ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz krizinde yeniden rota değiştirmesi tarafların masaya oturma ihtimalini tekrar güçlendirdi. Amerikan yönetimi İran'a dün 14 madde içeren tek sayfalık bir anlaşma metni iletti ve 48 saat içinde yanıt beklediğini duyurdu. ABD'nin bu açıklamanın ardından Hürmüz'ü Özgürleştirme Projesi kapsamında pazartesi günü başlattığı körfezde mahsur kalan gemilere savaş muhripleriyle eşlik etme operasyonlarını durdurması, İran ile sınırlı bir çerçeve anlaşmasına doğru geçişin işareti olarak okunuyor.
Trump da Truth Social hesabından bu kararın "Pakistan ve diğer ülkelerin talebi üzerine ve İran ile tam ve nihai bir anlaşma yönünde büyük ilerleme kaydedildiği" gerekçesiyle alındığını belirtti. Salı günü de ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 28 Şubat'ta başlatılan hava ve deniz harekâtı Epic Fury Operasyonu'nun (Destansı Öfke) sona erdiğini ilan etti. Savaş Bakanı Pete Hegseth de Rubio'dan bir gün önce Körfez'de karşılıklı saldırılar üzerine yaptığı açıklamada 'ateşkesin sürdüğünü' vurgulamıştı.
***
Beyaz Saray da zaten İran tarafına sunulan metnin hedefinin 'gelecekteki müzakereler için bir anlayış mutabakatı' olduğunun altını çiziyor. Bu da İran'ın "Önce Hürmüz'ü çözme sonra nükleer düzenleme" talebinin Trump tarafından kabul edildiği seçeneğini akıllara getiriyor.***
Zira ABD Başkanı daha önce nükleer programdan vazgeçme şartının Tahran ile yapılacak herhangi bir görüşmenin merkezinde yer aldığını ısrarla vurguluyordu. Ancak tehlike geçmiş değil. Bu sefer de süre baskısı var. Bu nedenle ABD'nin İran'a sunduğu 14 maddenin kabulü için '48 saat' ısrarı yeni müzakereleri daha başlamadan dinamitleyebilir.