Türkiye'nin en iyi haber sitesi

BERCAN TUTAR

Trump faturayı İsrail’e kesecek

Sesli dinlemek için tıklayınız.

ABD ile İran arasındaki savaşı temelli sonlandıracak barış görüşmeleri bir ihtimal olmaktan çok artık bir zaman meselesi. Gözler İsrail'i frenleyen ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a karşı yakmaya hazırlandığı yeşil ışıklarda.
28 Şubat'ta başlayan ve bugün 92'nci gününe giren savaşta, Avrupa medyasının da dile getirdiği gibi İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu İran kumarında Trump'a kaybetti. Alman Der Tagesspiegel gazetesi Trump'ın İran ile müzakerelerde Netanyahu'yu doğrudan masadan dışladığını belirtiyor.
Çünkü ABD ve İsrail, İran konusunda ayrışıyor. Trump yönetimi Netanyahu'nun istediği rejim değişikliğine kapıyı kapatırken mesaisinin çoğunu Hürmüz'ün açılması, nükleer programın geleceği ve İran'ın eşsiz enerji kaynaklarına erişmek için harcıyor.
ABD ve İsrail arasındaki İran makası hemen her alanda daha da açılıyor. Haliyle bu tür haberlerin siyonistlerin tamamen kontrol ettiği mecralarda çıkıyor olması bile başlı başına köklü bir değişimin zaten gerçekleştiğinin göstergesidir.

***

Unutmayalım ki İsrail'in İran'ı dört beş parçaya bölen kâğıt üzerindeki PowerPoint sunumlarının hayalperestliği bir kez daha ispatlandı. Bunu gören Trump yönetimi İsrail ile artık yol yürüyemeyeceğinin farkında. Zira Evanjelik-siyonist lobinin pençesindeki Amerikan istihbarat kurumlarının diğer ülkeler hakkındaki öngörülerinin yanlışlığı bu kez de İran'da ortaya çıktı.
Dolayısıyla İran'da sadece İsrail değil siyonist lobinin manipüle ettiği stratejilere göre hareket eden ABD devleti de çuvalladı. Sadece Ortadoğu'ya değil dünyanın diğer bölgelerindeki ülke ve rejimlere de Yahudi lobilerinin hazırladığı merceklerden bakan Amerikan istihbarat kurumlarının Beyaz Saray ve Pentagon'u sürüklediği ilk bataklık değil İran.
15 Temmuz 2016'daki darbe ve işgal girişiminde de yine yanlış ve sathi raporlarla Türkiye'yi hedefe koyup havlu atmışlardı. SSCB'nin yaklaşan çöküşü hakkında dünyayı uyarmayı başaramayanlar da aynı istihbarat birimleriydi. Aynı istihbarat uzmanları 1979'da Şahın düşüşünü de ve yine o yıl SSCB'nin Afganistan'ı işgalini de öngörememişlerdi.

***

ABD'nin 7 Ekim 2001'de girdiği Afganistan'dan 15 Ağustos 2021'de çekilirken Batı destekli hükümetinin aylarca hatta yıllarca hayatta kalacağına güvenle inananlar da yine aynı stratejik dâhilerdi. Fakat Taliban güçleri ABD çıkar çıkmaz birkaç gün içinde Kabil'e girerek 20 yıl sonra ülkede kontrolü tamamen tekrar sağladı.
Hâsılı kelam, kendinden önceki yönetimlerin hatalarından geç de olsa ders çıkarmaya çalışan Trump, İran'ı İran'a rağmen kazanmaya çalışıyor. Bu işin yıkımla ve bombayla olamayacağının, bu yolla olsa da astarının yüzünden pahalıya geleceğinin farkında.
Dolayısıyla İsrail'in savaş ve kaos seçeneğini veto eden ABD, İran'ı sisteme entegre edecek sosyoekonomik ve jeo-politik adaptasyon stratejisi uyguluyor. Nitekim NYT gazetesinin anlaşmanın en önemli lokomotifinin İran'ın yapılandırılmasına yönelik 300 milyar dolarlık yatırım fonu olacağına işaret etmesi bu bağlamda önemli. İşte bu yüzden İran'ın ABD için arz ettiği öncelik her alanda İsrail'inkini frenliyor. Çıkış arayan ABD, ayak diremesi halinde şimdiden faturayı İsrail'e kesmenin hazırlığı içinde. Gidişat bunu gösteriyor.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA