Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HASAN BASRİ YALÇIN

Medyaya yönelik tehdit

Daha dün bir bugün iki; nedir bu şiddet bu celal diyesim var ama o kadar da olmadı. Henüz seçilmeden mazbatayı almadan İmamoğlu bombaları patlatmaya başladı. Hem de en üst perdeden. Türkiye'de medya işinde bulunan üç aileyi isimlerini de zikrederek tehdit ediyor.
Derdi nedir pek anlamış değilim.
Ekranlarda görünemediği için olsa gerek.
Dur bakalım!
Acelen ne?
Görünürsün elbet! Veya görünmesen ne olur?
Sayım yapılıyor. Hukuk süreci işliyor. "Bekleyip göreceğiz" diyoruz.
Ortamı neden geriyorsun?
Medyadan şikâyetin olabilir. Bazı medya gruplarından özel olarak rahatsız da olabilirsin.
Her siyasetçi zaman zaman kendine haksızlık yapıldığını düşünebilir.
Bunu da dile getirebilir.
Ama isim vererek hedef göstermek de neyin nesidir?
Halbuki ne deniyordu?
Pek cici çocuktu.
Sinirlenmeyecek ve kavga etmeyecekti.
Bunların hepsi boş lafmış. Gördük.
Siyaset öyle bir iş değil.
Hamama giren terler.
İki aylık seçim kampanyası boyunca imaj yaratmak ve bu imajı korumak çok zor değil.
Muharrem İnce de 2 ay boyunca sevimli sevimli gezinmiş, son hafta patlamıştı.
İmamoğlu onun kadar da bilinmiyor.
Son dönemde girdi milletin gündemine. Ne kadar az konuşursa o kadar iyidir diye düşündüler.
Hata yapmamak üzerine bir plan vardı.
Siyasi konulardan özellikle kaçındı muhalefetin adayları. Bunun yerine sıkça popülizm yapıldı.
Şimdi iki yol var.
Birincisi bu sahte dili ısrarla sürdürmek.
"Cumhurbaşkanının dahi oyuna talibim" gibi zırva laflar etmek şimdilik serbest.
Ancak bu goygoyculuğun raf ömrü uzun değil. İnsanların gözünün içine baka baka uzun müddet bu yalanı sürdüremezsiniz. Siz sürdürseniz de kimse yemez.
Eskiden FETÖ'cüler yapardı bu tür işleri. Hepimiz bilirdik içlerinden geçeni.
Ancak onlar sırıtmaktan vaz geçmezdi.
Hakikaten uzun süre başarılı oldular.
Ama taktik tek başına stratejik başarı getirmedi. Halleri ortada. Hiçbir sahte dilin sonsuza kadar sürme şansı yok.
Şapka düşer kel görünür.
Siyasetçi ikinci yola giriverir.
Bu ikinci yol da İmamoğlu'nun kullandığı tehdit dilidir.
Hayatında samimi bir tutum yerine hep bir maskeyle gezenlerin sınırı aştıklarında ne yapacaklarını kimse tahmin edemez.
Ömrünü takiyyeyle geçirmiş FETÖ'cülerin içinden çıkan canavarı hatırlayın. Kullandıkları yöntem sırıtmaktan sivil insanlara ateş açmaya sıçrayıverdi. Sıkışmış gaz patlaması gibiydi.
Herkese yakın gibi duran adamlar bir anda herkese düşman oldu.
Politik bir tutumu yokmuş gibi görünenler bir anda dünyanın en saplantılı taraftarlığına sahip olduğunu gösterdi. Bu sadece FETÖ'cülere has bir durum değil. Kendini imajların arkasına gizleyen herkes aynı şekilde patlayabilir.
O yüzden diyorum ki, siyasetçiler ne kadar samimiyetten uzak olursa toplum için o kadar tehlikeli hale geliyor.
Çiçek çocuklar hızla şiddet ve tehdide geçiş yapıyor. İmamoğlu da bize nasıl hızlı bir dönüşüm yapabildiğini gösterdi.
Siyaset sahnesinde kalırsa şayet daha çok hikayeler göreceğimizi düşünüyorum.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA