Öncelikle "dijital yetim" ne demek, onu anlatayım:
Aslında hemen hepimizin evlerinde bunlardan bir iki tane var. Yanıbaşımızda, hatta dizimizin dibindeler ama yalnızlar, bir başınalar.
Onlar dijital alemin bizlerden kopardığı çocuklarımız, gençlerimiz. Evin içinde, yan odada güven içinde olduklarını sanıyoruz. Ancak çoktan sosyal medyanın algoritmalarının emrine girmişler bile. Dijital emrediciler onlara bizden çok daha önce ulaşıyorlar. "Kızım hadi yemek hazır, sofraya gel" diye en az üç kere sesleniyorsunuz, duymuyor, tınmıyorlar. Ama dijital etkileşimlerde ya da internet oyunlarında tüm emir ve talimatları anında yerine getiriyorlar. Pek çoğunu yapay zeka büyütüyor. Bizler evin içinde onların sadece organik ebeveynleri olarak kalmanın çaresizliğini yaşıyoruz. O garipler ise çoktan "dijital yetim" olmuşlar bile...

Hafta sonu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, RTÜK ve İstanbul Aile Vakfı'nın organize ettiği Dijital Anafor: Ekran Bağımsızlığı Zirvesi'ni takip ettim. "Anafor" kelimesi aslında karşı karşıya bulunduğumuz tehlikeyi tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Çocuklarımızın ve gençlerimizin içine çekildiği bu maksatlı anafor ileride algoritmalar marifetiyle onların tüm tercihlerini etkileyecek.
Buna engel olmak için konuyu bir devlet politikası haline getirip, cephe açan sayın bakanımız Mahinur Özdemir Göktaş ile her sosyal meselede olduğu gibi bu konunun çözümü için de taşın altına elini değil yüreğini koyan Emine Erdoğan hanımefendiyi içtenlikle kutluyorum.
Evimizdeki "dijital yetimler" kurtulacaksa, bu, iki "anne" sayesinde olacak.
Gençlerin 3.5 saati ölüyor
Dijital Anafor: Ekran Bağımsızlığı Zirvesi'nde birbirinden önemli tespit ve analizler kamuoyu ile paylaşıldı. Özelikle RTÜK Başkanı Mehmet Daniş'in anket ve istatistik paylaşımı, içine savrulduğumuz "anaforun" boyutu hakkında hepimizi endişeye düşürecek cinstendi:

"26 ilde, 15-21 yaş arasındaki 7 bin 511 gencimizle görüşerek gerçekleştirdiğimiz araştırma sonucuna göre, gençlerin ekran başında geçirdikleri ortalama sürelerde, sosyal medya 3,5 saatle birinci sırada. Dijital platformlar, 1 saat ekran süresiyle ikinci sırada ve her 10 gencimizin 6'sının dijital platformlara üyeliği var. Televizyon, 40 dakikayla üçüncü sırada. Gençlerin yüzde 90'ının sosyal medya hesabı bulunuyor ve yaklaşık yüzde 25'inin bütün bilgileri kamuya açık. Aynı zamanda, her 100 gencimizden 37'sinin ekran bağımlılığı yüksek seviyede. Bu veriler bugün burada konuştuğumuz meselenin önemini çok net ortaya koyuyor."
Ailemizin dostlarına ödül
RTÜK'ün "ekran dostu yapımlar" olarak seçtiği programlar da zirve sırasında onore edildi. Ödül alanlardan biri de ATV'nin kadim yarışması Kim Milyoner Olmak İster'di.

Bu seçim bence hedefi tam 12'den vurdu. Malum, bu aralar tüm aileyi ekran başında buluşturacak "güvenli" yapımlar pek ender rastlanır oldu. Milyoner bu misyonu yıllardır yerine getiriyor. Nereden mi biliyorum? Kendi ailemden. Kızım 5 yaşındayken ilk iki soruyu doğru yanıtlayabiliyordu. 8 yaşında 4-5'e ulaştı. Şimdilerde ise baraj sorularını deniyor.
Kucağımda büyürken onunla yarışmak en büyük ekran keyfim oldu.
Teşekkürler Milyoner...
Gaf'let kürsüsü
İşte mağlubiyetin özeti: Avustralya'nın 1.90'lık üç savunma oyuncusunun arasındaki 1.73'lük Kerem Aktürkoğlu'na 26 orta yapıldı.
Zap'tiye
Hep tavukçular bizi yolacak değil ya, bu kez de devlet onları yoldu!
Ne demiş?
Tilkiye "Slogan at" demişler, "Kahrolsun kümesler, yaşasın tavukların özgürlüğü" diye bağırmış. (Sanal medyadan)