Ekonominin yeni yol haritasının açıklanacağı tarih belli oldu: 7 Eylül... Bu tarihte, 2027-2029 dönemini kapsayacak Orta Vadeli Program (OVP) Cumhurbaşkanı Yardımcısı CevdetYılmaz ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından kamuoyuna duyurulacak.
Yeni OVP Türkiye'nin seçim dönemini de kapsayacağı için epey kritik...
İş dünyası OVP hazırlıkları öncesinde ekonomi yönetimine çağrıda bulunuyor. Hepsinin söyleminin ortak noktası, "Yeni ekonomi politikası, enflasyonu düşürmek ile üretimi korumak arasında bir tercih yapmak arasında sıkışamaz."
Diyorlar ki, ikisini aynı anda gerçekleştirecek bir program uygulayın.
Ne istiyorlar?
Yeni OVP'de enflasyonla mücadelenin yanı sıra üretim, ihracat, ticaret ve turizmi destekleyecek adımların olması gerektiğini söylüyorlar. İş dünyasının gündeminde, ihracatın finansmanının güçlendirilmesi, ithal girdiyi azaltan projelere uzun vadeli ve düşük maliyetli finansman sağlanması, yüksek istihdam sağlayan ve ihracat yapan sektörlerin vergi ve SGK yüklerinde düzenlemeler yapılması, Türkiye'nin üretmediği kritik girdilerde gümrük vergilerinin düşürülmesi gibi birçok madde var. Tabii, üretim maliyetlerindeki artış,finansmana erişim zorluğu iş dünyasınızorlarken, ücretlerdeki erime deçalışanları etkiliyor. Onlar da vergideyükün adil dağıtılması gerektiğini,asgari ücrette enflasyon kayıplarınıngiderilmesini, emeklilerin yüzününgüldürülmesini istiyor.
Bakalım iş dünyasının ve çalışanların beklentileri gerçekleşecek mi?
Gelelim verilere...
Yeni OVP'de İran savaşının etkisiyle revizyon kaçınılmaz görünüyor. Zira, hatırlayın 2025'te açıklanan OVP'de 2026 yılı için ortalama Brent petrol fiyatı 65 dolar olarak öngörülmüştü. Bugün 90 dolar seviyelerini geçti. Petrol fiyatlarındaki yükseliş Türkiye'nin enerji ithalatı faturasını artırdığı için dış ticaret açığı da yükselmiş durumda. İlk 7 ayda dış ticaret açığı, 60 milyar 508 milyon dolar oldu. Yıl sonu öngörüsü OVP'de 96 milyar dolardı. Cari açık 7 ayda 39 milyar dolar seviyesine çıktı. 2026 yılı için hedef 22.3 milyar dolardı. Mevcut OVP'de 2026 enflasyonu için ekonomi yönetimi yüzde 16 seviyesini öngörmüştü. Temmuz itibarıyla yıllık enflasyon (TÜFE) yüzde 31.75 seviyesinde. Merkez Bankası yıl sonu tahminini geçtiğimiz hafta yüzde 26'ya çıkardı. Piyasa katılımcılarının beklentisi yüzde 29.21. Mevcut OVP'de 2027 yıl sonu beklentisi yüzde 9, 2028 öngörüsü yüzde 8. Merkez Bankası'nın 2027 öngörüsü yüzde 15, 2028 beklentisi yüzde 9. OVP'de enflasyon oranlarının yukarı yönlü güncellenmesi bekleniyor. OVP'de 2026 yılı için yüzde 3.8 büyüme hedefleniyordu. Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde yüzde 2.5 büyüdü. Merkez Bankası Piyasa Katılımcıları Anketi'ne göre, piyasanın büyüme tahmini yüzde 3.1. Finansal Kurumlar Birliği'nin (FKB) güncel anket verilerinde bu oran yüzde 3.14. Uluslararası Para Fonu (IMF) ise Türkiye'nin 2026 büyüme tahminini yüzde 2.9 olarak belirledi. Ekonomi yönetimi 2026 büyüme beklentisinde revizyona gidebilir.
Velhasıl, ekonomi yönetimi açısından zor bir döneme gelindi. Bir tarafta devam eden küresel piyasalardaki savaş kaynaklı belirsizliklerle karışan hesaplar, diğer tarafta talebi bastırıp enflasyonu düşürmeye odaklı programın büyüme, yatırım, istihdam ve şirket bilançoları üzerinde yarattığı maliyet, beri tarafta yüksek faizlerle baş etmeye çalışan iş dünyası, öteki tarafta alım gücündeki erimeyle boğuşan emek kesimi ve 2028'de yapılması beklenen seçimler...
İddialı rakamlar yerine daha gerçekçi zemine oturmuş yeni hedeflerle, üreticiyi, sanayiciyi, ihracatçıyı, çalışanı koruyan bir faza geçilmesi gerekiyor.