Türkiye'nin en iyi haber sitesi
MEVLÜT TEZEL

Bir ‘al-sat’çının itirafları

Araba alıp satan ve bu işle ilgili 'AL-SAT' temalı videolar anlatan @6ilerimetehan adlı TikTok kullanıcısının son videosunu Onedio sitesinde izledim.
Eleman, Balıkesir'den 600 bin TL'ye otomobil alıyor ve daha sonra bu aracı araba pazarında satışa çıkarıyor.
Üç-beş arkadaşını toplayıp "Bir kişi gelirse siz de gelin fiyatı yükseltin" diyor. Ardından bir kişi geliyor, arkadaşları da geliyor ve kurmaca pazarlıkla aracın fiyatı sürekli yükseltiliyor.



Sonra eleman alıcıyla notere gidiyor ve aracı satıyor. Ve videoda aynen şunları söylüyor:
"Arabamızı 600 bin TL'ye almıştık, noterde 601 bin TL'ye sattık olarak yazdırdık. Yüzde 18'i KDV olarak gitti. Yani 180 TL KDV ödemiş olduk. Ardından arabamızı tam tamına 745 bin TL'ye sattık. Yani cebimize kalan 144 bin TL. 144 bin TL'nin 4 bin TL'si noterde ıvır, zıvır, ekspertiz olarak gitti.



SUÇUNU ANLATTI
Yolda da 5 bin TL yedik. Yani cebimize kalan para 135 bin TL, kılçıksız, temiz para. Satış süremiz ise sadece üç gün. Üç günde 135 bin TL! Gerçekten güzel bir ticaret oldu. Bir sonraki AL-SAT bölümünde görüşmek üzere..."
Eleman çektiği videoda iki suç işlediğini ballandıra ballandıra anlattı iyi mi?
Hem alıcıyı aldatmak için arkadaşlarını organize ediyor hem de arabanın satış farkını sadece bin lira göstererek vergi kaçırdığını itiraf ediyor!
Umarım bu videoyu maliye müfettişleri de izlemiştir!
Acaba 'AL-SAT' serisinin diğer bölümlerinde ne hileler yapıldı?
İkinci el araç fiyatlarının artmasının bir nedeni de bu 'AL-SAT'çılar!
Bazı 'AL-SAT'çılar serbest piyasayı kötüye kullanıyor. Bazıları da dolandırıcılık yapıyor. Ve araba fiyatları sürekli artıyor!

***


50 LİRALIK SUYUN MALİYETİ 1,5 LİRA
Ambalajlı Su Üreticileri Derneği Başkanı Hüseyin Karamehmetoğlu "50 liralık bir damacana suda, suyun maliyeti 90 kuruş ile 1,5 lira arasında değişir" dedi.
Peki, geri kalan 49 lira kar mı?
Onu da şöyle açıklıyor: "Geri kalan 49 lira hem makro hem mikro taşımaya, tesisin enerji için harcadığı, işçilik için harcadığı diğer giderlere gidiyor. En temel maliyet nakliye, daha sonra suyun kirası ve diğer üretim giderlerinden oluşuyor."



Elbette suyu eve taşımak ve işletme giderleri ham maddeden daha pahalı ama maliyeti 1,5 lira olan suyu 50 liraya satmanın kar marjı da bu kadar yüksek olmamalı.
0,5 lt su bile marketlerde 4-5 lira, bazı bakkal ve tekel bayilerinde ise 10 lira! Kafelerde ise 15-20 TL alıyorlar.
Allah'ın suyu bu yahu!
İSKİ, 'çeşmeden su içebilirsiniz, temizdir' diye analiz sonuçları açıklıyor ama milletçe damacana suya alıştık!
Öte yandan uzmanlar pet şişe ve damacanaların hammaddesinin 'bisfenol' adlı bir kimyasal olduğunu ve uzun süre güneşe maruz kalan damacanalarda bu maddenin kansere zemin hazırladığını söylüyor.
Damacanaların kaçı gölgede, serin yerde tutuluyor acaba?

***


YANGIN DEĞİL TİŞÖRT KONUŞULDU
Bursa'nın Osmangazi ilçesinde çıkan orman yangınına ilişkin gözaltına alınan şüpheli Ali Ö. (35), ifadesinde "Canım istediği için ormanı yaktım" dedi, iyi mi?
Böyle bir zihniyetle ilgili ne desek boş! Bence orman yakmak da vatan hainliğine girer!
Ama olayda en çok tartışılan şüphelinin giydiği tişört oldu. Medya insanı Armağan Çağlayan "Tişört 'milliyetçi ve faşist' Ama canı sıkılınca ülkenin ormanını yakar" diye bir paylaşım yaptı.



Hâlbuki tişörtte Göktürk harfleriyle "Türk" yazıyordu ve birçok insan tişörtte 'Türk' yazmasının faşizmle ne alakası var diye yorumlarda bulundu.
Çağlayan bu eleştiriler karşısında sessiz kaldı. Hâlbuki "Türk yazılı tişört giyecek kadar vatanını, toprağını seviyorsan neden ormanı ateşe verdin?" diye bir düzeltme yapabilirdi.
Milliyetçilik ve faşizm apayrı kavramlar.
Faşizm şöyle tarif ediliyor: "Faşizm, ilk olarak İtalya'da Benito Mussolini tarafından oluşturulan, otoriter devlet üzerine kurulu radikal bir aşırı milliyetçi politik ideolojidir. Faşizm birçok milliyetçi ideolojiye örnek olmuştur. Hitler'in nasyonal sosyalizmi ve Franko'nun falanjizmi, faşizmden çok etkilenmişlerdir." Türklüğü ve Türkçülüğü soykırımlara imza atmış Mussolini ve Hitler faşizmine bağlamak hem hakaret hem de cahilliktir.
Ne yazık ki, bizim liberal, modernist, solcu, hümanist cahilimiz de çok!
Türklüğü, milliyetçiliği gözü kapalı faşizm ilan edenler var.

***


SUV ARAÇLARA YÜKSEK PARK ÜCRETİ!
Paris'te 1 Ocak 2024 tarihinden itibaren SUV araç sahiplerinden daha yüksek park ücreti talep edilecek.
Bu ilginç kararın nedenini Paris Belediye Başkan Yardımcısı David Belliard şöyle açıklıyor:
"SUV'lar şehir merkeziyle uyumsuz araçlar. Toprak yol yok, dağ yolu yok... SUV'lar Paris'te kesinlikle işe yaramaz.
Daha da kötüsü, tehlikeliler, hantallar ve üretim için çok fazla kaynak kullanıyorlar." Ücretlendirmede aracın büyüklüğü, ağırlığı ve motoru dikkate alınacak.
Elektrikli SUV'ların ve gerçekten büyük bir otomobile ihtiyaç duyan geniş ailelerin bu düzenlemenin dışında tutulacağı söyleniyor.
Uygulaması zor ama doğru bir karar.



TEHLİKELİ ARAÇLAR
Arazi SUV'ları, pickup'ları ve jipleri, Paris, İstanbul, Londra gibi kalabalık ve yoğun trafiği olan kentler için uygun araçlar değiller.
Güçlü motora, geniş hacimlere sahip olup çok yakıt tüketen ve arazide kullanılmak için üretilen SUV, pickup ve jiplerden İstanbul'da da fazla otopark ücreti alınsın desem "Ne diyor bu yahu" diyenler olabilir.
Yollarda sık sık görüyoruz.
İnsanlar tek başına koca koca araçlar kullanıyorlar! Gereksiz yere sırf hava olsun diye büyük araç kullananlar bir bedel ödemeli!
Çünkü bu araçlar tehlikeliler, hantallar, çok yakıt tüketip hava kirliliğine neden oluyorlar. Karbon salınımını artırıp Küresel Isınma'yı hızlandırıyorlar.
Hava kirliliği dünyada her yıl yaklaşık 8,8 milyon kişinin erken ölümüne neden oluyor!
Bizde bu konuları tartışmaya başlasak iyi olacak.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA