Türkiye'nin en iyi haber sitesi

YÜKSEL AYTUĞ

Müge Anlı’daki müthiş dikkate bakar mısınız?

Google Haberler'de tüm gelişmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ı takip edin.

Üzerinden uzun zaman geçti ama gündemin aşırı yoğunluğundan dolayı yazmaya ancak fırsat bulabildim.
Sizlere bir kez daha Müge Anlı'nın "insan sarraflığından" bahsedeceğim. Artık suçluyu gözünden tanıyor. "Kriminal dikkat odaklanması" ise müthiş bir seviyeye ulaştı.

Osmaniye'de "Yürüyüşe çıkıyorum" diye evden çıkıp kayıplara karışan Ayşegül Yaşar'ın yakınları, Müge Anlı'nın Atv'deki programına başvurmuştu. Şüpheler internette tanışıp arkadaş olduğu Tamer Kahveci'nin üzerinde yoğunlaşmıştı. Müge görüntülü bağlantı ile adamı sorguya çekip o kendine has üslubuyla bir güzel sıkıştırdı. Artık nasıl bir meleke kazandıysa o sırada adamın kolundaki izler dikkatini çekti. Adam, "Arabamı tamir ederken yaktım" dese de Müge buna inanmadı ve izlerin tırnak çiziğine benzediğini söyledi. Araya hafta sonu girdi. Köşeye sıkışan adam polise itirafta bulunmak zorunda kaldı ve kadını boğarak öldürdükten sonra ormanlık bir alana gömdüğünü söyledi.
Bu arada kadının bileğinden dirseğine kadar uzanan 500 bin lira değerinde altın bilezik sırasıyla ortalıkta dolaşması da garibime gitti. Söylemeye gerek var mı bilmiyorum ama zaman artık öyle bir zaman değil.


Bunun filmi olmaz mı?
Film ve dizi senaristleri "Acaba ne yazsak?" diye kafa patlata dursun, kader eline kalemi geçirdiği zaman hepsine nal toplatıyor. İşte son örneği:
Fransa'nın güneybatısındaki Nersac kasabasında bir çocuk, her sabah ısıtması ve sıcak suyu olmayan bir apartman dairesinde uyanıyor, birkaç yorgana sarınıp her zamanki gibi okula gidiyordu. Bulabildiği ne varsa yiyordu: konserve yiyecekler, bisküviler, kek ve komşusunun balkonundan aldığı domatesler. 39 yaşındaki annesi Alexandra, yeni partneriyle yaşamak için 5 kilometre uzağa taşınmış ve ona biraz yiyecek bırakmak için yalnızca ara sıra uğruyordu.
Yaklaşık iki yıl boyunca hiç kimse bir şeyden şüphelenmedi. Öğretmenleri onu her zaman temiz ve düzgün giyimli, örnek bir öğrenci olarak tanımlıyordu. Çocuğun evine tek başına gidip geldiğini fark edip polise haber veren kişi bir komşusu oldu. Annesinin telefon kayıtları, imkânsız görünen durumu doğruladı: Kadın orada uyumuyor, onu okula götürmüyor ve çocuğun hayatında neredeyse hiç yer almıyordu.
Ocak 2024'te bir Fransız mahkemesi onu 18 ay hapis cezasına çarptırdı. Şimdi koruyucu bir ailenin yanında yaşayan çocuk, onu bir daha görmek istemiyor.
Ne dersiniz? Bu hikayenin filmi/dizisi yapılsa izlemez misiniz?


Yalnızlar Rıhtımı'na bir-iki!..
Geçenlerde giderek yayılan sosyal yalnızlığı anlatmak için "Yalnızlar Rıhtımı'nda" başlığıyla bir yorum kaleme almıştım. Uzakdoğu'dan gelen bir haber, bu savımı destekler nitelikte:

Çin'de genç hastalar bile kendilerine saatlik "hastane refakatçisi" kiralıyor. "Peizhen" adı verilen profesyonel hastane refakatçiliği dev bir sektöre dönüştü. 2023'te 4,3 milyon kez kullanıldı, pazar büyüklüğü ise 747 milyon Yuan'a (Yaklaşık 5.45 milyar TL) ulaştı. Müşterilerin çoğu yaşlı, ama gençler de sıraya girdi. 36 yaşındaki Zhang, gastroskopi için ailesinden ya da arkadaşlarından izin istemeye utandığı için yarı zamanlı çalışan bir tıp öğrencisini kiraladı. Douyin'de ilan veren refakatçiler yarım gün için yaklaşık 200 Yuan (Yaklaşık 1500 TL) alıyor. 2025 raporuna göre evde yaşayan yaşlıların yüzde 80'inden fazlası hastane ziyaretinde aile refakati bulamıyor.
Aile bağları mı zayıfladı yoksa hayat mı fazla hızlandı? Karar sizin.


Gaf'let kürsüsü
Trabzon'daki Millet Bahçesi Futbol Sahası'nın ölçüleri herkesi hayrete düşürüyor.

Zap'tiye
İşte kadın çenesinin gücü... :)

Ne demiş?
"Bir saniye öncesinin, bin yıl sonrasından daha uzak olduğunu anla." (Anonim)

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA