Otoyolda orta şeritte gidiyorum...
Her türlü vasıta var...
Kargo kamyonetleri, hafifçe "uzaylı" görünüme sahip elektrikliler...
Dikiz aynasında dikkatimi çekiyor...
En sol şeritten 90'lar geliyor...
Zamanın makam veya müteahhit arabası diye bilinen "manda kasa" Mercedes yani...
Gereksiz biçimde hızlı, yalpalıyor.
Cüneyt Arkın saçlı bir sürücüsü yanımdan geçtikten hemen sonra önüme kırıp ardından en sağ şeride kadar gidiyor...
Ve inanmayacaksınız belki ama metal bariyerlere çarparak durabiliyor.
Hepimiz yavaşlayıp ne oluyor diye bakıyoruz.
Tablo şu:
Sürüş sırasında bakımsız lastikler patlamış ve dağılmış...
İçimden "Tam şu günlerdeki Avrupa gibi" diyorum; "eski günlerin havasıyla buraya kadar!"
***
Ne oluyor Avrupa'da?***
Avrupa demokrasilerinin o bayıldığımız tadı ise çoktan kaçtı.***
Peki ne olacak?***
Avrupa'da sıcak savaşa çeyrek kala tablosu...
Doğu Akdeniz'de bizi doğrudan etkileyen silahlı gerginlikler...
Ortadoğu'da durulmak bilmeyen İsrail...
Hakkıyla konuşuyor muyuz bunları? Hayır!
Ama yarın öbür gün mecbur kalacağız...
***
NOT DEFTERİ
İnsanın aniden yaşlandığı veya bunu aniden öğrendiği bir an vardır. Muhtemelen böyle anlarda panik içinde uzaklarda yok olan geçmişin son vagonunun ardından koşarsın... (G. GOSPODINOV / Zaman Sığınağı)