Türkiye'nin en iyi haber sitesi

PROF. DR. BENGİ SEMERCİ
PROF. DR. BENGİ SEMERCİ

Çocukların korkuları

Çok sayıda anne baba çocuklarının korktuklarından yakınıyor ve bu durumun normal olup olmadığını öğrenmek istiyor. Gelişim çağına uygun mu? Yoksa tedavi edilmesi mi gerekiyor bilmek istiyorlar. Bu nedenle çocukluk dönemi korkularından bahsetmek istiyorum. Çocukluk dönemi korkuları, çocuğun bulunduğu yaşa ve gelişim dönemine göre değişiklik gösterir.
Bebeklik döneminde çevredeki her şey yeni ve bilinmedik olduğundan hemen her şeyden korkabilirler. Ani gürültü, parlak ışık korkutucu olabilir.
Üç-altı yaş arası korkuların arttığı bir dönemdir. Bedenine bir zarar geleceği duygusu, karanlık, yabancılar, aileden uzak kalma, gök gürültüsü gibi korkular vardır. Bunlara ailelerin eklediği dilenci, hırsız, öcü, doktor korkusu gibi korkular eklenebilir.
İlkokul döneminde daha somut şeylerden korkulur. Hayvanlardan, kendine zarar verecek kişilerden, filmlerden korkmalar başlar.
Ergenlik döneminde en sık gelecek korkusu olmak üzere, beğenilmeme, küçük düşme gibi soyut korkular önplana çıkar.
Korku fobi ve kaygıdan farklı bir duygudur. Fobi belli bir nesne ya da duruma karşı oluşan anlamsız, aşırı ve sürekli bir korkudur. Örneğin fobiniz olan bir durumla karşılaşmak, hatta karşılaşma olasılığı bile, zarar görmeyeceğinizi bilseniz de korku yaratır.
Kaygı ise, kötü birşey olacakmış gibi, nedeni belirsiz bir endişe duygusudur. Bazen sadece belli bir durum kaygı yaratabilir. Örneğin yabancılarla konuşma gibi.
Çocukluk dönemindeki bazı korkular ise tamamen döneme özgü, gelişimsel korkulardır. Çocuk gelişimini tamamladıkça, dönem değiştirdikçe yok olur ya da değişirler.
Korkular gelişimsel ya da durumsal olabilir. Ancak pek çok durumda aileler ve diğer erişkinler, bu korkuların ortaya çıkmasına, pekişmesine neden olurlar. Çocuğu kontrol edebilmek, istenmeyen davranışlarını engelleyebilmek için söylenen sözler korkulara neden olur. "Seni dilenciye veririm", "Oraya gidersen öcüler yer", "Köpeğe yaklaşma, ısırır", "Yaramazlık yaparsan seni bırakır giderim", "Bak şimdi susmazsan doktor iğne yapacak". Ağzımızdan kolayca çıkan, sonuçlarını hiç düşünmediğimiz, anlık çözümler getiren ama sonrasında korkulara neden olan erişkin davranışlarıdır.
Bunları yaptıktan sonra çocuğunuzun yalnız başına bir odaya gitmesini, doktora gidecek diye ağlamamasını, ya da diğer korkularını yenmesini beklemek doğru olmaz. Benzer şekilde, korkularının üstüne bilinçsizce gitmek de, tam tersine korkuları arttırabilir. Karanlıktan korkan çocuğu karanlıkta bırakmak, köpekten korkan çocuğa zorla köpek sevdirmek gibi...

ÇÖZÜMÜ VAR
Gelişim dönemine özgü olup, her çocukta görülebilen, çocuğun ve ailenin yaşamını engellemeyen korkular dönemle geçeceği için tedavi edilmez. Bu durumlarda ailelerin, olumlu, yatıştırıcı, korkuyu desteklemeyen ve açıklayıcı tutumları yeterlidir.
Karanlıktan korkan çocukla birlikte karanlık ortama girip, sonra ışıkta farklı birşey olmadığını ona göstermek, uykuya dalana kadar yanına yatmadan, oturarak masal okumak, küçük bir lamba yakmak gibi önlemler yeterli olur. Ama en önemlisi ona güven vermek ve yanında olacağınızı hissettirmektir.
Erişkinlerde olduğu gibi çocuğun yaşamını etkileyen ve işlevlerini yapmasını engelleyen durumlarda uzman görüşü almak gerekir. Çocukluk döneminde tedavi gerektiren bazı önemli korkular, kaygılar vardır. Bunlardan biri ayrılık kaygısıdır. Bu durumda hemen çocuk ruh sağlığı uzmanına başvurmak gerekir. Bazen gece korkuları, karabasanlar uykunun bozulmasına neden olur. Bu tür durumlarda çocuk ruh sağlığı uzmanı ile ailenin işbirliği sorunu çözecektir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN