Hatay'ın Arsuz ilçesinde Bakanlar Kurulu kararıyla "satılamaz" şerhi bulunan araziler, uluslararası bir çete tarafından sahte belgelerle satıldı.
Yazdığım yazılar sonrası hazine olaya el koydu.
Binlerce dönüm arazi, iki emlakçı ile bir avukatın tezgâhıyla satıldı ama satışa kan bulaştı.
Emlakçı Davut Bayar ve Sinan Kirmit'in başrolde olduğu Avukat Haydar Gökpınar'ın akıldanelik yaptığı arazi satışları, Ekrem Murt ile Özcan Arslan'ı karşı karşıya getirdi.
Arazilerden birini alan Özcan Arslan, olayın arkasındaki Ekrem Murt ile gündüz restoranda tartıştı.
Gece Ekrem Murt, iki arkadaşıyla birlikte Arslan'ın evine gitti...
İkili kapıda tartışmaya başladı.
"Konuşmaya geldik" diyen Ekrem'i Özcan tersledi.
Silahını çeken Ekrem "Düşmanınsam vur beni'' dedi.
Özcan da Ekrem'in elinden aldığı silahıyla onu vurdu.
Araya giren Arslan'ın eşi de karnından yaralandı.
Olay sonrası Murt ve Arslan tutuklandı.
***
DÜRDANE: İNCİ TANESİ
Abimden sonra Dürdane Hanım'ı da kaybettik.
Dürdane Hanım, eşinin yanından sessizce kuş gibi uçup gitti.
Böyle bir ölüm herkese nasip olmaz!
Çekmeden, etrafındakine çektirmeden gitmek!
Dürdane, Nesli, Nimet, Selvi ve Mustafa'nın annesidir...
Fikret abim gibi o da dermansız bir hastalığa yakalanmıştı.
Nesli'ye doktoru, "Evine gitsin, gezsin tozsun, ne isterse yapsın, kemoterapi yok artık" demişti.
Hatay depreminde evini kaybeden Dürdane'nin en büyük isteği kurada evinin çıkması idi.
Reis'in Hatay'a gelişi ona uğurlu geldi.
Kurada evi çıkmış, mutlu olmuştu...
Ölmeden önce evini ziyaret etti, nasıl donatacağını uzun uzun anlattı kızına, sonra da sessiz sedasız çekip gitti bu dünyadan.
Cennetlik bir kadındı, Allah rahmet eylesin...