Bir zamanlar müzik dünyasının tartışmalı ama inkâr edilemez derecede etkili isimlerinden biri olan Erol Köse'nin vefatı, sadece bir insanın hayatını kaybetmesi değil; aynı zamanda bir dönemin de kapanışı. Popüler kültüre kazandırdığı isimler, yaptığı prodüksiyonlar ve sektöre kattığı hareketlilikle iz bırakan bir figürdü. Evet, tartışıldı. Evet, eleştirildi. Ama kimse onun müzik sektörüne olan katkılarını yok sayamaz. Ancak asıl mesele, ölümünden sonra yaşananlar... Daha cenazesi kalkmadan toprağa verilmeden sosyal medyada peş peşe gelen "Hakkımı helal etmiyorum" paylaşımları ... Ünlülerin, sözde vicdan muhasebesi yapan ama aslında öfkesini kusan açıklamaları... Sormak gerekiyor: Ölmüş bir insanın ardından bu kadar aceleyle hesaplaşma nedir? Bu nasıl bir öfke, nasıl bir tahammülsüzlük? Bir insan, hele ki artık hayatta değilse... Artık kendini savunma imkânı yoksa... En azından susmak, en azından saygı göstermek gerekmez mi? Seversin sevmezsin Erol Köse, ALS gibi zorlu bir hastalıkla mücadele ediyordu. Bu hastalık, sadece bedeni değil, insanın ruhunu da tüketen bir süreçtir. Böyle bir noktada kendi yaşamına son verme kararı almış bir insanın ardından, kin dolu mesajlar paylaşmak ne insanlığa sığar ne de vicdana...

SEVERSİN SEVMEZSİN
Eleştiri yaşarken yapılır. Hesaplaşma da olur. Neden yüzüne söylemediniz? Cenaze haberi çıkar çıkmaz ne bu öfke, bunun bir zamanı, bir üslubu vardır. Cenaze kalkmadan yapılan bu paylaşımlar, aslında bir gerçeği de gözler önüne seriyor: Bugün bazıları için insanlık, sosyal medyada birkaç cümleye sıkışmış durumda. Oysa bizim kültürümüzde ölümün ardından konuşulan söz bellidir: "Allah rahmet eylesin." Çünkü ölüm, bütün defterleri kapatır. Kalanlara ise sadece dua etmek, susmak ve saygı göstermek düşer. Bugün Köse'nin ardından yazılan bu sert mesajlar, aslında onu değil; o mesajları yazanların vicdanını sorgulatıyor. Unutmayalım... Bir gün hepimiz öleceğiz. Ve arkamızdan ne konuşulacağını, aslında bugün kurduğumuz cümleler belirleyecek. Biraz durmak... Biraz susmak. Ve en önemlisi, biraz insan olmak gerekiyor. Seversin sevmezsin cenazeye saygınız olsun. Allah rahmet eylesin.
SEMİCENK'TEN REKOR SONRASI YENİ HAMLE
Türk müzik sahnesinin son dönemde en çok konuşulan isimlerinden biri olan Semicenk, iki yıl önce yayınladığı 'Karışık Kaset' albümüyle dijital platformlarda 1 milyar dinlenmeyi aşarak önemli bir rekora imza atmıştı. Arabesk tınıları modern sound'larla buluşturan bu proje, yalnızca rakamsal başarıyla değil, dinleyiciyle kurduğu güçlü bağ ile de dikkat çekmişti. Şimdi ise sanatçı, bu başarının devamı niteliğindeki yeni albümü 'Karışık Kaset-2' ile müzikseverlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Albümün ilk şarkısı ise geçtiğimiz cuma çıktı.

MARKA HALİNE GELDİ
Semicenk, yeni albümünü klasik bir lansman yerine, dev bir organizasyonla tanıtmayı tercih ediyor. 22 Nisan'da akşamı Sarıyer'deki kültür-sanat mekanında gerçekleşecek özel lansman konseri, 5 bin hayranını bir araya getirecek. Bu geceyi özel kılan en önemli detay ise dinleyicilerin albümde yer alan şarkıları ilk kez canlı olarak deneyimleyecek olması. 16 Mart'ta satışa sunulan biletler yoğun ilgi görmüştü. Organizasyon sezonun en iddialı müzik etkinliklerinden biri olacak. 24 Nisan'da dijital platformlarda yayımlanacak olan Karışık Kaset-2, arabeskin farklı dönemlerinden izler taşıyan cover şarkılardan oluşuyor. Bence kimse bir şey yayınlamasın, listeleri alt üst edecek. Semicenk'in kendine has yorumu, vokali ve modern prodüksiyon anlayışıyla yeniden hayat bulacak bu eserler, hem nostalji severleri hem de gençleri ortak bir duyguda buluşturmayı hedefliyor. Günümüz müzik dünyasında başarı artık yalnızca hit şarkılarla değil, sürdürülebilir projelerle ölçülüyor. Semicenk'in Karışık Kaset serisinmarka haline getirmesi, dikkat çekici bir strateji. Özellikle arabeskin yeniden yükselişe geçtiği bu dönemde, Semicenk'in yaptığı hamle sadece bir albüm çıkarmak değil; aynı zamanda bir kültürü yeniden yorumlamak.