Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Hemen herkes yeni bir dünyanın arifesinde olduğumuz konusunda hemfikir. Zaten bu nedenle neredeyse bütün Batılı analistler zamanın ruhunun (zeitgeist) günümüzde kendisini 'the rise of the rest/Batı dışı dünyanın yükselişi' şeklinde ortaya koyduğuna işaret ediyor. ABD ve Avrupa'nın temsil ettiği Transatlantik dünyası su alan bir gemiden farksız. Yavaş yavaş 'batı'yor.
Rusya'nın askeri, Çin'in ekonomik ve Türkiye'nin ise jeo-kültürel ve stratejik hamlelerine cevap veremeyen Atlantik'in kaptanı konumundaki ABD'nin artık eski takati yok. Eski düzenlerini savunamayan ABD ve Avrupalı müttefikleri, kaos projeleriyle kurulmakta olan yeni dünyayı sabote etmeye çalışıyor.
Fakat Çin'in Hong Kong, Rusya'nın Ukrayna ve Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de sergilediği kararlılık Amerikan yönetiminin kriz senaryolarını daha sahnelenemeden etkisiz kılıyor. Türkiye ve Çin ile mücadelesini şimdilik demlemeye alan ABD, bugünlerde krizi üzerinden Rusya'nın sinir uçlarıyla oynuyor.
Ne var ki çetin ceviz çıkan Putin şimdiden ABD Başkanı Joe Biden'ın kâbusuna dönüştü. Çin'in de Tayvan krizini tırmandırmasıyla aynı anda Pekin ve Moskova'nın presi altında kalan ABD, mecburen tansiyonu düşürme sinyalleri vermeye başladı.
Çünkü Rusya Devlet Başkanı 'in ifadesiyle söylersek 'bazı Avrupalı çakallar' dışında kimse ABD'nin kaotik senaryolarına alet olma niyetinde değil.
İşte Putin dün bu psikolojik, siyasi ve askeri üstünlükle Batı'ya ayar verdi. Rus parlamenterlere seslendiği konuşmasında isim vermeden ABD ve yandaşlarının 'mafyalaşmış devletlere' dönüştüğünü vurguladı.
Aslında yerden göğe kadar haklıydı Rus lider. Zira Amerikalı analist Robert Kagan bile yeni ABD'yi 'süper haydut devlet' diye niteliyor.
Ukrayna meselesi yüzünden ABD ve bazı Avrupa ülkeleri ile tırmanan diplomat krizler nedeniyle dünyanın gözü zaten Putin'in konuşmasındaydı.
Rus lider ise beklendiği gibi Batı'ya ültimatomlar yağdırdı... "Bizi provoke etmeyin, yoksa hiç bu kadar pişman olduğunuzu hatırlayamayacağınız sonuçlarla karşılaşırsınız" sözleriyle meydan okudu.

'SINIRLARI AŞTINIZ...'
Batılı güçlerin politikalarını İngiliz yazar Rudyard Kipling'in Orman Kitabı romanına gönderme yaparak anlatan Putin'in konuşmasının en çarpıcı ve tarihi ifadeleri ise ABD ve Avrupalı müttefiklerinin hiçbir kanun ve kural tanımayan, başına buyruk mafyatik kaos stratejilerini yerin dibine soktuğu şu kısımdı...
"Dediğim gibi, sebepsiz yere Rusya'nın üstüne gitmeye çalışıyorlar. Tabii ki çevrelerinde de küçük olanlar toplanıyor; aynı Kipling'in romanında baş kaplanın yanına minik çakalların toplanması gibi. Efendilerinin suyuna gitmek adına uluyorlar. Belarus'ta yakın geçmişte darbe yapmaya ve Devlet Başkanı Lukaşenko'ya suikast düzenlemeye çalıştıklarını hepimiz biliyoruz. Fakat beni iyi dinleyin... Ukrayna'nın darbe ile devrilen ve ölümden dönen devlet başkanı (Viktor) Yanukoviç veya (Aleksandır) Lukaşenko hakkında istediğinizi düşünebilirsiniz ya da Venezüella Devlet Başkanı (Nikolas) Maduro hakkında istediğiniz fikre sahip olabilirsiniz. Ancak darbe ya da siyasi suikast planlayamazsınız, bu kadarı artık fazla. Tüm sınırları çoktan aştınız..."
Putin'in mafyatik Batı'ya yönelik bu çıkışı nereden bakılırsa bakılsın yeni dünyanın manifestosu niteliğindedir. Rus liderin bu ültimatomu, ABD'nin tek kutuplu dünya düzeninin sona erdiğini ilan ettiği 2007'deki Münih Güvenlik Konferansı'ndaki konuşması kadar çığır açacak nitelikte görünüyor.
Bekleyip göreceğiz...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA