Türkiye'nin en iyi haber sitesi
BERCAN TUTAR

‘Korona devrimi’

İnsan hakları konusunda mangalda kül bırakmayan Batı'nın kirli, egoist, emperyal ve barbar yüzü koronovirüs krizinde bir kez daha deşifre oldu.
Dünyayı kasıp kavuran koronaya karşı mücadelede Çin, Rusya ve Türkiye darda kalan ülkelere yardım sınavından başarıyla çıkan ülkeler olurken AB ve ABD sınıfta kaldı. Bulgaristan, "Türkiye bize maske yardımı yapıyor. Avrupa'dan tek bir maske bile gelmedi" açıklamasında bulundu.
Sırbistan, İtalya, İspanya ve İran'a yardım yarışında yine Çin, Rusya ve Türkiye başı çekti.
Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksander Vucic, "AB bize 'Çin'den mal almayın' diye baskı yapıyordu. Şimdi kriz anında yardım etmediler. Sırp parasının bir değeri olmadığını gördük" diye isyan etmişti.
Şi Cinping'e mektup yazan Sırp lider, "Kardeşim ve arkadaşım Şi'ye ve Çin'in yardımına güveniyoruz" diyerek Avrupa'ya ders vermişti.
İtalyan siyasetçiler de AB'ye öfkesini şöyle ifade etmişti.. "Biz maske ve vantilatör diye ağladık. Ama işe yaramadı. Yüzümüze tokat yedik..."
İtalya'ya ve büyük kayıpların yaşandığı İspanya'ya da Çin el uzattı. Hem de tokalaşmanın askıya alındığı bir dönemde.
Başbakan Pedro Sanchez ile görüşen Cinping, "Yağmurdan sonra her zaman güneş doğar" diyerek teselli vermişti İspanyol lidere.
Rusya da diğer yardımların yanında İran ve Kuzey Kore'nin de aralarında bulunduğu 13 ülkeye 100 binden fazla koronavirüs testi gönderdi.

***

AB'nin kaderine terk ettiği İtalya, İspanya, Bulgaristan, Kosova ve Sırbistan örneklerinden de görüldüğü üzere Avrupa dayanışmasının 'kağıt üzerinde bir peri masalı olduğu' ortaya çıktı. Avrupa'daki bürokratik totalitarizme karşı çıkan halklar demokratik egemenlik sloganıyla daha şimdiden çürümüş müesses nizama karşı kazan kaldırıyor.
Bu da önümüzdeki süreçte yeni lider ve yeni partilerin Avrupa'nın siyasi geleceğine damga vuracağı anlamına geliyor.
ABD'de ise durum daha da vahim.
SARS (2013) , H1N1-kuş gribi (2009), MERS (2012) ve Ebola (2014-16) ile 2008'deki küresel finans krizinde dünya ile küresel dayanışma içine giren ABD, bu kez kaba jeo-politik güdülerle hareket etti.
Dünyayı sarsan son krizde rant hesabı yapan ABD'ye en büyük tepki Rusya'dan geldi.
Kremlin, ABD'ye korona krizinde en büyük can kayıplarının yaşandığı İran'a yönelik insanlık dışı yaptırımlara son vermesi çağrısında bulundu.
Fakat ABD'nin bunu pek umursamadığı görülüyor. Donald Trump hâlâ Çin'i karalamakla, önüne gelen metinlerdeki 'korona' kelimesinin üstünü çizip yerine 'Çinli virüs' kelimesi yazmakla meşgul.

***

Bırakın birliklerindeki üyeler ile komşularını; kendi vatandaşlarını dahi yüzüstü bırakan AB ve ABD'nin bundan sonra dünyamızın geleceğinde bir ağırlığının olması zor görünüyor.
Bu anlamda küresel siyasetin korona krizinden sonra nasıl şekilleneceği aşağı yukarı netleşmiş durumda.
Bazıları korona sonrası dünya için tahminlerde bulunmaya devam etse de şunu vurgulamak lazım ki korona beklenen devrimi çoktan yaptı.
Modern hayatı felç eden korona krizinin bundan sonraki süreçte özellikle Batı ülkelerindeki siyasi yansımalarının yol açacağı kriz dalgaları daha da büyüyecektir.
Zira koronadan önce Avrupa için ABD son çareydi. Ne var ki korona krizi Avrupa'nın sadece siyasi bütünlüğünü değil ihracata dayalı ekonomik modelinin de sonunu getirecek.
Koronadan sonraki dönemde AB ile ABD'nin bir çıkış stratejisi bulması ve Atlantik'in bir arada kalması neredeyse imkansız görünüyor.
Dolayısıyla korona krizinin yol açtığı bu değişim küresel dengeleri yeniden şekillendirecektir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA