Türkiye'nin en iyi haber sitesi

HAŞMET BABAOĞLU

Geçiyor o günler...

Sesli dinlemek için tıklayınız.

"Ekmek elden, su gölden" dönemi bitince telaşlanmamıştık...
Hepsi marketten, günü gününe olacak, dediler...
Bunu becerdiler de...
En uzak coğrafyaları birbirine bağladılar...
En tazesiyle, en lezzetlisiyle, en geniş çeşit yelpazesiyle...
Raflar doluydu...
O kadar ki...
En sonunda hizmeti marketten kapımıza kadar taşımaya başladılar...
Benzin ve mazot mu?
Kuyruklar tarih olmuştu...
Parasını veriyorsan düdüğü çalıyordun...
Elektronik eşyamız bozulunca ya yenisini alıyorduk ya da hemen yedek parçası geliyordu...
İşte "küresel bir köy" olarak dünya buydu...

***

Fakat şimdi işler sarpa sarmaya başladı...
Soru açık...
Bölgesel savaşlar global tedarik zincirini bozacak mı?
Yokluk sıradan gerçekliğe dönüşecek mi?
TV kanallarında pek görmüyorsunuz bu soruları ama kamu yönetimi için hayati önemdeler...
Hükümetler "full time" çalışıyorlar bu konuda...

***

Tedarik zinciri...
Bu terimi aklınızda tutun çünkü 21. Yüzyılın bu döneminin en önemli meselesi olacak...
Gıda ve enerji güvenliği kavramlarını da bir kenara yazın...
İş para ve fiyat sorunu olmaktan da çıkıyor.
Güvenlik baş mesele...
Güvenlik yoksa, parasını versen de hammadde sana ulaşabilir mi?

***

Şu sıralarda dijital teknolojinin yeni ürünleri ve elektronik alet reklamları zirve yapıyor...
İyi de hiç konuşmadığımız şeylerden biri de iki yıldır süren küresel çip krizi...
Kısa zamanda çözülecek gibi de görünmüyor.

***

Aslında pandemide bu işin testi yapıldı...
Halkların direncini, ulusal ekonomilerin dayanma güçlerini test ettiler...
Ah şu pandemiyi bir virüs marifeti sanan medya yorumcuları, size ne diyeyim!..
Tekno-feodaller, küresel egemen ABD, yeni muktedir Çin...
Hepsi pandemide dünyanın kırılganlığını gördü ve bir kenara not etti...
Tedarik zinciri sağlam bir zincir mi?
Şimdi bölgesel savaşlar yoluyla bu zinciri gerdikçe geriyorlar.
Kırılacak mı?
Nereden kırılacak?
Özellikle bu sonbahar Ukrayna- Rusya çatışması durmazsa bu soruların cevabını 2027'de göreceğiz.

***

Yeni jeopolitiği anlamak zorundayız...
Neoliberalizmi ve onun ürettiği tüketim manyaklığını falan unutun!
Otorite önemli...
Hiçbir şey artık "oluruna" bırakılamaz.

***


NOT DEFTERİ
Senin sesin ve adımların evde duyulmaz olduğundan beri kendime bakmaz oldum. Bir başkasının bakışlarında yansımadığın zaman var olmak çok zor. Biz erkekler kendi başımıza bırakıldığımızda çıpasız sandala benziyoruz. (SUSANNA TAMARO / Büyük Bir Aşk Hikayesi)

Google Haberler'de tüm gelişmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ı takip edin.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA