Günübirlik ziyaretçiler ve hastalar evlerine dönüp hastanede ortalık sakinleşince...
Koridorlarda görünmeye başlıyorlar...
Hep ikişerli grup halindeler...
Nasıl mı?
Şöyle...
Biri yürümekte çok zorlanan ihtiyar...
Diğeri refakatçisi ve şimdilik hastalığını kendine saklamak zorunda kalan ihtiyar...
Çocuklar, torunlar neredeler?
Belki bir Whatsapp mesajı kadar yakında ama "kanlı, canlı hayat" kadar da çok uzaktalar...
***
Toplum hızla yaşlanıyor...***
Şunun şurasında on yıl kadar önce bilim(!) adamları "Yaşlılık kaçınılmaz değil, tedavi edilir bir hastalık olacak" diye havalar basıyorlardı...***
Şunu da bilelim...***
İstiyoruz ki, bir dost gibi gelsin kaçınılmaz son...
İstiyoruz ki, bir misafiri ağırlamaya hazırlanır gibi sakin ve emin biçimde hazırlanalım göçüp gitmeye...
Keşke!
Lakin insan eliyle kurulan düzenin ne kadar "insansız" olduğunu da en çarpıcı biçimde yaşlanınca anlıyoruz...
***
NOT DEFTERİ
Susmayı oldukça erken öğrendim. Mademki ağzımı açtığım anda çevremdekilerin kafasını karıştırıyorum, susayım daha iyi diyordum. (SUSANNA TAMARO / Düşünen Bir Yürek)