Türkiye'nin en iyi haber sitesi
YÜKSEL AYTUĞ

Özel okul ücretleri ev yakıyor

Evet artık "el" yakmıyor, direkt evi, barkı, ocağı yakıyor.
Yıllık ücretleri 750 bin liraya varan özel okul ücretleri var. Buna yemeği, servisi, kıyafeti, kitap ve kırtasiye ücretlerini de ekleyin. Bitti mi? Hayır. İstiyorsunuz ki çocuğunuz en az bir spor branşı ve bir sanat dalıyla ilgilensin. Onun için ayrı para. "Müzeye gidilecek" para... "Kampa gidilecek" para... Geçenlerde bizim Zap'tiye kutucuğuna yazmıştım, "Özel okulların yemeği Nusret'ten mi geliyor?" diye... Yahu bir ilkokul öğrencisi için günlük 700 lira yemek ücreti istenir mi? El insaf...
Çevremde pek çok kişi, çocuğunu özelden alıp devlet okullarına yazdırmaya başladı. Bu arada eşek yüküyle para ödediğiniz okulların öğretmenleri de geçinemediklerinden dem vuruyorlar. Haklılar da...
Peki sözde eğitim hizmeti sunan okulları "dükkan" olmaktan nasıl kurtarırız? İşte benim aklıma gelenler:
1- Özel okulların vergi sorumlulukları azaltılsın. Personellerine yatırdıkları SGK ücretlerine devlet katkısı sağlansın.
2- Yemek, servis, kurs, kitap/kırtasiye ücretlerine de tavan sınırlaması getirilsin.
3- Öğretmenlerin maaşları, o okulun ücretlerine yapılan zam oranında arttırılsın.
4- Devlet okullarının eğitim kalitesi ve sosyal hizmetleri yükseltilsin. Özellikle yabancı dil eğitimi geliştirilsin. Özel okullar ile devlet okulları arasında gerçek bir rekabet oluşturulsun.
5- Fahiş fiyat uygulayan, velilerin kanını emdiği belgelenen özel okullar, gözlerinin yaşına bakılmadan sistem dışı bırakılsın.



Mazinde bir tarih yatar
Hayatımda ilk kez bir film galasında gösterimin bu kadar çok alkışla kesildiğine şahit oldum. İstanbul'un işgali sırasında direnişin bayraktarlığını yapan ve işgal güçlerinin futbol takımlarına karşı aldığı müthiş galibiyetlerle halka moral ve umut aşılayan Fenerbahçe'nin destansı öyküsünü anlatan Zaferin Rengi filminde AKM dev bir tribüne dönüşmüş gibiydi.
Baştan söyleyeyim, filme gitmek için ille de Fenerbahçeli olmak gerekmiyor. Zira filmden "İyi ki bu ülkenin vatandaşı olarak doğmuşum. Ne mutlu Türk'üm diyene" hisleriyle ayrılıyorsunuz. Bu arada bir Fenerbahçe filminde Galatasaray kulübünün kurucu başkanı Ali Sami Yen'e gösterilen saygı duruşu da harika bir jest olmuş. İkinci jest ise Başkan Ali Koç'tan geldi. Konuşmasının başında galaya ev sahipliği yapan muhteşem AKM'yi ülkeye kazandıranlara içtenlikle teşekkür etti.
Filmdeki tek olumsuzluk ise bazı sahnelerin sarkması. Keşke Abdullah Oğuz bazı sahneleri kırpmak için daha cesur olsaydı.
Bir de öneri: Acaba bu film, Fenerbahçe Atatürk Stadı'na kurulacak dev ekranda taraftara gösterilemez mi?



Bu nasıl sauna?
Geçen hafta ekran macerasına başlayan dizilerden biri de Senden Önce'ydi. Bildiğimiz ve artık gına getiren aşk üçgenlerinden biri daha serildi ekrana.
Dizideki ilk sahnelerden biri ise öykünün içine girmeme engel oldu. İki kadın, otelin saunasında konuşuyordu. Sauna dediğiniz yer 50-60 derece sıcaklığa sahiptir. Öyle bir terlersiniz ki, vücudunuz adeta şelaleye döner. Ancak bizim kadınların vücudunda bırakın tek damla ter olmasını, rimelleri bile akmamış, makyajları dahi bozulmamıştı.
Ee, hani hamama giren terlerdi?

Ne demiş?
Oyuncu Mustafa Üstündağ, İYİ Parti Beşiktaş Belediye Başkan adayı Serkan Toper tarafından Çarşı Grubu'nun yemeğine çağrılınca kibarca reddetti: "Valla ben karşının taksisiyim, Fenerbahçeliyim."

Zap'tiye
Murat Kurum ile Ekrem İmamoğlu'nun penaltı atışlarına spor yazarı gözlüğümle baktım. 31 Mart'ta iş penaltılara kalırsa kesin Murat Kurum alır.

Gaf kürsüsü
CHP Lideri Özgür Özel, İzmir adayı Cemil Tugay'ın ismini açıkladıktan sonra başka birinin elini kaldırmaya çalıştı.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA