Sevgili Gencay Gürün, geçirdiği ameliyat nedeniyle geçen akşam Profilo'da kurucusu olduğu Tiyatro İstanbul'daki Özel Hayatlar oyununun galasına katılamadı. Öncelikle ona geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Bu oyunu kaçıncı izleyişim, bilmiyorum. Daha birkaç yıl önce Beyoğlu Küçük Sahne (Sadri Alışık) tiyatrosundaki temsili gözümün önünde. Tipik İngiliz yazarı Noel Coward'ın oyunu, türünde bir klasik. Bu kez Cihan Ünal sahneye koymuş ve başrolü de yüklenmiş. Gözlemlerime gelince... Ünal serbest bir yorum getirmiş. En çok da erotizm ve teşhirciliğe yaslanmış. Eee, zamane icabı! Ama haksız değil. Çünkü karşısındaki Hande Ataizi, gerçekten çok güzel bir kadın. İnsanın "Daha önceleri neredeydiniz?" diye sorası geliyor. Ve Ünal, hem bir erkek hem de oyununun çok izlenmesini isteyen bir yönetmen olarak, onu hayli soymuş. Öyle ki, oyun aynı zamanda bir kadın çamaşırları defilesi gibi... Ünal ise Altı Haftada Altı Dans Dersi'nden beri büründüğü aynı görünümde. At kuyruğu saçlar, kıvrak hareketler, spor giysiler. Ve bizim Yüksel Aytuğ'la giderek artan bir benzerlik! Genç oyuncular Şencan Güleryüz ve Burcu Kazbek ise gerçekten iyiler. Tek sorun şu: Oyun biraz demode olmuş. Aslında demode olan, belki de klasik Bulvar Tiyatrosu. Hele son dönemde İstanbul'da izlediğim kimi Devlet veya Şehir Tiyatroları, hatta gencecik trupların cesur ve yenileyici oyunları yanında... Yine de siz siz olun, bu Hande Ataizi gösterisini kaçırmayın.