TV muhabiri parkta yakaladığı yaşlılara soruyor:
"Huzurevlerinde sıra varmış, ne diyorsunuz?"
Gözlerinden nasıl bulutlar geçiyor, kelimelerle anlatmak imkânsız...
Durumdan haberdarlar, içlerinden biri "Arkadaşım kaydoldu huzurevine, üç yıldır bekliyor" diyor.
Bir diğeri buruk bir gülümsemeyle mırıldanıyor:
"Ben kendi kendime bakarım..."
Muhabir, "Çocuklarınız yok mu, bakacak kimse yok mu?" diye soracak oluyor...
Hepsi aynı cevabı veriyor: "Ne yapsınlar, çocukların her birinin ayrı derdi, ayrı işi var."
Bu cümle bütün parıltılı toplum güzellemelerini, akademik teorileri, sosyal medya lafazanlıklarını silindir gibi ezip havaya karışıyor...
***
Sokaktaki gerçek ile sokak üzerine ettiğimiz sözler arasında muazzam bir mesafe var artık...***
Peki sadece yaşlılık mı sorun?***
Sokaktaki şiddet bizi şaşırtıyor ya...
Evlerdeki bencilliği, aile üyelerinin gizli fakat korkunç yalnızlığını ve şiddeti görsek, işin en azından bir yanını anlamaya başlayacağız...
NOT DEFTERİ
Başkalarıyla birlikte üşümek, başkalarının zamanı geldiğinde sizinle birlikte üşümek isteyeceği anlamına gelmez. (ÖMER. F.OYAL / Önceki Çağın Akşamüstü)