Türkiye'nin en iyi haber sitesi

HAKAN UÇ

Tartışmaların gölgesinde bir menajer

İngiliz müzik dünyasında yıllardır krizler ve sert çıkışlarla anılan 73 yaşındaki menajer John Giddings’in Türkiye planları yeni bir tartışma başlattı. Oysa bugün Türk müzik sektörü artık dünyaya açılmak için eski düzenin problemli isimlerine değil, güçlü ve güvenilir ortaklıklara ihtiyaç duyuyor

Bir süredir adını duyuyorum John Giddings'in... Kimdir, ne iş yapar diye merak ettim. Yıllardır İngiliz müzik sektöründe büyük promoter olarak anlatılıyor olabilir. Ama bugün geriye dönüp bakıldığında ortaya çıkan tablo, başarı hikâyesinden çok tartışmalarla örülü problemli bir kariyeri gösteriyor.
Ve şimdi aynı isim, Türkiye'de sanatçılarla 'global iş birlikleri' yapmak istiyor. Peki soru şu: Neden özellikle bu adam?
Çünkü bugün Türkiye'de global bağlantılar kurabilecek yüzlerce güçlü organizatör, uluslararası müzik şirketi, booking ajansı ve festival ağı zaten var. Dünyanın en büyük label'ları Türkiye'de aktif çalışıyor. Büyük menajerlik şirketleri yıllardır Türk sanatçıları Avrupa'ya, Amerika'ya ve Orta Doğu pazarına taşıyor. Yani Türk müzik sektörü artık dışarıdan gelecek tek bir "eski düzen promoterine" ihtiyaç duyacak noktada değil. Üstelik söz konusu isim, kariyeri boyunca sürekli krizlerle dünya basınına yansıyan biri.
2007'de organizasyonun kendi festival biletlerini eBay üzerinden açık artırmaya çıkarması İngiliz basınında büyük tartışma yarattı. İnsanlar karaborsacılardan şikayet ederken organizasyonun kendi biletlerini en yüksek fiyatı verene satması, festival kültürünün tamamen ticari bir modele dönüştüğünün sembolü olarak yorumlandı. Gelen tepkilere karşı söylediği: "Bu benim festivalim, istediğimi yaparım!" sözleri ise hâlâ unutulmuş değil.

LADY İFADESİYLE BÜYÜK TEPKİ ÇEKTİ
2012'deki Isle of Wight çamur felaketi sırasında olay yalnızca sosyal medyada değil, doğrudan BBC News ve ITV News gibi İngiltere'nin en büyük medya kuruluşlarında gündem oldu. Binlerce insanın festival alanına ulaşamaması, saatlerce trafikte kalması, araçlarında uyuması ve kriz yönetiminin çökmesi büyük tepki çekti. Daha sonra iade konusunda yaşanan geri adımlar da yeniden haberleştirildi.
Tekelleşme tartışmaları ise doğrudan devlet seviyesine taşındı. Competition and Markets Authority tarafından başlatılan inceleme yalnızca müzik bloglarında değil, resmî hükümet kayıtlarında ve sektör medyasında yer aldı. UK Government CMA Inquiry ve Music Week gibi kaynaklarda konser sektöründeki güç yoğunlaşması tartışıldı.
2021'deki "lady rock bands" skandalı da yine dünya müzik medyasında geniş yankı buldu. Isle of Wight Festivali için kadın müzik grupları önerisi isterken "lady" kelimesiyle kadın müzisyenleri küçümseyen, onları ayrı bir kategoriymiş gibi gösteren eski kafalı bir dil olarak görülmesiydi. Olay yalnızca Twitter tartışması olarak kalmadı; Nova.ie ve Keychange gibi platformlarda sektörün erkek egemen yapısının örneklerinden biri olarak işlendi. Yani burada bahsedilen kişi sadece "sert bir promoter" değil; yıllardır krizlerle, kibirli açıklamalarla ve tartışmalı sektör politikalarıyla anılan bir figür.

Daha da ilginç olan şu: John Giddings bütün bunları çoğu zaman saklama ihtiyacı bile duymuyor. Blöf yaptığını, psikolojik oyunlar kullandığını, agresif pazarlık stratejileri uyguladığını kendi röportajlarında açıkça anlatıyor. Eskiden bunlar "eski okul müzik patronluğu" diye romantikleştiriliyordu. Ama bugün dünya değişti. Artık müzik sektöründe şeffaflık, sanatçı hakları ve etik çalışma kültürü konuşuluyor.
Ve tam da bu yüzden Türkiye'de birçok insan şu soruyu soruyor: Global iş bağlantısı için neden kariyeri sürekli tartışmalarla anılan bir promoter tercih edilsin? Çünkü bugün Türk sanatçıları zaten global arenada güçlü işler yapabiliyor. Dünya starlarıyla düet yapan, Avrupa festivallerine çıkan, milyonlarca dinlenmeye ulaşan sanatçılarımız var. Yani mesele artık "Batılı promoter bulmak" değil; doğru insanlarla çalışmak. Global olmak demek sadece yurtdışına açılmak değildir. Kiminle çalıştığın da senin marka değerini belirler. Ve geçmişi bu kadar tartışmalı bir figürün Türkiye'de "büyük fırsat" gibi sunulması, doğal olarak ciddi soru işaretleri yaratıyor.
Belki de artık Türkiye müzik sektörünün sorması gereken soru şu: Gerçekten vizyoner ortaklıklara mı ihtiyacımız var... Yoksa eski düzenin problemli figürlerine mi?


KADINLARA BAKIŞI PROBLEMLİ
John Giddings hakkında en büyük tartışmalardan biri de kadın sanatçılar konusunda kullandığı dil oldu. "Lady rock bands" çıkışı sonrası dünya basınında günlerce eleştirilen Giddings'in kadın müzisyenleri ayrı bir kategori gibi göstermesi, sektörün erkek egemen bakış açısının örneklerinden biri olarak yorumlandı.
Tam da bu nedenle bugün Türkiye'de özellikle kadın sanatçılar veya kız grupları üzerinden "global proje" söylemleri kurulurken birçok kişi doğal olarak şu soruyu soruyor:
Kadın sanatçılar hakkında geçmişte böylesine problemli ifadeler kullanan bir isme neden genç kadın müzisyenlerin kariyeri emanet edilmek isteniyor? Çünkü mesele artık yalnızca yurtdışı bağlantısı değil. Sanatçının kimlerle temsil edildiği de önemli. Bugün dünya müzik endüstrisi kadın sanatçı hakları, eşit temsil ve güvenli çalışma ortamlarını konuşurken; geçmişi bu kadar tartışmalı açıklamalarla dolu bir promoterin Türkiye'de "vizyoner fırsat" gibi sunulması ciddi soru işaretleri yaratıyor. Özellikle genç kadın sanatçıların veya kız gruplarının böylesi bir figür üzerinden konumlandırılmaya çalışılması, müzik sektöründe birçok kişi tarafından riskli ve çelişkili bulunuyor.


ROLLING STONES KONSERİNDE DE TARTIŞMA OLDU
2006 yılında Hırvatistan'da The Rolling Stones konseri etrafında büyük bir finansal tartışma yaşandı. Zagreb konserinin organizasyonunda yer alan KDZ isimli yapı hakkında; hayali çalışan maaşları, açıklanamayan ödemeler, sahte giderler ve nakit sanatçı ödemeleri gibi ciddi usulsüzlük iddiaları gündeme geldi. Devlet denetim raporlarına dayandırılan haberlerde, bazı sanatçılara yüksek miktarlarda nakit ödeme yapıldığı ve milyonlarca kuna değerindeki para hareketlerinin şüphe yarattığı öne sürüldü. Olayın merkezindeki yerel promoterler ve organizasyon yapıları yoğun şekilde tartışılırken, turnenin Avrupa organizasyonunda önemli rol oynayan John Giddings'in adı da haberlerde sık sık geçti. "Para trafiğinin ve finansal usulsüzlük iddialarının konuşulduğu organizasyon ağlarının içinde John Giddings'in adı da sürekli geçiyor. Bu durum, özellikle bugün 'güvenilir global partner' imajı çizilmeye çalışılırken doğal olarak ciddi soru işaretleri yaratıyor."

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA