Türkiye'nin en iyi haber sitesi

HAŞMET BABAOĞLU

Açık büfe kahvaltı

Masalar hazır...
Kahvaltı için alçakgönüllü ama özenli bir açık büfe...
Otel müşterileri yavaş yavaş geliyorlar; ülkenin orta sınıf manzarası on dakika sonra salonu baştan aşağı kaplayacak...
Nasıl mı?
Kafası asla "tatil" yapmayan, hep gelecekle meşgul bir kalabalık...

***

Tatili tembellik fırsatı olarak anlayanlar hemen belli oluyor...
Omuzlar düşürülüyor, terliklerin tabanları yerden kalkmıyor...
Yiyecekler tabaklara ağır ağır konuyor; önce çay mı, kahve mi, meyve suyu mu kararı bir türlü verilemiyor...
Tatil eğlence mi?
O hâlde akşamdan kalınmıştır, kahvaltı gözden çıkartılabilir oluveriyor ya da en son geliniyor, kızarmış ekmek, peynir ve kahve yeter de artar bile deniyor...

***

Bakıyorum...
Orta yaş üstü tayfa sanki hekim tavsiyesiyle tatile çıkmış gibi; denize gitmeden önce birini bulsalar da hastalıklarını bir bir anlatıverseler, rahatlayacaklar...
Orta yaş kararsız; mutlu mu olsunlar, yoksa burada da her şeyi dert edip tatili kendilerine zehir mi etsinler, bilemiyorlar...
Bütçe ve fiyatlar erkeklerin; "şefkatsiz dünya" kadınların zihnini meşgul ediyor.
Gençler mi?
Tabii ki uykularını alamamışlar ama hızlılar; son lokmaya kadar durmuyorlar...

***

Küçük çocuklu aileler o patırtı içinde ne yediklerini anlamıyorlar; lezzetli olan hangisiydi; menemen mi yoksa biber kızartmasının sosu mu?
Dokuz ile on dört yaş arasındaki kız çocukları hariç etrafa ve hayata neşeyle bakan yok...
Oğlan çocukları mı?
Gözleri annelerinde...

***

İşte size bu yaza dair bir orta sınıf tatil manzarası!
Eskisi gibi değil...
Artık açık seçik farkında herkes...
Olacaksa rutin hayat güzel olsun, tatil hep gelir, geçer...

***

Peki kentleri seviyor muyuz?
Kentlere dönmek istiyor muyuz?
Rutine bayılıyor muyuz?
Başarı tutkunu veya her günü tatil bir zengin değilsek veya işe güce bağlanacak kadar genç değilsek...
Yukarıdaki soruların cevabı belli: Kocaman bir "Hayır!"
Yani tatilden döndüğümüz için değil, DÖNDÜĞÜMÜZ için hafiften depresyona giriyoruz.

***

İkide bir güzel tatil düşünmek yerine güzel ve doğru bir hayat planlamanın vaktini kaçırmamalı!
Bu yaz bu konuyu ciddi biçimde düşünmenin yazı olsun...

***

Ha, tatil dedik ya...
Bir de şunlar var tabii...
Geçen yılın dürüst satıcısı nasıl bu yılın üçkâğıtçısı oldu?
Minicik ponçik neden 100 lira?
Neden her lokantanın mutfağı, tezgâhın arkasında Fatih Tutak varmış havasına girmiş?

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA