Ortadoğu, İsrail'in istediği gibi baştan düzenlenecek.
Savaşın arkasındaki esas hesap bu, plan bu...
Olur, olmaz ayrı konu...
Ama işte görüyoruz ki Ortadoğu başka hiçbir bölgeye benzemiyor; değişecekse eğer dünyanın güvenlik mimarisi de, ekonomisi de değişecek...
Ortadoğu gerçekten dünyanın "orta"sı...
Şimdi bu gerçek bir daha dünyanın suratına tokat gibi çarpıyor.
***
Düşünsenize...
Kuzeyden Avrupa'nın içine kadar sokulmuş bir savaş dördüncü yılına girdi ama Avrupa keyfini hiç bozmadı, bozulmasın diye de kırk takla attı.
Hindistan hiç etkilenmedi,
Çin'in umurunda bile olmadı...
Otomatiğe bağladılar...
Ama şimdi Ortadoğu'da patlayan ve Hürmüz Boğazı'nı tıkayan savaş sadece 14. gününde ve
bütün dünya diken üstünde...
***
Koskoca
Avrupa'nın İran'a açılan savaş karşısındaki hâline bakıyorum...
Telaş ve gelecek endişesi...
Bugüne kadar küçümsediği ülkelerle aynı kadere geldi, dayandı.
Ne o?
Meşhur Cezayirli siyasetçi ve entelektüel Ahmed Taleb İbrahimi'nin sözüyle vurgulayayım:
"Gerçek siyasi bağımsızlık ancak stratejik bağımsızlığa dayandığında var olabilir."
***
İşaretleri okuma becerisi ve sosyolojik formasyonu kuvvetli bir ekip
sosyal medyayı mercek altına alsa...
Beş, on yıl içinde toplumumuzun alacağı biçimleri ve yeni çatışma noktalarını şıp diye görebilir...
On dört yaşlarında ellerinde sigara ve bira şişesiyle poz veren oğlan çocukları sıradan bir olay mı mesela?
Büyük şehirlerin yoksul semtlerinin insanları ile varlıklı sınıflarının insanlarının sosyal medyada büründükleri hâller yakın geleceğe dair
çok derin ayrılıkların işaretlerini vermiyor mu bize?
***
Aylık Edebiyat ve Fikir Dergisi
Muhit bu sayısını
Mustafa Kutlu hikâyeciliğini konuşup değerlendirmeye ayırmış ve ne iyi yapmış...
Hemen hemen bütün yazıları sevdim, faydalandım.
Kutlu'nun hikâyeleri gibi sakin, laf kalabalığından uzak ve şefkatle dolu incelemelerdi...
Meraklısına tavsiye ederim.
***
Geçen gün çok eski bir not defterimde karşıma çıktı.
Şöyle yazmışım...
Masumiyet kaybedilen değil, söylendiği gibi kazanılan bir şeyse eğer, bu ancak mahcubiyetle mümkündür. Yetişkin insanın masumiyeti mahcubiyetidir.
***
Mahcubiyet dedim ya...
Unuttuk mu ne!