Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Dün bir maçtan daha fazlası olan bir karşılaşmaydı. Futbol tarihinin ilk play-off'u, şampiyonluğun ve son maçın iki taraf arasında kalmış olması, Galatasaray'ın şampiyonluk halinde yine Türk futbol tarihinde ilk defa ezeli rakibinin sahasında alacağı kupa ve de bütün sezon futbolun bitmeyen sıkıntıları vardı maçın perde arkasında...
Galatasaray turu nerede atacağım derken, 9 puanı bir anda eriten Fenerbahçe finali Kadıköy'e taşımıştı. Bu tansiyon ve gerginlik gerçekten bir maçtan daha fazlasıydı. İzlemek, konuşmak, yorumlamak kolay da bu tansiyonu yaşayıp, kaldırmak bu kadar değil.
Fenerbahçe bu gerilimden uzak kaldığını hafta içi sakin olma demeçlerine bağlı davranacağını gösteren bir başlangıç yaptı. Sakin ve kontrolluydu... Elmander'in sakatlanması onlara büyük artı getirebilirdi. Hakan Şükür'ü diğerlerinden farklı yapan hücum presi özelliği olan Elmander'in baskısı olmayınca topla daha rahat çıkabilme şansı elde edebildiyse de, koca ilk yarıda benim aklımda kalan tek pozisyon; Semih'in boş kaleye sırtı dönükken sağ ayağının içiyle plaseleyemediği toptu. Aslında Galatasaray'ı bugünlere getiren defansının ve özellikle orta sahasının pres aksiyonlarıydı. Aykut Kocaman aynı şekilde karşılık vermek isteyince çoğu zaman santra civarında 20 kişinin birbirine yakın olduğu pozisyonlar oluştu. Böyle bir yoğunluktan ve yakın baskıdan her iki taraf için de ne olumlu bir ara pası, ne de bir varyasyon gelişebildi.

OLAYLAR OLMASAYDI
Maç sonu görüntüleri, özellikle oyuncuların pozitif davranışları her röportaja gelen Galatasaraylı futbolcunun Fenerbahçe'yi kutlaması bu yarışta görülen tüm zorluklardan sonra güzel bir milad olacaktı. Eğer taraftarlar, maç boyunca gösterdiği centilmen yaklaşımı, düdük sonrasında da devam ettirip güzel bir tabloyu yaratma şansını kullansaydı... Zamanla o da oluşacaktır mutlaka... Fenerbahçe bu maçı yarından sonra bir daha tekrar edecek olsa, eminim ki bugünün (dünün) tecrübesiyle bugünün kontrolunu bir kenara bırakıp, ilk ısınma dakikalarından sonra 55 bin kişiyi arkasına alarak çok daha baskıcı saldırgan, agresif şekilde oynayacaktır o maçı...Böylesine zorlu ve umulmadık olaylarla dolu bir sezonda, saha içinde takımlarına saha dışında camialarına çok pozitif bir ilişki yönetimi davranışı göstererek büyük katkı sağlayan Terim ve Kocaman'a da bence tüm futbol camiası büyük bir teşekkür borçlu.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN