O da ünlü bir şarkıcı... O da hayır işleri yapıyor. Ancak insanların zaafından, asrın felaketinin acılarından faydalanıp, topladığı paraları kumar masalarında, bahis kuponlarında yemiyor.
Büyük depremden sonra Hatay'a gitti. Kahramanmaraş'a gitti. Adıyaman'a gitti. Bakkal ve eczanelerin veresiye defterlerini tek tek kapattı. Bazen 500 bin liralık ödeme yaptığı da oldu...

Adı Çelik... Babası, Arçelik'te işçiymiş. Uğur getirsin diye oğluna ekmek yediği fabrikanın ismini vermiş.
Geçenlerde altına bir tabure çekip Balık Pazarı'nda banyo lifi sattı Çelik. Görünce gözlerine inanamayanlar sordu: "Ama... Ama... Siz?.." Tevazu ile cevapladı: "Evet benim. Ama bugün esnafım. Banyo lifi alır mısınız?"
Muhtemelen engelli ya da yaşlı bir esnafın yerine o gün oradaydı.
Şöyle açıkladı eylemini:
"Her zaman maddi değildir paylaşmak. Bazen yanında olmaktır. Yanında durmaktır."
Okuyunca "bazılarının" yüzü kızarsın diye yazdım bunları... Ahlak, vefa, yardımlaşma ve insanlık dersi için teşekkürler Çelik...
Kutuplarda neden adam öldürülür?
Antarktika'daki Rus araştırma üssü Bellingshausen İstasyonu'nda görev yapan 55 yaşındaki mühendis Sergey Savitsky, çalışma arkadaşı Oleg Beloguzov'u mutfak bıçağıyla yaraladı. Ağır yaralanan Beloguzov tedavi için Şili'ye götürülürken, Savitsky hakkında cinayete teşebbüs suçlamasıyla işlem başlatıldı ve daha sonra Rusya'ya gönderilerek ev hapsine alındı.
Peki adam çalışma arkadaşını neden öldürmeye kalktı?
İddiaya göre Beloguzov, Savitsky'nin okumakta olduğu kitapların sonunu defalarca söyleyerek uzun süredir onu rahatsız ediyordu. Yaşanan tartışma, sonunda bıçaklı saldırıya dönüştü.
Tabii ki şiddetin, hele hele bir insanı öldürmeye teşebbüs etmenin gerekçesi, mazereti v.s. olmaz. Ama oradaki atmosferi de bir hayal etmek lazım. Resmen mahrumiyet bölgesi. Beyazlıktan başka hiçbir şeye uyanamıyorsunuz. Tamamen izole bir yaşam. Haberleşme imkanları, özellikle de internet erişini kutup fırtınalarının insafına kalmış. İş dışında vakit geçirmenin tek yöntemi 6 ayda bir kumanya ile birlikte gelen bir kaç kitabı okumak...
Ve... Yanınızdaki mesai arkadaşınız, siz 250 sayfa okumuşken kitabın sonunu söylüyor... Bir olur, iki olur, üçüncüsü ise cinnet davetiyesidir.
Olay, Antarktika'nın izole yaşam koşullarının insanlar üzerindeki psikolojik etkilerini gösteren en dikkat çekici vakalardan biri olarak şimdiden davranış bilimi uzmanları tarafından tez konusu haline getirildi bile.
Yanardağ nasıl patlatılır?
1 Nisan 1974 sabahı Alaska'nın Sitka kentinde yaşayan insanlar korkuyla uyandı. Binlerce yıldır büyük bir patlama yaşamayan Mount Edgecumbe Yanardağı'nın kraterinden gökyüzüne yükselen dev bir siyah duman sütunu görülüyordu.
Birçok kişi yanardağın yeniden faaliyete geçtiğini düşündü. Yetkilere peş peşe ihbarlar yapıldı ve olay kısa sürede paniğe dönüştü. Ancak görülen şey bir volkanik patlama değildi.
Her şey, Oliver "Porky" Bickar adlı yerel bir vatandaşın yıllarca planladığı 1 Nisan şakasından ibaretti. Yaklaşık 70 eski otomobil lastiğini helikopterle yanardağın kraterine taşıttı, üzerine yakıt dökerek ateşe verdi ve kilometrelerce uzaktan görülebilen dev bir duman bulutu oluşturdu.
Durumu incelemek için gönderilen Sahil Güvenlik helikopteri kraterin üzerine ulaştığında ise gerçek ortaya çıktı. Yanan lastiklerin hemen yanında kara yazılmış dev harflerle şu mesaj duruyordu:
"APRIL FOOL." (1 Nisan Şakası)
Gaf kürsüsü
Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal: "Yeni sezonda 4-3-3 de oynayabiliriz, 4-2-3 de..." (Yani bir kişi eksik)
Zap'tiye
Güney Kore tamamen güneş enerjisi ve sıfır maliyetle deniz suyunu içme suyuna dönüştürüyor. Hani iki yarımadada 6 yanımız denizle çevrili ya, hatırlatayım dedim.
Ne demiş?
"Kemal Kılıçdaroğlu'na oy verdim, Haluk Levent'e bağışta bulundum. Ve bütün bunları başkalarına 'Koyun' derken yaptım." (Sanal medyadan)