Türkiye'nin en iyi haber sitesi

HAKAN UÇ

Avrupa’da tek hesap, bizde neden 7 ayrı hesap?

Geçtiğimiz hafta müzik telifleriyle ilgili bir yazı yazdım. Restoran ve eğlence işletmelerinin; aynı müzik için farklı meslek birlikleriyle ayrı ayrı sözleşme yapmak zorunda kalmalarına, tek şarkıya yedi ayrı hesapla ödeme yaptıklarına itiraz ettiklerinden bahsettim. Yazının ardından beklediğimden çok geri dönüş aldım. Restoran sahipleri ulaştı. Otel sektöründen isimlerle konuştum. Herkes meseleyi kendi tarafından anlattı. Bu tartışmanın konusu telifin ödenip ödenmemesi değil. Tabii ki telif ödenecek. Besteci, söz yazarı, yorumcu, yapımcı hakkını alacak. Benim takıldığım nokta başka. Müziği kullanan işletmenin karşısındaki sistem niye daha kolay olmasın?

Bir kafeye giriyorsunuz. Hesap geldiğinde kimse size, "Kahvenin çekirdeğinin parasını şuraya, sütün parasını buraya öde" demiyor. Tek bir hesap ödüyorsunuz. Kafe sahibi o parayı kendi içinde dağıtıyor. Şimdi aynı kafede bir şarkı çalıyor. Söz yazarı, bestecisi, yorumcusu, yapımcısı var. Peki kafeci bunların hangi meslek birliği tarafından temsil edildiğini neden çözmek zorunda? Adam kahve satıyor. Telif uzmanı değil ki.
Avrupa'ya baktım. İngiltere'de PRS ve PPL iki ayrı hak grubunu temsil ediyor. Ama işletmenin karşısına ortak bir sistemle çıkıyorlar: Tek fatura. Tek lisans. İşletme ödemesini yapıyor, dağıtım arka tarafta çözülüyor. Almanya'da besteci ve yayıncı tarafında GEMA, yorumcu ve fonogram yapımcılarının bağlantılı haklarında GVL var. GVL'nin lisanslama ve tahsilat işlemlerini GEMA yürütüyor. Fransa'da da farklı hak kuruluşları var. Ancak bazı müzik kullanımlarında SPRE adına faturalama ve tahsilatı SACEM gerçekleştiriyor. Üç ülke, üç farklı sistem. Ama ortak fikir aynı: Hak sahiplerini ayır, işletmecinin önündeki kapıları azalt. Kimse meslek birliklerini kapatmıyor. Kimsenin hakkını ortadan kaldırmıyor. Sadece sistemi kullanan insanın işini kolaylaştırıyor. Türkiye'deki meslek birliklerine soruyorum: Biz neden yapamıyoruz? Hukuki engel mi var? Mevzuat mı izin vermiyor? Altyapı mı yetersiz? Paranın nasıl dağıtılacağı konusunda mı uzlaşılamıyor?

BİR ÇAĞRIM VAR
Buradan Kültür ve Turizm Bakanlığı'na da bir çağrım var: Sayın Bakanım... Belki bütün tarafları aynı masaya çağırmanın zamanı gelmiştir. İngiltere'yi kopyalamak zorunda değiliz. Almanya'yı da. Türkiye kendi modelini oluşturabilir. Hedef ise çok basit: Tek muhatap. Tek ödeme. Meslek birliklerine son bir soru: Bir araya gelmenizin önündeki engel ne? Başka mesele varsa öğrenelim. Bir şarkının bu kadar çok kapısı olmak zorunda mı?


15 YIL SONRA ŞAM'DA AYNI SES
Suriyeli şarkıcı Assala Nasri, 2011'de Beşar Esad yönetimine karşı açık tavır aldı. Suriye Sanatçılar Sendikası'ndan çıkarıldı, ülkesinden uzak kaldı. Suriye'deki son konserini 2010'da verdi. Yıllar geçti. Savaş, ölüm, göç ve yıkım yaşayan Suriye değişti. Esad yönetiminin 2024'te devrilmesinin ardından Assala için de memleketinin kapıları yeniden açıldı. 17 Eylül gecesi Assala, Şam'daki El-Feyhaa Spor Salonu'nda yeniden mikrofonun başına geçti. Assala, yıllardır bu anı hayal ettiğini söylerken çok duyguluydu. Konser Suriye'nin 14 vilayetinin müzikal mirasından beslenen 'The Syrian Album' projesinin de güçlü bir vitrini oldu.

Ama konser öncesinde bazı çevrelerden itirazlar yükseldi. Konser afişlerinin bazı kişiler tarafından yırtıldığı görüldü. Konserin iptal edilmesini isteyenler de vardı. Buna rağmen Suriye Kültür Bakanlığı geri adım atmadı. Gecenin belki de en sembolik fotoğrafı ise sahnede çekildi. Suriye Kültür Bakanı Muhammed Yasin Salih, Assala'ya ülkenin vilayetlerini simgeleyen bir plaket verdi. Assala'nın 15 yıl sonra Şam'a dönüşü sadece bir konser değildi. Suriye'nin geçmişiyle bugünü arasındaki değişimin müzik üzerinden çekilmiş bir fotoğrafıydı.

Google Haberler'de tüm gelişmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ı takip edin.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA