Türkiye'nin en iyi haber sitesi

ATİLLA DORSAY

Tiyatroyla nasıl barıştım?

Özen Yula'nın Şems!.. Unutma oyununda Şems'in Konya'dan gitmesinden sonra Mevlana'nın içine düştüğü keder anlatılıyor. Yaz tatiline giren oyun, mevsim başından itibaren tekrar sahnelenecek

Uzun zamandır tiyatro yazmadığımı fark etmişsinizdir. Sahnelerdeki birçok oyunun hepsine gidemedim, gittiklerimin çoğunda, hem de en ön sıralarda oturduğum halde, kendilerini herhalde bir kamera önünde sanan ve de konuşmak yerine fısıldamayı seçen modern oyuncular yüzünden metni izleyemedim, izleyebildiklerimi de çok sevemedim. Ama Enka'nın İstinye Park'ın hemen yanındaki sosyal merkezinde yaz gösterileri için kullandığı sempatik açıkhava amfisinde, o enfes Fazıl Say konserinden sonra CEF Tiyatro'nun Şems!.. Unutma oyununu izledim. Yetenekli ve verimli yazar Özen Yula'nın bu son oyunu, beni tiyatroyla barıştırdı desem yeridir. Oyun, Şems'in Konya'dan çekip giderek kayıplara karışmasından sonra, Mevlana Celalettin Rumi'nin müthiş bir kedere düştüğü günleri anlatıyor. Ortada ne Rumi var, ne de Şems... Onların yerine, Mevlana'nın eşi Kerra Hatun, iki oğlu, Şems'in karısı, çıkıp gelen gizemli bir gezgin ve Mevlana'ya hayran bir hanende var. Bu kişiler, söz ve de şarkılarla Mevlana'yı anıyor, 'maşuku' Şems'in ölümünü öğrendikleri halde ona haber verip vermemeyi tartışıyor, olup bitene yorumlar getiriyorlar. Metnini bizzat sahneleyen Yula, gerek kimi sözlerle, gerekse fona yerleştirdiği, yarı çıplak stilize bir 'sema' yapan iki delikanlıyla, Rumi-Şems ilişkisini 'bir erkeğe âşık olan bir diğer erkek' düzeyine indiren bir görüşe çanak tutar gibi oluyor. Ama görünüşe aldanmayın! Oyun Mesnevi'yi özümlemiş bir birikimle, zengin alegoriler, süslü özdeyişler ve tüm metne sinmiş bir felsefi bakışla, o 'fetret devri' için çok önemli olan sevgi, hoşgörü ve diyalog kavramlarını besliyor, yüceltiyor. Ve gerçekçilikten tümüyle simgeselliğe kaymış bir tavrı seçerek, sonuna dek bu yönde yürüyor. Elbette bunların gerçek Mevlana ve Mevlevi düşünceyi sadakatle yansıtma düzeyini uzmanları tartışacaktır. Ben kendi adıma, tam bir tiyatro olayıyla karşılaşmaktan ve de Yetkin Dikinciler'den Sinan Tuzcu'ya, Sema Keçik'ten Teoman Kumbaracıbaşı'na, Beste Bereket'ten hem oyunu hem de şarkılarıyla katılan Jehan Barbur'a tüm o sanatçıları izlemiş olmaktan son derece mutluyum. Oyun elbette yaz tatiline girdi, ama mevsim başından itibaren yine sahnelenecek. Rastlarsanız kaçırmayın..

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.