Bir sözde müzik grubu türedi. Trans bireylerden oluşuyormuş. Amaçları eşcinsel çocuklara, trans bireylere örnek olmak, onların sesini duyurmakmış.
Hadi oradan!.. Hadi oradan...
Çocuklarımızı zehirlemenize, onların kafalarını bulandırıp, örfünden, adetinden, ailesinden, milliyetinden, dininden uzaklaştırmanıza göz yummayacağız. İşte o kadar.

Artık "Kimsenin cinsel tercihine, yaşam tarzıma karışmam" çizgisinde değilim. Çünkü biz demokratik (!) davrandıkça onlar tepemize çıktılar. Kendi sapkın düşüncelerini çocuklarımıza, gençlerimize dayatmaya başladılar. Adeta "Tahrip Özel Timi" gibi bu toplumun temellerine patlayıcı döşüyorlar.
Allah'ın verdiği cinsiyeti reddedip, şirk koşuyorsanız, buyurun gidin Hollanda'ya, Fransa'ya... Aramızda dolaşıp daha fazla zehir saçmayın.
Bir de kendilerine lâyık gördükleri isimlerini öne çıkarıp, "Çakma'ya hazır olun" buyurmuşlar.
Vallahi hazırız. Bu millet size ve sizin gibilerin suratına her daim "Çakma"ya hazırdır. Hiç merak etmeyin...
Yettiniz artık!

Haydi ebeveynler cepheye!
Eylül ayından itibaren yabancı menşeili dijital platformlar artık diledikleri gibi at koşturamayacak. Çünkü çocukları dijital alemin zararlı etkilerinden korumak adına devletimiz etkili tedbirleri yürürlüğe sokuyor.
15 yaş altına sanal medyaya erişim yasaklanacak. Yaş kontrolü, yapay zeka yardımıyla etkin hale getirilecek. 16-17 yaşın erişebileceği platformlar ise yaşlarına uygun olarak kısıtlanacak. Ve en önemlisi: Ebeveynler sanal medyadaki içeriklerden zarar gören çocukları için o kökü dışarıda kuruluşlara Türk mahkemelerinde dava açıp, tazminat alma hakkına kavuşacaklar. Bunun için o içerikleri ekran görüntüsü kaydıyla belgelemek ve çocuğun hal, hareket ve tavırlarının o içerikler yüzünden olumsuz yönde değiştiğine dair bir psikiyatri raporu almak yeterli olacak.
İngiltere ve ABD'de Meta gibi kuruluşlara açılan tazminat davalarında patlama yaşanıyor. Bu davalar söz konusu platformların sadece kasalarını boşaltmakla kalmıyor, prestij ve güvenilirliklerini de aşağı çekiyor.
Haydi anne babalar, doğruca yeni açılan bu cepheye...
El mi yaman bey mi yaman görsünler!

Şahane bir sergi
Bu aralar şirkete her gittiğimde ilk 15 dakikam giriş salonunda geçiyor. Sebebi, fotoğraf sanatçısı İsmail Albayrak'ın müthiş sergisi. Gözümü, her biri ayrı sanat eseri olan fotoğraflardan alamıyorum. Ülkenin dört bir yanından insan ve mekan ilişkisini mükemmel şekilde betimleyen enstantanelere dalıp dalıp gidiyorum. İnsan baktıkça "fotoğrafçı gözü" denilen fenomenin gerçekliğine daha çok inanıyor.
Bu arada fuayemizde fotoğraf sergisi açma fikri nedeniyle Turkuvaz Medya yönetimini yürekten kutluyorum. İnşallah bu bir geleneğe dönüşür. Çünkü gazeteci dediğin, gözüne ve gönlüne dokunan sanattan da beslenir.
Gaf kürsüsü
"Üniversitede eve çıktığım ilk gün ıspanak pişirmek istedim. Annem 'Fazla al, pişirdikçe küçülür' dedi. Ben de iki paket aldım. Kasiyer kız 'Bu kadar rokayı ne yapacaksınız?' dedi." (Merve adlı kullanıcının paylaşımı)

Zap'tiye
Zaman öyle hızlı akıyor ki, insanları bile yaşlandıramıyor artık...
Ne demiş?
Bir Whatsapp yazışması:
Baba: Oğlum seni yürekten kutluyorum. Bugünü hayatının en mutlu günü olarak hatırlayacaksın.
Oğul: Baba düğün yarın.
Baba: Biliyorum.