Son günlerde ABD ve İran arasında barış sinyalleri artmaya başladı. İngiliz medyası bile Tahran ile Washington arasındaki uçurumun gözle görülür şekilde kapandığını yazıyor. Kritik ziyaretler ve her iki taraftan yapılan açıklamalar da bu gidişatı doğruluyor. En somut açıklamalardan biri de ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'dan geldi... "Bazı olumlu işaretler var. Aynı zamanda aşırı iyimser de olmak istemiyorum. Önümüzdeki birkaç gün içinde neler olacağını göreceğiz" dedi.
Zaten ABD'nin hareketlerini kısıtlayan askeri ve enerji kaynaklı ekonomik riskler de İran ile uzlaşıyı kaçınılmaz kılıyor. Washington Post bile ABD'nin envanterinde sadece 200 savunma THAAD füzesi kaldığını yazdı. Haliyle mühimmat açığını kapatmak öyle göründüğü gibi kolay değil. Özellikle Amerikan füze stoklarını takviye etmenin hem maliyetli olması hem de en az üç yıllık bir süreyi gerektirmesi Pentagon'u masaya mecbur etmiş durumda.
Ayrıca Körfez ülkeleriyle Türkiye, Rusya ve Çin gibi aktörlerin ABD'ye uyguladığı diplomatik çözüm baskısı her geçen gün artarken Hürmüz Boğazı'ndaki kapanmanın yol açtığı enerji krizinden etkilenen Amerikan kamuoyu ile Asyalı ve Avrupalı müttefiklerin ekonomik isyanı da Donald Trump'ı savaşı bir an önce sonlandırmaya zorluyor. Savaşın yeniden başlama ihtimali daha şimdiden tetiklediği tahvil kriziyle Washington, Londra ve Tokyo hattı üzerinden ABD, Avrupa ve Asya'yı altüst etmeye başladı bile.
***
Nitekim ABD ve İngiltere'de 30 yıllık hazine tahvilleri getirisinin yüzde 5'in üzerine çıkması, 2008'deki küresel mali krizden önce görülen eşiğin aşıldığını gösteriyor. İran savaşı nedeniyle enerji piyasalarındaki bozulma, enflasyonist baskılar, doların güçlenmesi ve petrol fiyatlarındaki belirsizlik jeopolitik gelişmelerin insafına terk edilen merkez bankalarının hareket alanını daha da kısıtlıyor ve süreci etkili biçimde kontrol etmelerini zorlaştırıyor.***
Çıkış fırsatını bulur bulmaz bölgeden adeta kaçarak uzaklaşan ABD, müttefiki Güney Vietnam'ı ise kaderine terk etti. ABD çekildikten sonra Vietnam'daki çatışmalar Vietkong güçlerinin 30 Nisan 1975'te Güney Vietnam'ın başkenti Saygon'u ele geçirmesine kadar sürdü.