Dünya tarihi bir dönemeçten geçiyor. Bu yeni dönüşümü kısaca Batı'nın geri çekilmesi veya gerilemesi olarak tanımlamak mümkün. Batılı olmayan Rusya ve Çin gibi emperyal güçler de hegemonik bir daralma sürecinde. Avrupa ve ABD ile Çin ve Rusya'dan oluşan küresel emperyal statükonun en çok çözülmeye maruz kaldığı bölge ise öyle sanıldığı gibi Ortadoğu veya Asya değil, daha çok Afrika.
Afrika'nın da özellikle SAHEL denilen kuşağı büyük bir değişim yaşıyor. SAHEL'de kırılan dengeler yeni jeopolitik arayışları tetikliyor. Batı ile çatışma giderek şiddetlenirken darbeler ve kurulan yeni ittifaklar bölgede "Yeni bir eksen kayması mı yoksa yeni bir sistem inşası mı?" tartışmalarını da had safhaya taşımış durumda.
Batı'da Senegel'den başlayıp doğudaki Eritre'ye kadar uzanan SAHEL kuşağı, Afrika'nın kuzeyindeki çöllük alan (Sahra Çölü) ile güneyindeki verimli savan iklimi arasında uzanan bölgeyi tanımlıyor. Arapça'da sahil manasına gelen SAHEL, bir bakıma çöl ile yeşil iklim arasındaki sınırı ifade ediyor.
***
SAHEL kuşağı, batıda Atlantik Okyanusu kıyısındaki Senegal ve Moritanya'dan başlayıp orta kuşakta Mali, Burkina Faso, Nijer ve Çad'ı geçip doğuda Kızıldeniz ve Aden Körfezi'ndeki Sudan ve Eritre'ye kadar uzanıyor. Başka bir deyişle Atlantik ve Hint okyanusları arasında uzanan Afrika'nın orta kuşağı diye de nitelenebilir.***
Fakat ne yapsalar da Afrika'da sömürge sonrası yeni bir dönem başlıyor. SAHEL ülkeler 2020 yılından bu yana gerçekleşen peş peşe darbelerle Batılı sömürgecilerle bütün köprüleri yıkıyor. Bazı Afrika ülkeleri yönünü Avrupa ve ABD'den Rusya ve Çin'e çevirmişti.