Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) düzenlemesi dün devreye girdi. Borsa İstanbul'da işlem gören şirketlerin fiili dolaşımdaki payları yeniden hesaplandı. Artık fiili dolaşımdaki pay adedi ve oranı verilerini Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) günlük olarak hesaplayacak. MKK verilerine göre, 11 Haziran ile 12 Haziran arasında fiili dolaşım oranı azalan şirket sayısı 138 oldu. Toplamda 4.6 milyar adet pay fiili dolaşımdan çıkarılırken, bu payların cuma günü kapanış fiyatlarıyla toplam piyasa değeri 141.6 milyar lira olarak hesaplandı.
Peki bu ne demek?

Biliyorum konu biraz teknik… Fiili dolaşım oranı şirketin hem endeks ağırlığını hem yer alacağı pazarı hem de piyasa değerini etkilediği için yatırımcılar açısından kritik… Esasında fiili dolaşım endeksi manipülasyona karşı güçlü hale getiren bir gösterge… Bir şirketin toplam hisse senedi sayısından stratejik ortaklar, kurucular ve yönetim kurulu gibi içerideki pay sahiplerinin elindeki hisselerin çıkarılmasıyla hesaplanan bir oran. Fakat maalesef biz her konuda olduğu gibi burada da 'Ali Cengiz' oyununu bulmuştuk!
Serbest ve özel fonlar vasıtasıyla şirket hisselerini toplayarak fiili dolaşımı 'yüksek'miş gibi gösteriyorduk.
Bunun ne faydası oluyordu?
Çünkü, bir hissenin yüksek fiili dolaşım oranı varsa o hisse piyasada daha kolay alınıp satılabildiği anlamı oluşuyor. Hissenin likiditesi, yabancı yatırımcı ilgisi, fon takibi bu oran düştükçe etkileniyor.
Hatta hisse bir bakmışsınız endeks ağırlığında koca holdingleri sollamış!
Esasında hepimiz o şirketin fiyatının da öyle olmadığını biliyoruz, endeksteki ağırlığının da…
Şimdi yapılan düzenlemeyle şirket patronlarının veya fiili dolaşım dışında kabul edilen yatırımcıların, kontrol ettikleri serbest ve özel fonlar üzerinden tuttukları hisseler artık "halka açık" kabul edilmeyecek.
Nitekim, hesaplamalara göre dün 138 şirketin fiili dolaşım oranı düştü. Bu düzenlemeyle yatırımcılar bugüne kadar piyasada yüksek likiditeye sahip olduğu düşünülen bazı şirketleri daha çıplak gözle görebilecek. Tahtanın gerçek derinliği ortaya çıkacak. Oranı düşen şirketin endeksteki ağırlığı değişecek. Endeks ağırlığı düşen hisselerde teknik satışlar da olabilecek.
Bunlar manipülasyonun önüne geçer mi?
Kısa vadede faydası olabilir. Belki uzun vadede endeks hesabının değiştirilmesi de gerekebilir.
Ama teknolojinin bu kadar ilerlediği bir çağda daha etkin çözümler bulmak gerekiyor. Manipülasyon olduğunda anında tahtayı durdurup, para trafiğini izleyip, soruşturma açtırabilecek bir yapı kurgulanmalı…