Türk müziğinin güçlü sesi Deha Bilimlier, yeni teklisi Aşksız Prens ile dinleyicilerinin karşısına çıkıyor. Duygusal anlatımı ve etkileyici yorumuyla dikkat çeken eser, müzikseverlere unutulmaz bir dinleme deneyimi sunmaya hazırlanıyor. Söz ve müziği Yıldız Tilbe imzasını taşıyan Aşksız Prens, usta müzisyen Ercan Bakalımoğlu'nun düzenlemesiyle çağdaş bir sound kazanıyor. Güçlü vokaliyle şarkıya kendi yorumunu katan Deha Bilimlier, bu özel eserle repertuvarına bir yenisini daha ekliyor.

Türkiye'nin önde gelen eğlence mekânlarında sahne performansıyla geniş bir dinleyici kitlesine ulaşan Deha Bilimlier, son dönemde yayımladığı çalışmalarla dijital platformlarda Bana Sor ile yakaladığı başarılı çıkışın ardından; kendine özgü yorumunu bu kez Aşksız Prens ile sürdürüyor. Güçlü sahne enerjisini stüdyo performansına taşıyan sanatçı, yeni çalışmasıyla dinleyicilerine bir kez daha sesleniyor. Yapımcılığını Genius Production'ın üstlendiği Aşksız Prens, etkileyici sözleri, güçlü melodisi ve kaliteli prodüksiyonuyla sezonun öne çıkan çalışmalarından biri olmaya aday.
DUVARLAR SANATLA RENKLENSİN
Bazen bir belediye başkanından duyduğunuz tek bir cümle bile insanı mutlu etmeye yetiyor. Bayrampaşa Belediye Başkanı İbrahim Akın'ın grafiti ve duvar sanatçılarıyla ilgili yaklaşımını duyduğumda ben de sevindim. Çünkü yıllardır şehirlerin duvarlarında aynı tartışmayı yaşıyoruz: Sanat mı, görüntü kirliliği mi?
Aslında cevap çok basit. İzinsiz şekilde, gelişigüzel yapılan her çizimi sanat olarak değerlendiremeyiz. Ama gerçekten yetenekli gençlerin, grafiti ve duvar sanatçılarının üretebileceği alanları da ellerinden alamayız. Tam tersine, onlara doğru alanları göstermemiz gerekiyor.
İşte Bayrampaşa'da verilmek istenen mesaj tam olarak bu: "Gelişigüzel her duvarı boyamayın. Biz size alan gösterelim, sanatınızı orada yapın, eserlerinizi sergileyin ve bizimle iş birliği yapın." Bence şehir yönetiminde olması gereken yaklaşım da bu. Yasaklamak kolay.

"Buraya çizemezsin, şurayı boyayamazsın" demek de kolay. Zor olan, o spreyi tutan gencin elindeki yeteneği görmek. Bugün dünyanın birçok büyük şehrinde duvar sanatı artık şehrin kimliğinin bir parçası. İnsanlar bazı sokakları yalnızca oradaki mural ve grafiti çalışmalarını görmek, fotoğraf çekmek için ziyaret ediyor. Bir zamanlar "duvara yazı yazıyorlar" denilen gençlerin eserleri bugün sanat galerilerinde sergileniyor. O halde biz neden kendi gençlerimizi görmeyelim?
Bayrampaşa Belediyesi'nin belirleyeceği alanların sanatçılara açılması, doğru uygulanırsa yalnızca birkaç duvarın renklendirilmesi anlamına gelmez. Gençlere "Sizi görüyoruz, yeteneğinizi önemsiyoruz" mesajı verir. Belki bugün elinde sprey boyayla o duvarın karşısına geçen gençlerden biri, yarın uluslararası bir sanatçı olacak. Belki Bayrampaşa'da sıradan bir duvar, birkaç yıl sonra insanların önünde fotoğraf çektirmek için geldiği bir sanat noktasına dönüşecek.
ELLERİNDEN SPREYİ ALMAYIN!
Şehir sadece beton, asfalt ve tabelalardan oluşmaz. Şehrin ruhunu insanlar yaratır. Müzisyenleri, ressamları, grafiti sanatçıları, tasarımcıları ve gençleri yaratır. Bu nedenle İbrahim Akın'ın sanatçılara verdiği "Gelin, belirlediğimiz alanlarda sanatınızı özgürce sergileyin, bizimle iş birliği yapın" mesajını değerli buluyorum. Ama şimdi ikinci adım daha önemli: Bu çağrı çok önemli.
Bayrampaşa'nın duvarları genç sanatçılara ayrılsın. Yılda bir kez büyük sokak sanatı festivali yapılsın. Farklı şehirlerden gençler gelsin. Müzik olsun, sanat olsun, duvarlar dev tuvallere dönüşsün. Gençlerin elinden spreyi almak yerine onlara boyayabilecekleri bir duvar verelim.

METRO BOOMIN 22 EYLÜL'DE İSTANBUL'A GELİYOR
Modern hip-hop ve trap müziğin sınırlarını yeniden tanımlayan, çağımızın en etkili prodüktörlerinden Metro Boomin, 22 Eylül'de İstanbul'da müzikseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Dünyanın dört bir yanında milyonlarca dinleyiciyi etkisi altına alan sanatçı, Only You Live organizasyonuyla KüçükÇiftlik Park sahnesine geliyor. Biletler çoktan satışa çıktı bile.
Kariyeri boyunca sayısız liste başı hit'e imza atan Metro Boomin; Travis Scott, Future, 21 Savage, The Weeknd, Drake ve Post Malone gibi müziğin en büyük isimleriyle gerçekleştirdiği iş birlikleriyle çağdaş hip-hop kültürünün şekillenmesinde önemli bir rol üstlendi. Kendine özgü karanlık atmosferi, yenilikçi prodüksiyon anlayışı ve kusursuz müzikal vizyonuyla yalnızca bir yapımcı değil, bir dönemin ses mimarı olarak kabul ediliyor.
Müzik dünyasındaki başarısını sinema alanına da taşıyan Metro Boomin, büyük ses getiren Spider-Man: Across the Spider-Verse filminin soundtrack albümünün yürütücü yapımcılığını üstlenerek müzik ve sinemayı kusursuz bir şekilde bir araya getirdi. Filmdeki özel görünümü ve soundtrack'e kattığı yaratıcı dokunuşlar, projeyi dünya çapında unutulmaz bir deneyime dönüştürdü.
Sanatsal başarılarının yanı sıra toplumsal sorumluluk projeleriyle de öne çıkan Metro Boomin, annesinin anısını yaşatmak amacıyla hayata geçirdiği Single Moms Are Superheroes girişimiyle ihtiyaç sahibi ailelere destek olmayı sürdürüyor. Müziğin dönüştürücü gücünü sosyal faydayla buluşturan sanatçı, yeni nesil yaratıcıların ilham kaynaklarından biri olarak gösteriliyor.