Hep söyler dururum, bir dizinin izleyiciyi gıdıklayan ilginç bir önermesi yoksa, o yapımın tutması imkansızdır.
Bu yıl bambaşka bir hikaye ve oyuncu kadrosuyla izleyicinin karşısına çıkan A.B.İ.'nin ilk bakışta "Haydi canım, olur mu öyle şey?" dedirten bir önermesi var: "Bir polis memuru kadın, görevini başarmak uğruna çok sevdiği aşkını terk edip, bir mafya babası ile evlenir mi?"
Ama kazın ayağı hiç de öyle değil. Eğer o mafya bozuntusu, kadın polisin babasını öldürmüşse, görev bilincinin üzerine bir de intikam duygusu biner ve "fedakarlık" baş köşeye kurulur.

Oysa Leyla, bir hastane macerasında hayatının aşkı Doğan'ı bulmuştur. Ama çetenin içine sızmak ve babasının katili olan Saruhan'ı deşifre etmek gibi çok önemli bir gizli görevin içindedir. Doğan ise kendisini ölmüş gibi gösterip, ailesini darmadağın eden adamın peşine düşmüştür. Aynı adamdan intikam almak isteyen eski sevdalılardan biri bu uğurda hayatının aşkından, diğeri ise ailesinden uzak kalmayı göze almıştır.
Dizinin ismi A.B.İ.'nin açılımı "Aile Bir İmtihandır." Bu söz işte şimdi tam yerini buldu. Aynı zamanda A.B.İ. kısaltması yeni bir anlam da kazandı: "Aşk Bazen İmkansızdır."
1 milyon ziyaret
Cumartesi günü Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleşen Şehit ve Gazi Yakınlarını Kamu Kurumlarına Yerleştirme Kura Çekimi Töreni için Haliç Kongre Merkezi'ndeydim. İşe yerleştirilen 571 kişi ile birlikte devlet kurumlarında istihdam edilen şehit ve gazi yakınlarının sayısı 50 bini geçti.
Ama beni daha da mutlu eden, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından ailelere yapılan 1 milyona yakın ziyaret oldu.

Bu ülke için canlarını veren, kanlarını akıtanların kapısı 1 milyon kez çalınmış, ihtiyaçları, hatırları sorulmuş, "Devlet sizin için burada" denilmişti. Bunun için, icraatlarını zaten çok beğenip takdir ettiğim Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'a buradan bir kez daha teşekkürlerimi sunuyorum.
Şehit ve gazilerimizin hakkı ne yapsak ödenmez ama devletin şefkatli parmaklarıyla onlara ve geride bıraktıkları emanetlerine dokunmak çok önemliydi.
Düşünen, uygulayan, emek veren herkese helal olsun.
İyilik hâlâ aramızda
Türkiye günlerdir bu şahane hikayeyi konuşuyor. Bir yemek sipariş sitesinde kurye olarak çalışan gizli kahraman, her gün sadece en ucuz ve yetersiz menüleri sipariş edebilen öğrenci bir genci fark etti. Duruma kayıtsız kalamayan kurye, kendi cebinden ödeyerek gence fazladan yemekler götürmeye başladı. Genç mahcup olmasın diye de her seferinde, "Sistemde bir hata oluşmuş, şirket size hediye gönderdi" diyerek yemek paketlerini teslim etti.
Öğrenci gencin durumu fark edip teşekkür paylaşımı yapmasıyla gerçek ortaya çıktı.

Bu iyilik hareketi, çığ gibi büyüyerek binlerce öğrenciye ulaşan dev bir "Askıda Yemek" kampanyasına dönüştü. İnsanlar artık kendi siparişlerinden sonra bir de öğrenciler için askıda yemek söylüyor.
İster inanın, ister inanmayın, iyilik hâlâ aramızda dolaşıyor.
Gaf kürsüsü
Yunan Silahlı Kuvvetleri'nin Girit'te gerçekleştirdiği Medussa-15 çıkarma tatbikatında pek çok asker denize düştü. (Ne yapsalar denize dökülmekten kurtulamıyorlar)

Zap'tiye
İnsanı mahveden 5 et: Şöhr-et, Serv-et, Gıybet, Nefr-et, Has-et. İnsanın vegan olası geliyor...
Ne demiş?
"Muhammed Salah gol sevinçlerinde secdeye gide gele yatsı namazını kılmış oldu." (Erman Toroğlu)