Türkiye'nin en iyi haber sitesi

HAŞMET BABAOĞLU

Biz insanlar...

Sesli dinlemek için tıklayınız.

"Tanrım, şimdi olanlara gerçekten inanamıyorum. Niçin bazı olaylar çok gerçek hissedilir de bazıları bir türlü buna bizi ikna edemez?"

***

Şimdi aklıma geldi tabii...
Çok uzun yıllar önce okurken bu cümleyi defterime not etmiştim...

***

Baktım, şu cümle de var defterimde:
"Orta yaşlarına geldiğinde, insanların yüzünde artık ruhunun yansıması görülür... Araba hırsızı araba hırsızı gibi görünür, dolandırıcılar dolandırıcı, sakin ve düşünceli insanlar sakin ve düşünceli görünür..."
Ve altına (ta ne zaman) şu notu almışım:
Ama bir ergense ateş eden...
Acımasızca canlara kıyan kişi çocuk denecek yaştaysa...
Bunu görüp anlayabilir miyiz?
Onları gördüğümüzde "İşte canavarlar bize doğru geliyorlar" diyebilir miyiz?

***

Douglas Coupland'ın "Hey Nostradamus!" adlı romanından bahsediyorum...
1988'de Kanada'daki bir lise saldırısından sonra yaşananları anlatır kitap...
Bu tür olaylar sonrasında Coupland'ın dikkatini şu çekmiştir: Katil üzerine tonla yorum yapılır, ölenler öldükleriyle kalırlar, sağ kalanlar da bir süre sonra unutulur...
İşte yazar bu temel "boşluk"tan kalkarak katliamın kimisi ölmüş, kimisi sağ kalmış altı kurbanını romanında yaşatmayı seçmiştir.
Neyse...
Bazı yönleriyle pek Kanadalı bir anlatıdır "Hey Nostradamus!"
Ama altını çizdiğim bazı cümleler beni hâlâ sarsıyor...

***

Mesela olaydan sonra hayatta kalmaya çalışan gençlerden birinin ettiği şu laf her okuduğumda sarsıyor beni:
"Beynime beni konuşmaya zorlayacak bir çip takılana kadar sessiz kalmayı planlıyorum."
Ya da şu:
"Gördüğünüz gibi artık köpeklerle konuşuyorum. Aslında bütün hayvanlarla... İnsanlardan daha açıklar. Bunu katliamdan önce de biliyordum. Fakat bazı insanlar benim sağır olduğumu sanıyorlar..."

***

Romanın sonu mu?
Beni hep çok etkilemiştir.
İçi çok ama çok sıkılan genç adam köpeğini alır, kamyonetine atlayıp okyanus kıyısındaki kumsala gider ve aklından geçenleri şöyle anlatır:
"Annelerin kum, şeker ve tükürüğe bulanmış çocuklarına gösterdiği bir ilgiyle masmavi gökyüzünü ve kazları izliyoruz. Köpeğim bana gülümsüyor. Onun gülümsemek için bir sürü nedeni var. Dünya çok güzel ve o da bunun bir parçası...
Ve biz insanlar henüz bunun bir parçası değiliz."

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA