Siyasete giriş... 1971... Buca Belediye Başkanı... CHP.
1973 ve 1977 genel seçimleri... İki dönem İzmir milletvekili... Elbette CHP.

İki kez Gençlik ve Spor Bakanlığı... Bülent Ecevit döneminde.
12 Eylül 1980... Darbe... Demokrasi askıda.

Ve sürgün... Zincirbozan'a... Süleyman Demirel, İhsan Sabri Çağlayangil, Deniz Baykal, Sırrı Atalay, Sadettin Bilgiç, Ali Naili Erdem, Süleyman Genç, Nahit Menteşe, Hüsamettin Cindoruk, Metin Tüzün, Yiğit Köker, Celal Doğan, Ekrem Ceyhun, Ferhat Altıntaş, Mehmet Gölhan... Ve Yüksel Çakmur.
Siyaset yasağı yılları... 9 Eylül Üniversitesi'nde okudu... Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu... 1987.
Ve... Küllerinden yeniden doğdu... 1989... İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı.
***
ESKİMEYEN DOSTLAR
Geçen hafta İzmir'deydim... Yeni Asır Gazetesi'nin 131'inci yaş kutlaması... Onur gecesi.
İzmir'e gitmişken... Eski... Ama eskimeyen iki dostu aradım.
İkisi de CHP'li. İkisi de İzmir'de Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptı.
Aziz Kocaoğlu... Onunla sohbetimizi yazdım... 5 Mayıs Salı.
Yüksel Çakmur'la sohbet... Bugün.
İki dosta da sağlıklı yıllar dileğiyle.
***
HARAM... VE KUL HAKKI
Sabah yürüyüşü... Sonra bisikletle tur... Okuyor... Gündemi izliyor.
Sohbet... Milletvekilliği... Bakanlık... Belediye başkanlığı.
"İçtenlik... Tevazu... Ne oldum delisi olmamak" diyerek söze başlıyor:
Bir... Kalbin de temiz, vicdanın da temiz olacak.
İki... Harama el sürmeyeceksin... Kul hakkı yemeyeceksin.
***
ÖNCE HİZMET
Belediye başkanlığı... Belde, ilçe, il, büyükşehir... Nedir, ne değildir?
Yüksel Çakmur, "İnsanların kalbine girmektir" dedi:
İzmirlinin kalbine gireceksin.
Para pul, zenginlik peşinde koşmayacaksın.
Hizmet edeceksin... 7/24 hizmet... Hizmetler unutulmuyor.
***
HAYAT BÖYLE GÜZEL
Sokakta yürüyor... Gören selam veriyor, hatır soruyor.
Bisikletle dolaşıyor... Kaldırımdakiler el sallıyor... Şoförler de.
Yüksel Çakmur, "Hayat böyle güzel" diyor:
- Sokağa rahatça çıkabilmek... Başın dik dolaşabilmek... En üstün makam halkın sevgisi.

Yoldan geçen bir kadın... Gülerek yaklaşıyor... "Sizi özledik."
Bir şoför... Kaldırıma yaklaşıp duruyor:
"Yüksel Abi... Senin başkanlığın bir başkaydı... Özlüyoruz."
Yüksel Çamur... Duygulanıyor.
"Bunlar güzel şeyler" diyorum.
Çakmur... "Bana ödül oluyor... Gurur duyuyorum" diyor.
***
DOLAR... EURO... STERLİN
Otomobili... Elbette var... Honda... 2003 model. Ara sıra çalıştırıyor... Akü boşalmasın.
Tapulu evi... Elbette var... Bostanlı'da... 3+1... Yetiyor.
Yazlık... Evet, o da var... Baba evi... Çeşme'de.
"Bunlar bana yetiyor" diyor:

- Kendimi şanslı hissediyorum.
Takılıyorum:
- Dolar... Euro... Sterlin... Banka hesapları...
Kahkahayı basıyor:
- Dolar peşinde koşsaydım, şimdi böyle rahat sohbet edebilir miydik? Sokakta dolaşabilir miydim? Bisiklete binebilir miydim? İzmirlinin yüzüne bakabilir miydim?
***
CHP... 'GÖREN GÖZ GÖRÜYOR'
Kendini bildi bileli CHP'li... Konu CHP'den açılıyor.
Yüksel Çakmur, "Konuşmak istemiyorum" diyor:
- Çok karmaşık... Gören göz görüyor... Üzülüyorum... Derin bir hüzün var içimde.
İçinde fırtınalar esiyor. Belli... Söyleyecek sözü çok. Ama susuyor... Derdini içine atıyor.
***
KADRO
Zaman tüneli... Karaoğlan Ecevit'li yıllar... Anılar anılar.
Yüksel Çakmur, "CHP Genel Başkan Yardımcılığı yaptım" diyor:

- Bülent Ecevit... Necdet Uğur... Ahmet Şener... Mehmet Can... Öyle bir kadroydu ki... Öğretmen gibi... Çalışkan... Dürüst.
Ve devam ediyor... İsim isim sayıyor. Sonra... Sıra rahmet okumaya geliyor.
***
FİKİR NAMUSU
Siyasette bir ömür... Özeti nedir? Ve öğretisi... Kısaca.
Yanıt... Gerçekten de kısa:
- Fikir namusu... Namuslu hizmet... Makamlar zengin olma aracı değildir... Koltuklar, makam araçları gelip geçicidir.
***
BİR GÜZEL SÖZ
Aziz Kocaoğlu ile benzerliği var... Tevazu.
Ben böyle konuşunca... Yüksel Çakmur, gülerek şöyle diyor:
- Tevazu... Ne güzel şey... Kibir... Ego... Başa beladır... Kibirlenme, kendini dev aynasında görme... Senden büyük Allah var.
Sonra... "Bir güzel söz daha var" diyor:
- Eline, beline, diline sahip olacaksın.
***
ZİNCİRBOZAN
Dikenli tellerin arkasında geçen aylar... İçlerinde Cumhurbaşkanlığı Vekilliği yapmış olan Çağlayangil de var, Başbakanlık yapmış Süleyman Demirel de.
Eski Cumhuriyet Senatosu Başkanı Sırrı Atalay da.

Deniz Baykal da... Sadettin Bilgiç de.
Söz o günlerden açılınca... Yüksel Çakmur, "Çok şey öğrendim" diyor:
Zincirbozan... Bir siyaset akademisi gibiydi.

Demirel'den çok şey öğrendim.
Çağlayangil... Sanırsınız ki bir kütüphane.
Oturumlar yapıyorduk... Demirel yönetiyordu... Çeşitli konuları tartışıyorduk.
Okul gibi... Ders gibi... Türkiye'nin sorunları... Türkiye nasıl kalkınır? Türk insanı nasıl zenginleşir? Tarım, hayvancılık... Adalet... Eğitim...
Sohbet uzun... Gerisi var... Ama bu kadarı yeter.
Unutmadan... Yüksel Çakmur, kendisine selam veren, saygı sunan... Ama sigara içen bir gence... Gülerek şöyle diyor:
- Sigara zehirdir... Düşmandır... Bugün içiyorsun ama yarın senden intikam alacaktır.