Türkiye'nin en iyi haber sitesi
ERSİN RAMOĞLU (GÜNEY)

Reis’i tehdit eden küçük Moskovalı

Maltepespor'un başındaki herif Reis'i tehdit etti...
Durmuyor alçaklar!
Ama demiştim ben; 'Bunların maksadı kanal değil, Reis' diye...
Hummalı bir şekilde Gezi benzeri bir 'isyan' çıkması için çalışıyorlar!
Volkan Konak'ın yakını olan meczup Ercan Konak Reis'i bakın nasıl tehdit etti;
"Eyyy Erdoğan...
Bak buraya yazıyorum...
Kanal projesi sonun olacak!
İstanbul'dan geldin, İstanbul'dan gideceksin!
Boğazın tertemiz sularında pis ve sığ düşüncelerin boğulacak!
Hepimiz yaşayacağız ve göreceğiz...
Az kaldı!" Bu adam 'Küçük Moskova diye bilinen bir ilçedendir...
Destursuz atıyor...
Meydanı boş sanıyor ahmak!
Erdoğan nefreti gözlerini kör, kulağını sağır etmiş.
Bu tipler sorguya çekilince hemen kıvırır, "sarhoş" ayağına yatar veya 'ben yazmadım' der.
Korkaktırlar!

***

CHP'li Ekrem, Metro ve Metrobüslerin ekranlarında 'Kanal İstanbul' ile ilgili yığınla yalan yazdırıyor!
Milleti böyle kandırmak istiyor.
"Kanal İstanbul, Bathenoa Antik Kenti'ni yok edecekmiş!" Yalanınızı sevsinler!
Burası ve Yarımburgaz Mağaraları kanal çalışma alanının dışında değil mi?
Dedik ya; adamların maksadı başka...
Gezi benzeri bir isyanla kelle istiyorlar!
Ekrem efendi kafasındaki barete 'Ekrem İmamoğlu' yazdırmış.
Kaybolduğu zaman bulunması için değil; kibirli oluşundan!
Elinden gelse her yere Ekrem yazdıracak!
Bu adam 39 ilçe belediyesi arasında reklama en çok para harcayan kişidir.
Başkan Erdoğan eserleriyle konuşuyor.
Bunlar da tırıvırı laflarıyla...
İşte Reis'in hayata geçirdikleri;
İHA, ATAK, Altay, Gökbey, Hürkuş, Yerli Oto, Osman Gazi Köprüsü, Havalimanları, İstanbul Havalimanı, Hızlı tren, 3. köprü, Marmaray, Avrasya, Akdeniz'de petrol ve doğalgaz aramaları, uçak gemisi, denizaltılar, bölünmüş yollar, Kanal İstanbul ve Nükleer Santral...
Dünyaya meydan okuyan Reis'in başaramadığı tek şey kuş beyinlileri millileştirememek oldu.

***

Bu gece yarısı dünya 2020'ye girecek!
Akşam için plan yapan çok.
Yılbaşı nedir bilmem ben!
Çünkü yılbaşılar bana acı verir...
Güzel anamı bir yılbaşı gecesi beynine giden pıhtı yüzünden kaybettim.
İnsanın, annesini yazması ne zormuş!
Anacığımın ellerimizin arasından kayıp gidişinin üzerinden tam 15 yıl geçti.
Güzel anam babamın daha önce öleceğini düşünür bize de; "Babanız iyi değil, ölecek!" derdi.
Ama anacığım ondan önce gitti.
Trabzon'daydım...
2003'ü, 2004'e bağlayan gece sabaha kadar çalışmıştık...
Etraf kar ve buzdu.
Yığınla kaza olmuştu.
Zigana, Zorlu Otel, Akçaabat arasında mekik dokumuş 'böyle eğlendiler' haberleri yapmıştık.
O gece yüreğim sıkışıp durdu hep.
Hiç böyle olmamıştım...
Sabah soluğu anacığımın yanında aldım.
Annem yatıyordu.
Kalkmamıştı daha...
Oysa bu saatte babam yatar o ayakta olurdu...

***

Bir terslik vardı...
Ama ne?
Güzel anamın yanına yanaştım...
'Ana kalkmadın hayırdır' dedim.
Yüzüme tuhaf tuhaf bakmış sonra da; "felç geçirdim oğlum" demişti...
Görünürde bir şeyi yoktu...
Gece yaşadığı kabusu anlattı:
"Damarlarımda kan değil lav dolaştı sanki" dedi.
"Bak ağzım da eğrildi" dedi.
Hastaneye kaldırdık anacığımı...
Karadeniz'e bakarken gözlerinin içi de gülerdi güzel anamın!
Şimdi de ben fotoğrafına bakarken çocuklar gibi yüreğim gözlerimden sel olup akıyor.
Var mıydın be anne?
Aylar mevsimler dönüp dolaştı.
Cos'a kar düştü, Zigana beyaz gelinliğini giymiş bizi bekliyor...
Ama sen yoksun anam!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA