Pazar günü CHP Genel Merkezi'nde çirkinlikler sahnelendi.
Başrolde Özgür Özel vardı...
Perde arkasındaki isim ise Ekrem İmamoğlu idi...
Bağırdılar...
Çağırdılar...
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ve AK Parti'ye hakaret ettiler.
Sanki CHP'de yaşananların sorumlusu onlarmış gibi.
Oysa ortada çok net bir gerçek var: CHP'yi çalmak için kullanan Ekrem İmamoğlu gerçeği.
Sanıyorlar ki üç slogan, beş provokasyon, birkaç kamera görüntüsüyle milletin hafızası silinecek.
Sanıyorlar ki sokak tehdidiyle devleti hizaya getirecekler.
Ama unuttukları bir şey var: Artık Türkiye eski Türkiye değil...
Köprülerin altından çok su aktı.
***
Kemal Kılıçdaroğlu kendisini hançerleyenleri hiç unutmaz!
Hele hele,
Ali Mahir Başarır, Veli Ağbaba,
Burhanettin Bulut, Umut Akdoğan,
Taşkın Özer, Özgür Karabat,
Adnan Beker, Cemal Enginyurt,
Gökhan Zeybek ve Ümit Dikbayır gibileri!
Bu isimler CHP'yi siyasi parti olmaktan çıkarıp menfaat kooperatifine çevirdiler.
Parayla devşirilen delegeleri
"irade" diye pazarladılar.
Belediye imkânlarıyla yürütülen operasyonları
"değişim" diye millete yutturmaya kalktılar.
Ekrem İmamoğlu'nun kurduğu düzen artık gizlenemiyor.
Yolsuzluk iddiaları...
İhale tartışmaları...
Çıkar ağları...
Hakaret dosyaları...
Belediye kaynaklarının eşe dosta peşkeş çekilmesi...
Ve en büyüğü: Kendisini siyasette parlatan
Kemal Kılıçdaroğlu'nu sırtından vurması...
***
CHP içinde büyük bir panik havası var.
Çünkü Kemal Bey'in yeniden kontrolü ele alıp partideki şaibeli isimleri tasfiye edeceği korkusu dağları sarmış.
Rüşvet, çıkar ilişkileri, belediye talanı, delege pazarlıkları...
Dosyalar büyüdükçe korkuları da büyüyor.
Ama asıl trajikomik tablo
Zeydan Karalar cephesinde yaşanıyor.
O da sağa sola
"Kemal Bey beni göreve döndürecek" mesajı yayıyor!
Mahkemede kararı Kemal Bey mi verecek Zeydan Efendi?
Savcının mütalaasını unuttun galiba.
Hakkındaki rüşvet suçlamalarını da...
Savcı siyasi yasak istedi, hatta oy bile kullanmama ihtimalin var.
Cevap bekleyen şu soruya adam gibi bir cevap versene: 2014'te icralarla boğuşuyordun, bugün nasıl devasa bir servetin sahibi oldun?
Villalar...
Fabrikalar...
Bitmek bilmeyen gayrimenkuller...
Ve lüks hayatlar...
***
Belediye kasası üzerinden kurulan düzen herkesin dilinde.
Oğlun
Mert Karalar'ın şatafatlı yaşamı da...
Dün 5 kuruşu olmayanlar bugün servet içinde yüzüyor.
Milletin sorduğu soru çok açık: Bu servet nasıl oluştu?
İsmail Saymaz isimli fitneci de çıkmış,
Özgür Özel ile Kemal Kılıçdaroğlu arasındaki krizi ancak
Zeydan Karalar'ın çözebileceğini söylüyor!
CHP'yi aile şirketine çevirdiler...
Hâlâ bu çürümüş düzeni savunanlar varsa, milletin aklıyla alay ediyorlar demektir.
Kemal Kılıçdaroğlu şimdi tarihi bir yol ayrımında.
Ya şaibelerle anılan kadroları koruyacak... Ya da partideki çürümeyi temizleyecek.
Millet artık hesap sorulmasını istiyor.
Belediyenin nasıl soyulduğunun da ortaya çıkması şart.
***
15 Haziran'daki dava bu yüzden kritik.
Savcının siyasi yasak talebi adamın yüreğini titretiyor.
Özgür Özel ise manipüle ettiği partilileri yeni yapıya taşımanın hesabını yapıyor.
Mustafa Kemal'in partisini; şaibenin, hizipçiliğin ve çıkar kavgasının merkezi yaptılar...
Özel çıkıp
"Borsa çökecek" dedi.
Ama tam tersi oldu.
Piyasalar kriz çağrılarına prim vermedi.
O hâlâ
"Hayatı durdurmakla", örgütü sokağa çağırmakla milleti tehdit ediyor.