Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Kan grubuna göre beslenmek son yılların popüler diyetlerinden. Fakat bu beslenme sisteminin faydalarına ilişkin bilimsel bir araştırma yok...

İlk duyduğumda dört yıl okuduğum lisans eğitiminde hiç duymadığım bu diyet sistemine nasıl yorum yapacağımı şaşırmıştım. Ve hemen klinik beslenme anlatan hocama dönüp sormuştum. "Hocam kan grubuna göre bir diyet, bir beslenme tedavisi veya herhangi bir yiyeceğin belirli bir kan grubuna göre ayrışması konusu olabilir mi?" demiştim. Hocamın yanıtı hâlâ kulaklarımda. "Kan grubuna göre bir beslenme tedavisinin kabul edilebilmesi için PubMed dediğimiz tıbbın anayasası olan, bilimin kalbinin attığı bu ortamda yayımlanmış olması gerekir" diye yanıt vermişti. Ve ilk işim daha internetin yeni yaygınlaştığı o dönemde PubMed'e girdim kan grubuna göre diyeti arama motoruna yazdığımda sonuç 0 idi. Kasım 2019 itibariyle baktığımda iki adet yayın görünmekte, fakat bu yayınlara baktığımızda kan grubuna göre diyetin savunulduğu üzere kalp damar hastalıkları gibi kronik hastalıkları önlemede ve sağlığı korumada etkinliğinin olmadığı söyleniyor.
Kan grubuna göre diyet ilk olarak 1996 yılında naturopati uzmanı bir hekim olan Peter D'Adamo tarafından ortaya atıldı. D'Adamo yediğimiz yiyeceklerin kan grubumuza göre kimyasal olarak tepki verdiğini ve kan grubu için tasarlanmış bir diyet uygulandığında vücudun yiyecekleri daha verimli bir şekilde sindirebileceğini savunuyordu. Bu sayede, yapılan diyetle kilo vermenin kolaylaşacağını, enerjinin artacağını ve kalp hastalıkları gibi kronik hastalıkların önlenmesine yardımcı olacağını iddia ediyordu. D'Adamo kan grubuna göre diyetin nasıl uygulanacağı, hangi besinlerin, baharatların, vitamin ve mineral takviyelerinin, hangi egzersizin yapılması gerektiğini anlatan Eat Right 4 Your Type adında da bir kitap çıkardı ve New York Times'da en çok satan kitaplar arasında yer alarak, hızla popüler oldu. Oysa bu diyet tarzının da besin gruplarını kısıtlayan diğer diyetlerden farkı yok.

BU TÜR BESLENMENİN ÇIKIŞ NOKTASI
0 kan grubunun avcı toplayıcı olan en eski insanların, hayvansal protein bakımından yüksek diyetlere sahip ata kan grubu olduğunu bu nedenle hayvansal besinlerden ağırlıklı bir beslenme modeliyle yaşam sürmelerinin yararlı olduğu düşünülüyor. A kan grubunun ise insanlar tarıma başladıklarında ve daha çok vejetaryen tarzı beslendiklerinde geliştiği savunulur ve bitkisel besinler ön planda tutulur. B kan grubuna sahip bireylerin, süt ürünleri tüketiminden fayda sağladıkları düşünülüyor. Çünkü bu kan grubunun göçebe kabilelere dayandığı varsayılıyor. Son olarak, AB kan grubu olan bireylerin, A ve B grubu için önerilenlerin orta düzeyinde olan bir diyetten fayda göreceğine inanılıyor. Ancak kan grubu ile sindirim arasında bir bağlantıyı kanıtlayan hiçbir bilimsel çalışma yoktur.

HASTALIKLARLA BAĞLANTISI VAR MI?
A, B, 0 kan grupları ve hastalıklar arasındaki bağlantıyı inceleyen bilimsel çalışmalarda farklı kan grubuna sahip kişilerin bazı hastalıklara yakalanma riskinin daha yüksek ya da düşük olabileceğine dair kanıtlar bulundu. Örneğin 0 kan tipine sahip bireylerde kalp damar hastalığı riski diğer gruplara kıyasla daha düşük fakat mide ülseri riski daha yüksektir. B grubuna sahip bireylerin ise tip 2 diyabet riski, 0 kan grubuna sahip bireylerden daha düşüktür. Bu nedenle kan grubu sisteminin bir bireyin belirli hastalıklara karşı duyarlılığını belirlemede rol oynaması muhtemeldir. Ancak bunun diyetle ilgisini gösteren hiçbir çalışma yoktur.

BİLİMSEL ÇALIŞMALAR NE DİYOR?
2013 yılında The American Journal of Clinical Nutrition'da yayımlanan, dünyadaki tüm tıbbi literatürü analiz eden derleme çalışması kan grubu diyetinin sağlığa faydalı olduğuna dair hiçbir bilimsel çalışma bulamamıştır. 2014 yılında PLoS One adlı bilimsel dergide yayımlanan çalışmada 1455 kişinin kan grubuna göre diyet uygulamanın kalp damar sağlığını etkileyen parametreler üzerindeki etkisini incelemiştir. Sonuçta A kan grubuna sahip kişiler için önerilen bol sebze, meyve içeren bir diyetin kolesterol ve kan basıncı gibi kardiyometabolik risk faktörlerinde iyileşme sağladığı bulunmuştur. Ancak bu gelişme yalnızca A kan grubuna sahip olan bireylerde değil, A tipi yani bitkisel ağırlıklı beslenen herkeste görülmüştür. Bu da kan tipine göre diyet savunusunun gerçekçi olmadığını göstermektedir.

Lektin içeren besinlerden sakınılmalı mı?
Lektin baklagiller, buğday ürünleri, domates, yer fıstığı ve kaju, patlıcanda yoğun miktarda bulunan, tohumları böcek ve zararlı organizmalardan koruyan şeker bağlayıcı proteindir. D'Adamo teorisine göre lektinlerin, bireyin kan grubu ile uyumlu olmaması durumunda kırmızı kan hücrelerinde kümeleşme gerçekleşir. Ancak bu konuyla ilgili yapılan bilimsel çalışmalarda yalnızca çiğ baklagillerdeki küçük bir lektin yüzdesinin belirli kan türüne özgü böyle bir etki oluşturabileceğine dair kanıtlar vardır. Bu da anlamsızdır, çünkü baklagilleri tüketmeden önce ıslatıp pişirdiğimizde lektinler kaybolur. Bununla birlikte genel olarak lektinler tüm kan gruplarındaki bireyleri etkileyebilir. Kısacası kan grubuna göre lektin içeren besinlerin diyetten çıkarılması mantıklı değildir.

Uygulanması mantıklı mı?
Kan tipine göre diyet kısıtlayıcı bir uygulamayı gerektirir ve kişisel tercihleri göz ardı eder. Bireye özgü ve uygulanabilir değildir. Ayrıca organik besinler ve takviyeler de ekstra para harcamanıza neden olur. Kan tipine göre beslenmenin sindirimi kolaylaştırdığı, enerjiyi artırdığı veya kronik hastalıklardan koruyucu olduğuna dair hiçbir kanıt yoktur. Kan grupları ile sindirim sistemi arasında vücutta metabolik bir ilişki yok. Kan grupları ile yiyecek seçimi ve fiziksel aktivite önerileri arasında da bağlantı yoktur. Bu nedenle bir beslenme uzmanı olarak bu diyetin uygulanmasının mantıklı olmadığını açıkça söyleyebilirim.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA