Türkiye'nin en iyi haber sitesi

HAKAN UÇ

Müzik sektöründe asıl tehlike ne?

Son dönemde müzik dünyasında en çok yanlış anlaşılan konulardan biri yapay zekâ ile şarkı üretimi. Dışarıdan bakıldığında her şey "çok kolay" gibi görünüyor. Birkaç kelime yazıyorsunuz, yapay zekâ size üç dakikalık bir şarkı, neredeyse kusursuz bir aranje, hatta kulağa "hit" gibi gelen bir yapı sunuyor. Bazı imzalar bu aranjeleri alıp kullanıyor, bazı sanatçılar bunu üretim zannediyor.
Ama kimsenin konuşmadığı, hatta bilmek istemediği çok kritik gerçekler var. Evet, yapay zekâ bugün size bir aranje yapabilir. Evet, kulağa iyi de gelebilir. Ancak bu işin hukuki, etik ve ekonomik boyutu görmezden geliniyor. Çünkü yapay zekâ ile üretilen müziğin telif meselesi hâlâ gri bir alan. Bugün "ben yaptım" dediğiniz bir şarkı, yarın yapay zekâ şirketinin veri havuzundan beslendiği gerekçesiyle telif ihtilafına konu olabilir. Ve asıl tehlike tam da burada başlıyor.

İlerleyen yıllarda, hatta çok uzak olmayan bir gelecekte, yapay zekâ şirketlerinden sanatçılara telif talepleri gelmesi sürpriz olmayacak. Daha da kötüsü, platformlar bu tür içerikleri tek taraflı kararlarla kaldırabilir. O an ne olur biliyor musunuz? İzlenmeleriniz bir anda sıfırlanır. Geliriniz durur. Yıllarca emek verdiğinizi sandığınız şarkı, dijital dünyadan silinir. Üstelik bu sadece maddi bir kayıp değildir. Sanatçının güvenilirliği, kataloğu ve itibarı da zarar görür. Burada yanlış anlaşılan bir başka nokta daha var:
Yapay zekâ üretmez, derler; doğru. Ama daha önemlisi şudur: Yapay zekâ sorumluluk almaz. Bir prodüktörle çalıştığınızda ortada bir emek, bir imza, bir sorumluluk ve bir hukuki karşılık vardır. O aranje bir fikrin, bir hissin ve bir müzikal geçmişin ürünüdür. Yapay zekâ ise geçmişte üretilmiş milyonlarca işin istatistiksel ortalamasıdır. Bugün bazı sanatçılar bunu "kolaylık" olarak görüyor. Oysa bu kolaylık, yarın çok ağır bir bedel olarak geri dönebilir. Yapay zekâ, müzikte yardımcı bir araç olabilir. İlham verebilir, demo aşamasında fikir sunabilir. Ama işi tamamen ona teslim etmek, özellikle telif ve yayınlama tarafında, ciddi bir risk demektir.
Ne yazık ki sanatçıların büyük bir bölümü bu konuyu hâlâ yanlış anlıyor. "Şimdi sorun yok" demek, yarın olmayacağı anlamına gelmiyor. Dijital platformlar ve büyük teknoloji şirketleri, zamanı geldiğinde kuralları koyar. Sanatçı ise çoğu zaman bu masada en zayıf halkadır.
Özetle: Mesele yapay zekâya karşı olmak değil. Mesele, neye imza attığını bilmek. Müzik hâlâ bir emek işidir. Ve emek, kopyalanabilir verilerden çok daha değerlidir.


Elif Buse'den akustik yorum
Akustik Renkler 2 projesinin ikinci şarkısı olarak Elif Buse Doğan, söz ve müziği Yıldız Tilbe'ye ait olan Kolay Değil'i müzikseverlerle buluşturuyor. İlk kez 2003 yılında Yıldız Tilbe tarafından seslendirilen şarkı, yıllar sonra akustik bir yorumla yeniden hayat buluyor. Akustik düzenlemeler Emir Çelikel ve Özdemir Güz imzası taşıyor. Canlı vokal ve gerçek enstrümanlarla kaydedilen performans, şarkının duygusunu ön plana çıkarıyor. Kolay Değil, tüm dijital platformlarda yayında...

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.