bakıyorum. Hiç neşelenmediler.
Oysa daha bir buçuk ay öncesini hatırlıyorum.
İçeride uzun kalmayı, her kitabı karıştırmayı severler.
Şimdi gün içinde sadece bir saat internet keyfi ve ilgisi her şeyden daha baskın olmaya mı başladı.
Sonra "Kitabımız var" diyorlar, alçak bir sesle, "durmayalım burada..."
İçimden "Ne o yahu?" diye soruyorum: "Günde bir saat ulaştıkları dijital dünyanın kapsayıcı gücü şimdiden kitaba ilgilerini bitirdi mi? Yoksa içine çilek ve muz kreması döşenmiş tatlı çöreğe çarçabuk ulaşmak isteğinin sonucu mu bu hâlleri?"

***

Bizim Turkuvaz Çocuk Yayınları'nın yöneticisi Salih (Uyan) "Çocuklar çoktandır dijital bir kuvöz içine doğup orada kalıyorlar" diyor.
Haklı! Orada kalıyorlar.
Bakışları, yaşayışları, düşünüp davranışları o çerçevede belirleniyor. İnternette sayfadan sayfaya geçer gibi hayatta da zihinleri hızla daldan dala atlıyor.
Bunu kabullenmek zorundayız.
Yetişkinler ise eski alışkanlıklarına dayanarak bu durumla başa çıkmaya çalışıyor...
İtiraf ediyorum, ben yıllardır neredeyse bütün kitaplarımı dijitalden okuyorum ama istiyorum ki, ballarım kâğıtlı, baskılı, resimli kitaplarda ısrarla kalsın...
Mümkün mü? Üzgünüm ama hayır!
Dijital dünyanın baskın olmasından sadece çekinip kaygılanarak bu işin içinden çıkamayız...

***

Neyse asıl anlatacağım bu değildi, lafı uzattım...
Bizim Lacivert dergisi yeni sayısını günümüz çocukları ve çocukluğuna ayırmış, önemli yazılar, sorgulamalar var.
Meraklı anne babalar baksınlar, okusunlar isterim...
Çocuklardan konuşmak, çocuklara odaklanmak, aynı zamanda kendimize de bir daha ve belki baştan bakmak demek...
Şu "mükemmel annelik", "güçlü babalık" takıntılarına çok yüklenmeyi de bırakma zamanı...
Geçiniz...
Sahici olmak iyi ve anlamlı bir başlangıç noktası...
Bir de hep çocukların kafasının içinin tasarımıyla ilgiliyiz.
"Kalplerinin terbiyesi"ni önemsemeyi unuttuk mu?

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.